Terör saldırılarına karşı yol kontrol noktaları inşa ediliyor

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamada, güvenli bölge tesisi kapsamında, eli kanlı terör örgütü PKK/YPG’nin bombalı araçlarla masum sivilleri hedef aldığı terör saldırılarına karşı yol kontrol noktalarının inşasının sürdüğü belirtildi.

Açıklamada, bölge halkının huzur ve güvenliği için gerekli her türlü tedbirin alınacağı vurgulandı.

Kaynak: AA

Trump’a yönelik azil soruşturması raporu salı günü açıklanacak

ABD medyasına açıklama yapan Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi yetkilileri, Başkan Donald Trump’a yönelik azil soruşturması oturumlarına ilişkin raporun nihai halinin, 2 Aralık Pazartesi günü komite üyelerine dağıtılacağını söyledi. 

Oylamanın aralıkta yapılması bekleniyor

Raporu incelemek ve varsa görüşlerini kayda geçirmek için 24 saati olan komite üyeleri, çalışmalarının ardından 3 Aralık Salı günü bir araya gelecek. Demokratların çoğunlukta olduğu komitenin, toplantının ardından raporu açıklayacağı düşünülüyor.

Öte yandan, İstihbarat Komitesi’nin raporunun, 4 Aralık Çarşamba günü azil soruşturmasına ilişkin ilk oturumunu düzenleyecek olan Adalet Komitesi’ne gönderilmesi bekleniyor.

Amerikan medyasına göre Trump’a yönelik azil oylaması aralık ayı içinde Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda yapılabilir.

Yeni oturumlar 4 Aralık’ta Adalet Komitesi’nde başlıyor

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nde tamamlanan Trump’a yönelik azil soruşturması sürecinin, 4 Aralık’tan itibaren Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi’nde devam edeceği açıklanmıştı.

ABD yasaları gereği, ilgili komitelerin hazırlayacağı soruşturma raporu sonucunda azil başvurusu Adalet Komitesi’nde kabul edilirse, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda oylamaya sunulacak.

Dava taslağı, Temsilciler Meclisi üyelerinin salt çoğunluğunun kabul oyunu alması durumunda bu sefer Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato’ya gidecek ve Başkan’ın yargı süreci başlayacak.

Trump’a yönelik azil soruşturması

Eylül ayında basına sızan ve 25 Temmuz’da yaptıkları telefon görüşmesinde Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e, rakibi Joe Biden ve ailesini soruşturması durumunda ABD’nin ülkesine yardım edeceğini söylediğini iddia eden muhbir raporu, azil soruşturmasının fitilini ateşlemişti.

Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Nancy Pelosi, 24 Eylül’de “ABD’nin ulusal güvenliğine zarar verdiği” ve “Başkanlık yeminine ihanet ettiği” gerekçesiyle Trump’a yönelik azil soruşturması sürecini başlattıklarını açıklamıştı.

Beyaz Saray ise 25 Eylül’de Trump-Zelenskiy görüşmesinin dökümünü yayımlamış, Ukrayna’ya yardımlarla görüşme arasında ilişki olmadığını savunmuştu.

Temsilciler Meclisi, 31 Ekim’de yapılan oylama ile azil soruşturmasının usullerini oylamış ve kamuya açık oturumların yapılmasını kararlaştırmıştı. Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’ndeki kamuya açık oturumlar 13-21 Kasım tarihleri arasında yapılmıştı.

Trump, ilk günden bu yana azil soruşturmasını, “Rusya soruşturmasında umduklarını bulamayan Demokratlar’ın bir cadı avı” olarak nitelendirerek, suçsuz olduğunu savunuyor.

Kaynak: AA 

Arnavutluk’taki depremde ağır hasar gören binalar kontrollü olarak yıkılıyor

Arnavutluk’ta meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki deprem sonrası enkazlarda arama kurtarma çalışmalarını tamamlayan yerel görevliler, depremde ağır hasar gören ve tehlike yaratan binaları tespit etti.

İçerisinde herhangi bir canlı olmadığı belirlenen binalar, iş makineleriyle kontrollü olarak yıkılıyor.

Dıraç’taki plaj bölgesinde yıkılmaya başlanan binalar arasında, artçı sarsıntılar nedeniyle yan yatan 4 yıldızlı bir otel de bulunuyor.

Kaynak: AA 

Gazze’de UNRWA mali krizinden etkilenen radyo çalışanlarına destek gösterisi

Filistin Gazeteciler Sendikası tarafından Gazze kentindeki Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’nun (UNRWA) binası önünde düzenlenen eyleme onlarca gazeteci katıldı.

Göstericiler, UNRWA’nın mali kriz nedeniyle Gazze’de engellilerin sesi olan Fursan el-İrade 10’u engelli 24 radyo çalışanının maaşlarını ödememe kararını protesto etti.

Gazeteciler Sendikası Başkanı Tahsin el-Astal yaptığı konuşmada, işten çıkarılarak adaletsizliğe maruz kalan meslektaşlarıyla tam bir dayanışma içinde olduklarını ifade etti.

Astal, Fursan el-İrade radyosunun Gazze’de özürlüler için tahsis edilen 8 merkezden biri olduğunu ve radyo çalışanlarının sözleşmelerinin işsizlik sözleşmesi kapsamında askıya alındığını ifade etti.

Çalışanların tüm çalışma ve yaşam haklarının sağlanmasını isteyen Astal, sözleşmeleri yenilenene kadar personele desteğe devam edeceğini vurguladı.

80 milyon dolar destek gerekiyor

UNRWA Gazze Sözcüsü Adnan Ebu Hasene, UNRWA’nın sivil toplum kuruluşlarına yönelik “daimi işsizlik sözleşmeleri”ni sona erdirmeyi planladığını, radyonun da bu kuruluşlardan biri olduğunu söyledi.

UNRWA’nın radyo çalışanlarının sözleşmelerini 2006’dan bu yana yenilediğini belirten Ebu Hasene, işsizlik sözleşmelerinin süresinin kanuna göre 6 ay ile 1 yıl arasında değiştiğini, UNRWA’nın önceden engellilere destek için radyo kurumlarında çalışanların sözleşmesini uzatma kararı aldığını hatırlattı.

UNRWA Genel Komiseri Christian Sanders, 25 Kasım’da yaptığı açıklamada, UNRWA’nın hizmetlerini sürdürebilmesi için ayda 80 milyon dolar desteğe ihtiyaç duyduğunu, gelecek ay yapılacak yiyecek ve ilaç dağıtımı için de ek 40 milyon dolar gerektiğini belirtmişti.

5 milyondan fazla mülteciye yardım 

1949’da kurulan UNRWA, Batı Şeria, Gazze, Kudüs, Ürdün, Lübnan ve Suriye’de 5 milyondan fazla mülteciye yardım sağlıyor.

ABD’nin, Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasından kısa süre sonra UNRWA’ya sağladığı finansal desteği kesmesi uluslararası yardım kuruluşunu sıkıntıya sokmuştu.

Kaynak: AA 

Necef’teki gösterilerde İran Başkonsolosluğu yeniden ateşe verildi

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, Necef’teki İran Başkonsolosluk binası, devam eden gösteriler sırasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerce yeniden ateşe verildi.

Sivil savunma ekiplerinin yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.

Görgü tanıkları, olay sırasında Başkonsolosluk binasında kimsenin bulunmadığını söyledi.

Irak’taki kanlı gösteriler

Irak’ta işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmeti yetersizliğini protesto etmek amacıyla 1 Ekim’de başlayan gösterilerde şu ana kadar 350’den fazla kişi hayatını kaybetti, 15 binden fazla kişi yaralandı.

Başkent Bağdat başta olmak üzere orta ve güney kesimlerdeki kentlerde devam eden gösteriler sırasında İran’ın ülkedeki nüfuzuna yönelik tepkiler de dile getiriliyor.

Iraklı yüzlerce gösterici 3 gün önce Necef’teki İran Başkonsolosluğu binasını ateşe vermiş, bunun sonucunda kentte sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

Kaynak: AA 

Kılıçdaroğlu: EYT aile sigortasıyla çözülmeli

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Maltepe Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Maltepe Ekonomik Forumu’nda konuştu.

Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “EYT kıyamet kopuyor hakkımızı istiyoruz diye. EYT’lilerin sorunu aile sigortasıyla çözülecek. Çözülmek zorundadır.” dedi.

Sosyal yardımların yapılmasından önce kaynak yaratmak gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Kaynak olmadan sosyal yardım yaparım derseniz ekonomiyi bozarsınız. İşsizlik sigortasına nasıl kaynak yaratıldıysa, aile sigortası için de kaynak yaratıp bu sorunu temelden çözebiliriz.” ifadelerini kullandı.

“Birlikte sorunlara çözüm üretebiliriz”

Kılıçdaroğlu, “Her şeyi ben bilirim mantığından çıkıp, birlikte sorunlara çözüm üretebiliriz” sürecini başlatmanın bu toplantının ana teması olduğunu ifade etti.

Eğer bir ekonomi kurumsallaşmışsa, siyaset kurumu kurumsallaşmışsa sıfırdan yeni başlangıçlara ihtiyaç olmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Sıfırdan başlarken siyaset dünyasının kullandığı bir cümle var ‘Yeni bir beyaz sayfa açacağız.’ Çünkü kullandığımız sayfa o kadar çok kirlendi ki yeni bir sayfa ile başlamak zorundayız. Sorun nedir? Sayfayı kirletenler kimdir? Eğer siyaset kurumu gerçekten görevini yapabilseydi belki böyle bir cümleye ihtiyacımız olmayacaktı. Birinci temel sorunlarımızdan biri bu.” diye konuştu.

Yeni sayfa açmada bir şeyin daha olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Tek başına iktidar olanların bir süre sonra siyaset arenasından çekildiğini görüyoruz. Kurumsallaşmış bir siyasal yapının eksikliğini hep birlikte hissediyoruz. CHP dışında iktidar olup da varlığını sürdüren siyasi parti hemen hemen hiç yok. Bunun da sorgulanması lazım. Neden iktidar oluyorlar? Bir süre ülkeyi yönetiyorlar bir süre sonra ayrılıyorlar ve tarihteki yerlerini almak üzere görevlerini sonlandırıyorlar. Biz bu siyasal yapıyı, böyle sürdürecek miyiz? Bu da bizim önümüzdeki ciddi sorunlardan birisi.” değerlendirmesini yaptı.

“Biz buna darbe hukuku diyoruz”

Siyasette liyakat konusuna değinen Kılıçdaroğlu, “Siyasette liyakatin olmaması, vadedilen ile iktidara geldikten sonra gerçekleşenlerin taban tabana zıt olması başka bir soruyu gündeme getiriyor. Devlette liyakatin de zaman içinde bozulduğunu görüyoruz. Liyakat dediğimiz kavram önemlidir. Bürokrasinin de zaman içinde aşındığını ve yozlaştığını görüyoruz.” İfadelerini kullandı.

12 Eylül darbesinden sonra Anayasa başta olmak üzere siyasetimizi oluşturan yasaların temel düşüncesini darbecilerin oluşturduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “Biz buna darbe hukuku diyoruz. Sadece siyasi partiler yasasının değil, darbe hukukunu içinde barındıran bütün yasaların, darbe hukukundan arındırılmasını istiyoruz, Anayasa başta olmak üzere. Eğer darbe hukukunu, ayıklamazsak kendi hukuk sistemimizden çağdaş ülkelerde olduğu gibi sağlıklı, tutarlı bir demokrasi inşa etme şansımız yok. Eğer AB standartlarında bir demokrasi getireceksek ülkemize, hukuk sistemimizi darbe hukukundan arındırmak zorundayız” dedi.

Türkiye ekonomisinin değer yaratma açısından içe döndüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Şu soruyu sormamız lazım, 17 yıldır iktidarda kalan bir siyasal iktidar, inşaat sektörünü neden kutsadı. Bu sorunun yanıtını, siyasetin finansmanında aramamız gerekiyor. Siyaseti hangi sektör, kim finanse ediyor? Eğer rant, siyaseti finanse ediyorsa iktidarın arkasındaki parasal gücü inşaat sektörü sağlıyorsa, o zaman siyasal iktidarın, iktidarını sürdürmesinin yolu bu süreci desteklemekten geçiyor. Nereye kadar? Çıkmaz noktaya gelinceye kadar. Bugün geldiğimiz nokta iktidarı çıkmaz sürecin içine girdiği noktadır.”

“Toplumda kim duyarlı?”

“Yolsuzlukların da içselleştirildiğini bu süreç içinde görüyoruz. Toplum neden yolsuzluklar konusunda büyük ölçüde duyarsız hale getirildi? Toplum öyle bir noktaya geldi ki devlet başkanının yolsuzluklardan pay alması bile makul karşılanmaya ve bu konuda yazılar yazılmaya başlandı.” diyen Kılıçdaroğlu, akademik dünyanın yolsuzluklar konusunda çok daha kapsamlı ve derinlikli araştırmalar yapmasını beklediğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, tank palet fabrikasına da değindiği konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Toplumda kim duyarlı? Müslümanlığı savunanlar var, ‘Müslümanız’ diyenler var. Yolsuzluk nedir peki, kul hakkı yemek nedir? Siyasetçinin hesap vermesi gerekiyor? Doğru. Niçin? Kamu kaynağını harcadığı için. Siyasetçi hesap veriyor mu? Vermeye gerek bile duymuyor. Siyasetin yozlaşmasının temelinde de zaten bu var.”

“İnşaatta rantı yaratan büyük ölçüde kayıt dışılık”

İnşaatta rantı yaratanın büyük ölçüde kayıt dışılık olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, tapu kaydında yer alan değerlerin yüzde 90’ının doğru olmadığını öne sürdü.

Sistemin kayıt dışılık üzerine inşa edildiğini, en büyük gelirin buradan sağlandığını savunan Kılıçdaroğlu, kayıt dışılığın üzerinde durulması gereken temel konulardan biri olduğunu vurguladı.

Türkiye’de 100’ün üzerinde üniversitenin bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Acaba gerçekten Türkiye’de var olan 100’ün üzerindeki üniversite, gerçek anlamda üniversite mi? Katma değeri yüksek ürünü nasıl üretirsiniz? Üniversite bilgi üretecek ki sanayici üretilen bilgiyi, elle tutulan teknolojik objeye dönüştürsün. Üniversiteler bilgi üretebiliyor mu? Neredeyse bilgi üretmesi yasaklandı. Farklı düşünen akademisyeni siz üniversiteden atıyorsanız, o üniversite nasıl bilgi üretir.” ifadelerini kullandı.

“Eğitime ayrılan kaynaklar son derece düşük”

Türkiye’deki eğitim sistemine ilişkin değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Kendi çocuklarını, eğitimde denek olarak kullanan tek ülkeyiz, 4+4+4 sistemiyle tabi ki. Kendi çocuklarımızı denek olarak kullandık. Bir ülkeyi geri bıraktırmak istiyorsanız işgal etmenize gerek yok. Tek bir şey yapacaksınız, eğitim sistemini bozacaksınız. Yapılan ne? Yapılan da bu. 4+4+4 parlamentodan çıkmasın diye bu konudaki birçok insanı davet ettim, toplantılar yaptık daha gür bir ses çıksın diye ama olmadı. Eğitim sistemimiz bugün tam bir felaket. Çocuğunu okula gönderen hiçbir anne ve baba eğitim sisteminden memnun değil. Eğitime ayrılan kaynaklar son derece düşük.”

Türkiye’de aylık geliri 673 TL’nin altında 8 milyon 647 bin 283 kişi olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, aylık geliri 1000 TL olan dul ve yetim sayısının ise 847 bin 643’e ulaştığını söyledi.

“Asgari ücrete de yüzde en az yüzde 22.58 zam yapılması lazım”

Önümüzdeki günlerde asgari ücretin belirleneceğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Asgari ücret şu anda 2020 TL. Türk-İş’in yaptığı açıklamada açlık sınırı 2102 TL. Asgari ücret, açlık sınırının altında. Devlet kendisi açısından, enflasyonu yüzde 22.58 olarak belirledi. O zaman asgari ücrete de yüzde en az yüzde 22.58 zam yapılması ve büyümeden pay verilmesi lazım.” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de dört ayaklı bir stratejiye ihtiyaç olduğunu belirterek, “Bunlardan birincisi demokraside hukukun üstünlüğü. Güçler ayrılığı ilkesinin olduğu, yargının bağımsız olduğu, düşüncenin özgürce ifade edildiği, seçilenlerin görevlerinin başında olduğu, merkezi yönetimin halkın iradesine darbe vurmadığı bir demokrasiye ihtiyacımız var.” değerlendirmesi yaptı.

Stratejinin ikinci önemli adımının üreten Türkiye olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, sadece fabrikalarda üretmekten değil, tarlada, üniversitede, kültürde, sanatta üretmekten söz ettiğini ifade etti. Stratejinin üçüncü ayağının güçlü bir sosyal devletin inşa edilmesi olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Hiç kimsenin aç ve açıkta kalmadığı, herkesin gelecek güvencesinde olduğu güçlü bir sosyal devlete ihtiyacımız var. Aksi halde toplumda huzur olmaz.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, stratejinin dördüncü ayağının sürdürülebilirlik olduğunu dile getirdi. Toplumun artık düzgün bir siyasetçi, saydam bir yönetim istediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Seçimler bizim belirlediğimiz tarihte değil, yasaların ön gördüğü tarihte olacak. Biraz sabredeceğiz, yerel yönetimlerde elde ettiğimiz başarıyı, genel seçimlerde değerlendireceğiz. O beyefendiyi aşağı indirmek bizim boynumuzun borcudur. Bu kadar sıkıntıya bizim tahammülümüz yok.” dedi.

“Belediye başkanları fırsatı iyi değerlendirmeli”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da “Dünyada ve Türkiye’de Kentleşme Olgusunda Yaşanan Dönüşümler” başlıklı oturuma konuşmacı olarak katıldı.

İmamoğlu, şehirde insanların varlığına değer veren, onları düşünen bir anlayışı ortaya koymuş biri olduğunu, aslında bütünüyle bunların kendilerine bir devrim, değişim ve dönüşüm fırsatı verdiğini, bunu belediye başkanlarının iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Boğaziçi’ndeki imar yetkisi konusuna değinen İmamoğlu, şunları kaydetti:

“Kanunları yok sayma, mecliste kabul ettirme çabası var. ‘Bunu biz böyle yaparız, geçiririz böyle olur’. Olmaz kardeşim, bu millet buna izin vermez. Elimizde büyük bir panzehir var, şeffaflık. Ne olursa olsun, vatandaşın önüne aktardığımız her türlü hususta muazzam bir vicdan işler. Şehre her unsuru mal etmek, onun paydaşı yapmak ve birlikte çözüm üretmek şart. Tabii kavga etmeden, gerektiğinde gereken cevabı vermemiz gerekiyor.

Asla bir korku dili değil, tümüyle sevgi ve şefkatle bunu yapmamız gerekiyor. Akıllı bir siyasi yönetimin yapmaması gereken uygulamalar var. Ben bunu, yokuş aşağı duvara toslamak üzere freni boşalmış bir kamyona benzetiyorum. Diyelim ki kentleri kaybedecekler. 3 ayda susuzluk sorunu yaşıyor. Hangi sorunun nereden geldiğini, ne kaynaklı olduğunu bilirler. Bir zam meselesinin kaynağının bile ülke ekonomisinin ana parametrelerinden kaynaklandığını bilirler. O bakımdan tümüyle biz gerçekçi davranacağız.”

Dün başlayan Maltepe Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “Maltepe Ekonomik Forumu”, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, yurt içi ve yurt dışından ekonomistlerin katılımıyla devam etti.

Oturuma ayrıca CHP’nin Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP’nin Yerel Yönetim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, CHP’nin Kadın Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Lale Karabıyık, CHP’nin Arge-Bilim Yönetim ve Kültür Platformundan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, CHP’nin Tarım Politikaları ve Tarım Örgütlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, CHP milletvekilleri Akif Hamzaçebi, Kadri Enis Berberoğlu, CHP eski milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, çok sayıda siyasetçi, akademisyen ve ekonomist katıldı.

Kaynak: AA

Sınır dışı edilen terörist sayısı 21’e yükseldi

İçişleri Bakanlığınca YTS’lerin ülkelerine sınır dışı edilme işlemleri devam ediyor.

Bu kapsamda 11 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında 13 Alman, 2 Belçikalı, 2 Hollandalı, bir Danimarkalı, bir İngiliz, bir ABD’li ve bir İrlandalı Türkiye’den sınır dışı edildi.

Suriye’de yakalanan YTS’lerin uyruk tespit çalışmaları tamamlanırken, detaylı mülakatlarda sona yaklaşıldığı ve ilgili ülkelerle temas kurulduğu öğrenildi.

Geri gönderme merkezlerinde 938 YTS kaldı

Türkiye’ye yasa dışı yollardan giren veya yasal giriş yapıp zamanla yasa dışı hale gelen yabancıların sınır dışı işlemleri tamamlanıncaya kadar idari makamların kararıyla zorunlu olarak tutuldukları geri gönderme merkezlerinde halen 938 yabancı terörist savaşçı bulunuyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 28 Kasım’da İzmir’de düzenlenen “Ege Bölgesi Göç, Güvenlik ve Sosyal Uyum Çalıştayı”nda, “11 Fransız vatandaşı DEAŞ’lıyı aralık ayının hemen başında Fransa’ya gönderiyoruz.” açıklamasını yapmıştı.

8 bin 922 YTS’nin ülkeye girişi engellendi

Yurt içindeki operasyonlarda da 2016-2019 arasında toplam 1058 DEAŞ’lı etkisiz hale getirildi.

Güvenlik güçlerince son iki yılda terör örgütü DEAŞ’ın 5 eylem girişimi önlendi.

Bu yıllarda, yabancı terörist savaşçı olduğu değerlendirilen 8 bin 922 kişinin de ülkeye girişi engellendi.

Kaynak: AA

Hindistan’da aşırı yağışlarda 5 kişi yaşamını yitirdi

Hint yerel basınındaki haberlere göre, eyaletin 6 bölgesinde şiddetli yağışlar nedeniyle kırmızı alarm verildi.

Eğitime 1 gün ara verildi

Şiddetli yağışların 2 gün boyunca sürmesi beklenirken, Puduçeri’de eğitime 1 gün ara verildi.

Cuddalore’de 5 bin ev sular altında kaldı, Çennai’nin çevresinde ise 100’ün üzerinde evi su bastı.

Yetkililer, Cuddalore’de 1000 kişinin tahliye edildiğini ve geçici kamplara alındığını belirtirken, balıkçılara denize açılmaması yönünde uyarıda bulundu.

Aşırı yağışların yol açtığı afet ve kazalarda 5 kişi hayatını kaybetti.

Hindistan’da haziran-eylül döneminde etkili olan muson yağmurlarında yaklaşık 2 bin 400 kişi yaşamını yitirmişti.

Kaynak: AA 

TSK’dan Tel Abyad’daki sivillere gıda ve sağlık yardımı

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye-Türkiye sınırındaki Tel Abyad ilçesinde bölge halkına yardım çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda ilçenin güney kırsalında ihtiyaç sahiplerine temel gıda malzemeleri dağıtıldı.

TSK’ya ait mobil sağlık araçlarında onlarca sivile sağlık taraması yapılıp çok sayıda kadın ve çocuk muayene edildi.

Tel Abyad’ın güneyindeki köylerde yapılan yardım çalışmalarında sivillerin mutluluğu kameralara yansıdı.

TSK ve Suriye Milli Ordusu (SMO), Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla 9 Ekim’de Barış Pınarı Harekatı’nı başlamıştı.

Harekat’ın 5. gününde Akçakale ilçesinin karşısı Suriye topraklarında yer alan Tel Abyad ilçe merkezini terör örgütü PKK/YPG’den kurtarmıştı.

Kaynak: AA

Nijerya’da her gün 47 çocuk ya da genç AIDS nedeniyle ölüyor

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Nijerya Temsilcisi Peter Hawkins, yaptığı yazılı açıklamada, tedavi için gereken adımların atılmaması ve önlem alınamaması nedeniyle her gün 47 çocuk ya da gencin AIDS nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.

Hawkins, “Nijerya’da AIDS ile mücadelede bazı adımlar atıldı ancak özellikle çocuk ve gençleri etkileyen bu hastalığa karşı daha fazlasını yapmalıyız.” ifadesini kullandı.

Test ve tedavinin çocuk ve gençler için ölüm kalım meselesi olduğuna dikkati çeken Hawkins, “Gün geçtikçe daha fazla kadın tedavi olarak bu hastalığın çocuklara geçmesini önlüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

BM HIV/AIDS Ortak Programının (UNAIDS) yayımladığı rapora göre, 2018’de Doğu ve Güney Afrika’da 20,6 milyon kişi AIDS hastalığına yol açan HIV taşıyıcısı. HIV cinsel ilişki, organ nakilleri, doğrudan kan teması ve anneden bebeğe olmak üzere dört yolla bulaşıyor.

Kaynak: AA