Anket: Almanlar ikinci bir ‘kapanma’ bekliyor

Almanya’da koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle Başbakan Angela Merkel ve eyalet başbakanları çarşamba günü bir toplantı yapacak. Cuma yapılması beklenen toplantı, vaka sayılarındaki artış nedeniyle öne çekildi.

“Almanya’da yeniden tedbirler sıkılaşacak mı?” sorusu sorulurken yapılan bir kamuoyu anketi katılımcıların büyük bölümünün bir “kapanma” olacağını düşündüklerini ortaya koydu.

Pandeminin başlamasının ardından Almanya’da tam karantina önlemleri uygulanmadı. Ancak ilkbahar aylarında okullar, ana okulları, üniversiteler, restoranlar ve mağazalar kapatıldı, etkinlikler iptal edildi ve aynı aileden olmayan bireylerin dışarıda ve evlerde bir araya gelmesi engellendi. Bu kez de buna benzer bir “kısmi kapanma” ihtimali konuşuluyor.

Alman haber ajansının YouGov’a yaptırdığı anketin sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 63’ü vaka artışları üzerine hükümetin ve eyaletlerin benzer bir karar alabileceğini düşünüyor. Buna inanmayanların oranı yüzde 23’te kalırken fikir beyan etmeyenler ise yüzde 13 oldu.

Berlin'de düzenlenen koronavirüs tedbirlerine karşı gösteriden bir kare

Berlin’de düzenlenen koronavirüs tedbirlerine karşı gösteriden bir kare

Almanya’nın Trendi

ARD’nin Almanya’nın Trendi anketine katılanlar içinde her iki kişiden biri ise virüsün yayılmasını önlemek için belirlenen tedbirleri orantılı buluyor. Katılımcıların yüzde 51 oranında kişi bu yönde görüş bildirdi. Bu oran bir önceki ay yapılan anket sonuçlarına göre yüzde 8 daha az bir oran.

Ankete katılanların yüzde 32’si ise yürürlükteki tedbirlerin yeterli olmadığını ve yüzde 15’i ise fazla olduğunu belirtti.

Bild gazetesinin haberine göre Merkel, kısmi bir kapanmadan yana. Enfeksiyon sayılarının çok yüksek olduğu kentler ve bölgeler dışında, okul ve anaokulları kapatılmadan tedbirlerin sıkılaştırılması öngörülüyor. Gazete hükümetin özellikle etkinlik ve restoranlara yönelik sıkı tedbirler getirmeyi planladığına yer verdi.

dpa,DW/GA/BÖ

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya’da polis şiddetine Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan tepki

Almanya’nın Köln kentinde hafriyat şirketi işleten 29 yaşındaki Türk vatandaşı Yüksel Aker’in iş yerinde polisler tarafından darp edildiği iddiaları üzerine açıklama yapan Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, konunun takipçisi olduklarını söyledi.

Bu ve benzeri olayların sorumlularının adalet önünde hesap vermelerini beklediklerini kaydeden Aksoy, “Alman makamlarının şiddet uygulayan polis mensupları hakkında gerekli adımları ivedilikle atmalarını ve Almanya’da son dönemde özellikle göçmenlere ve Müslümanlara yönelik artış kaydeden  polis şiddeti vakaları karşısında daha duyarlı davranmalarını bekliyoruz”  ifadelerini kullandı.

DW Türkçe’ye konuşan Yüksel Aker, 21 Ekim’de meydana gelen olayda polislerin kendisine “nedensiz yere saldırdığını” ileri sürdü. Kardeşinin aynı parsel üzerindeki firmasında kamyon sürücüsü olarak çalışan bir personelle tartıştıklarını aktaran Aker, bu kişinin polisi arayarak şikayetçi olduğunu, bunun üzerine polisin şirketi bastığını söyledi.

Şoför, Yüksel Aker’in kendisine balta ile saldırdığını ileri sürerken Aker bu iddiayı yalanladı. “Bana yumruk atmak için üzerime hücum etti, ben geri çekilince kamyona çarptı. Muhtemelen o sırada yaralandı. İş yerinde herkes bu olayı gördü” diye konuşan Aker, “Olaydan 20 dakika sonra polis şirketi bastı. Gelir gelmez ellerimi kelepçelediler ve iş yerimde arama yaptılar” dedi. Aker arama sırasında herhangi bir balta bulunamadığını aktardı.

Polislerin bir buçuk saat ifadesini aldıklarını anlatan Aker, “Bu süre içinde asla gergin bir ortam oluşmadı. Hatta polislere içecek ikram ettim” diye konuştu.

Yüksel Aker polislere direnmediğini söyledi.

Yüksel Aker polislere direnmediğini söyledi.

Kamera kayıtlarına incelemek üzere el konuldu

İfadesini alan polislerin daha sonra özel cep telefonu ve iş yeri telefonları ile şirket araçlarına, incelemek üzere el koymak istediklerini anlatan Aker, “Arama iznini görmeden buna izin vermeyeceğimi söyledim. Üstelik işlerimi cep telefonlarımla yürütüyorum. Telefonları verirsem müşterilerimle irtibatımın kesileceğini söyledim. Arama ve el koyma yetkileri olduğuna dair belgeleri olup olmadığını sordum. Bunun üzerine iş yerimi mühürlemekle tehdit ettiler” dedi.

Polislerin iş yerindeki güvenlik kamerasını söktüklerini, o andan itibaren de tavırlarının birdenbire sertleştiğini ileri süren Aker, “Kameralar devre dışı kalınca altı polis üzerime çullandı. Beni yere, çamura yatırdılar ve yeniden kelepçelediler. Bu sırada  defalarca tekme ve yumruk  vurdular” diye konuştu.

Polislerin daha sonra özel ve iş yeri cep telefonlarını ve şirket araçlarının anahtarlarını da alarak gittiklerini belirten Aker, “Ama gitmeden önce benim için bir de ambulans çağırmışlar” dedi. Yüksel Aker’e bir hafta iş göremez raporu verildi.

Köln  Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü  Ralf Remmert, Aker’in polislerle ilgili iddialarının soruşturulduğunu belirtirken, Aker hakkında da polis memurlarına tehlikeli şekilde yaralamak üzere saldırıda bulunmak ve direnmek suçlamalarıyla soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Yüksel Aker hakkında açılan soruşturma ile ilgili olarak, “Polislere kesinlikle direnmedim. Sadece yüzüme darbe almamak için başımı korudum” diye konuştu.

 

Tuncay Yıldırım

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Türkiye’de döviz kuru neden yükseliyor?

Türkiye’de Türk Lirası’nın dolar ve euro karşısındaki değer kaybı sürüyor. Bu kayıp yılbaşından bu yana ABD Doları karşısında yüzde 25’ten fazla. Euro karşısında ise yaklaşık yüzde 30 değer kaybı yaşandı. 

Peki dövizdeki yükselişin sebebi teknik mi siyasi mi?

Ekonomistlere göre artışta Merkez Bankası’nın faiz kararının yanı sıra Ankara’nın yaşadığı diplomatik sorunlar ve S-400lerin test edilmesi etkili. Vatandaşlarsa yükselişten endişeli.

Haber için videoyu tıklayın!
 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Alman hükümetinden Erdoğan’a Macron ve cami yanıtı

Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, bugün Berlin’de yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron hakkında yaptığı açıklamaları “Bunlar kesinlikle ve hiçbir şekilde kabul edilemez küçük düşürücü ifadeler” şeklinde değerlendirdi.

Seibert, “bunun özellikle de arka planında İslamcı bir fanatik tarafından işlenen cinayetin bulunması sebebiyle kabul edilemez olduğunu” ifade etti. 

Seibert, Erdoğan’ın Berlin’deki Mevlana Camii’ye yapılan polis baskınına ilişkin eleştirilerine de yanıt verdi. Polisin yasalar ve hukuk çerçevesinde işini yaptığını söyleyen Seibert, “Almanya’da inancını barışçıl şekilde yaşayanlar, anayasal koruma altındadır” şeklinde konuştu.

“Yeni bir dip nokta”

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da bugün yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın Macron’a yönelik açıklamalarını “saldırı” olarak nitelendirerek bu saldırıların “yeni bir dip nokta” olduğunu söylemişti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron

Almanya’nın radikal İslamcılarla mücadelede Fransa ile dayanışma içinde olduğunu ifade eden Maas, İslamcı terörle mücadelenin ırkçılık ve İslamofobi ile aynı kefeye konulmaması gerektiğini vurgulamıştı.

Erdoğan ne demişti?

Erdoğan, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, “Bu Macron denilen zatın Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir. Öncelikle bir akli noktada kontrol” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan bugün de Fransız mallarına boykot çağrısıyaptı.

Erdoğan, Berlin’deki camiye düzenlenen polis baskınıyla ilgili olarak Twitter hesabından “Berlin’deki Mevlana Camii’nde sabah namazı saatinde gerçekleştirilen, Avrupa’yı Orta Çağ karanlığına her geçen gün biraz daha yaklaştıran ırkçılık ve İslam düşmanlığından beslendiği apaçık ortada olan, inanç hürriyetini tümden yok sayan polis operasyonunu şiddetle kınıyorum” mesajını paylaşmıştı.

dpa,DW/HS,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Alman hükümeti: AKP ve Milli Görüş arasında artan bir temas var

Alman hükümeti, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Görüş arasındaki bağlantı konusunda yöneltilen bir soru önergesini yanıtladı. Almanya’da iç istihbarat birimi Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından izlenen Milli Görüş, Müslüman Kardeşler örgütüyle de ilişkilendiriliyor.

Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen’in soru önergesine verilen yanıtta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP ile Milli Görüş arasında giderek artan bir temas bulunduğu belirtildi. 

Alman hükümetinin yanıtında Erdoğan’ın ideolojik ve siyasi köklerinin Milli Görüş hareketine uzandığına işaret edilerek AKP’nin kuruluşunun ardından Milli Görüş’ün Erdoğan’ı “hain” olarak gördüğü, uzun bir süre bağlantıların zayıf kaldığı, ancak özellikle 2016 yılındaki darbe girişimi sonrasında temasın yoğunlaştığı kaydedildi.

Müslüman Kardeşler bağlantısı

Soru önergesine verilen yanıtta ayrıca Milli Görüş ve Müslüman Kardeşler örgütü yöneticileriyle Ankara’daki Diyanet İşleri Başkanlığı ve Almanya’daki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) arasındaki bağlantılara da işaret edildi. Alman hükümeti, bu bağlantıların ortak organize edilen etkinliklerde de görüldüğünü belirtti.

Hükümetin yanıtında, “Türk devletinin Almanya’daki Türkiye kökenli topluluklar üzerinde nüfuz kurma çabalarının devam ettiği, ayrıca Ankara’nın Alman toplumundaki siyasi irade oluşumu ve karar alma mekanizmalarına etki etmeye çalıştığı” tespitine de yer verildi.

“İlk kez telaffuz edilmesi memnuniyet verici”

Soru önergesini veren Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen, Alman hükümetinin “Erdoğan’ın ideolojik ve siyasi köklerinin antidemokratik Müslüman Kardeşler örgütüne dayandığını ilk kez resmen telaffuz etmesinin memnuniyet verici olduğunu” belirterek “İslamcı-milliyetçi Erdoğan ağı, Almanya’da kamu güvenliği önünde bir tehlikedir ve devlet tarafından teşvik edilmek yerine yok edilmelidir” dedi.

Almanya’da DİTİB’in çeşitli eyaletler tarafından desteklendiğine işaret eden Dağdelen, dış politikada da Alman hükümetini “Türkiye’nin neo-Osmanlıcı politikalarına karşı Avrupa’da ortak bir tavır takınılmasını engellemek” ve “AB’de bölünmüşlüğü teşvik etmekle” suçladı.

AFP/BK,HS

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Merkel: Bizi çok zor aylar bekliyor

Almanya Başbakanı Angela Merkel, koronavirüs pandemisi konusundaki uyarılarını hafta sonu da yineledi. Bild gazetesinde yer alan habere göre Merkel pazar günü partisi Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) eyalet meclis grup başkanları ile yaptığı görüntülü toplantıda, “Bizi zor, çok zor aylar bekliyor” dedi. Habere göre, Başbakan gelecek aylar içerisinde koronavirüs vakalarının sayısının hızlı bir şekilde artacağını ve dışarıda büyük etkinliklerin düzenlenmesinin mümkün olmayacağını tahmin ediyor.

Başbakan Merkel’in bugün korona kabinesinde eyaletlerin yetkili bakanları ile görüşmelerde bulunması bekleniyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel haftalık video podcast’inde de, “Şu an için yapmamız gereken; temasları azaltmak, çok daha az insanla bir araya gelmek” demişti. Her cumartesi yayınladığı video mesajla vatandaşlara seslenen Merkel, “Nispeten rahat geçen yaz bitti, şimdi zor aylarla karşı karşıyayız” demiş ve herkesin bir süre ailesi dışındaki temasları önemli ölçüde azaltması gerektiğini kaydetmişti.

Yetkili sağlık kuruluşu Robert-Koch Enstitüsü’nün verdiği bilgilere göre, Almanya’da son 24 saat içerisinde 8 bin 685 yeni koronavirüs vakası kayda geçti. Ancak söz konusu sayının hafta sonu daha az sayıda test yapılması ve veri aktarımındaki gecikmeler nedeniyle gerçek verileri yansıtmadığı ifade ediliyor. Son eklenen vakalarla birlikte Almanya’da toplam koronavirüs vaka sayısı 437 bin 866’ya yükselirken ölü sayısı da 24 artarak 10 bin 56’ya çıktı.

dpa,Reuters/BÖ,GA

©Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Maas: Erdoğan’ın Macron’a saldırıları yeni bir ‘dip nokta’

 

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, başkent Berlin’de Erdoğan-Macron gerginliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Maas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macron’a yönelik “saldırılarını” “yeni bir dip nokta” olarak nitelendirdi.

Almanya’nın radikal İslamcılarla mücadelede Fransa ile dayanışma içinde olduğunu ifade eden Maas, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi’ni istişarelerde bulunmak üzere geri çağırmasını da “büyük bir anlayışla karşıladığını” söyledi. Maas, İslamcı terörle mücadelenin ırkçılık ve İslamofobi ile aynı kefeye konulmaması gerektiğini belirterek, bunu yapan herkesin “sorumsuz” olduğunu ve “toplumu bölmek isteyenlerin amacına hizmet ettiğini” ifade etti. Maas, “Biz bunu kabul etmeyeceğiz” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un öldürülen öğretmenin cenazesinden bir görüntüsü

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un öldürülen öğretmenin cenazesinden bir görüntüsü

Erdoğan: Hakikaten kontrolden geçmesi lazım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü partisinin Malatya 7.Olağan İl Kongresi’ndeki konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron hakkındaki tepki çeken sözlerini yinelemişti. Erdoğan, “Şu an Fransa’nın başındaki zat şaşırmış yatıp kalkıp Erdoğan’la uğraşıyor. Sen önce kendine bak. Bu bir vaka. Hakikatten kontrolden geçmesi lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumartesi günü Avrupa’da artan İslam düşmanlığının endişe verici işaretleri ile karşı karşıya kalındığını dile getirmiş ve buna Fransa’da başı kesilerek öldürülen öğretmen Samuel Paty cinayetinin ardından Cumhurbaşkanı Macron’un radikal İslam’a karşı açtığı savaşı örnek göstermişti.

Erdoğan konuşmasında, “Bu Macron denilen zatın Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir. Öncelikle bir akli noktada kontrol” ifadelerini kullanmıştı. Açıklamalar üzerine Fransa Ankara Büyükelçisi’ni istişarelerde bulunmak üzere geri çağırmıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, derste düşünce özgürlüğü konusu işlenirken Muhammed Peygamber karikatürlerini kullanması sonrası radikal İslamcı olduğu tahmin edilen bir saldırgan tarafından başı kesilerek öldürülen öğretmen Samule Paty’yi anma töreninde “Karikatürlerden ve çizimden vazgeçmeyeceğiz” demişti. Ayrıca Fransa’da cinayet sonrası İslamcı çevrelere yönelik polis baskınları artırılmıştı.

dpa,DW/BÖ,GA

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya Sağlık Bakanlığı: Yeteri kadar grip aşımız var

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, grip aşısı temininde sıkıntılar yaşandığı yönündeki eleştirileri geri çevirdi. Spahn, bu yılki grip sezonu için 26 milyon 675 bin doz aşının satın alındığını belirtti.

Neue Osnabrücker Zeitung da bir Sağlık Bakanlığı sözcüsünün söz konusu aşılardan hâlâ 7 milyon 400 bin adet kaldığını ve önümüzdeki haftalardan itibaren yıl sonuna kadar tedarik edileceğini söylediğini bildirdi. Sözcü, ilaç toptancıları, eczane ve doktor muayenehanelerine sağlanacak aşıların yoğun talebi karşılayacak miktarda olacağını ifade etti.

Doktorlardan aşı uyarısı

Federal Sağlık Bakanlığı böylece bazı hekim örgütlerinin grip aşılarının yetersiz olduğuna ilişkin şikayetlerine de yanıt vermiş oldu. Hekimler, bazı bölgelerde grip aşılarının tükendiğini belirtiyor. Çocuk ve Gençlik Doktorları Birliği (BVKJ) aşıların risk altındaki hastalar için bile yeterli olmadığını açıkladı.

Sağlık Bakanı Spahn, korona salgını nedeniyle halkı bu yıl grip aşısı konusunda daha duyarlı olmaya çağırmıştı. Spahn, böylece sonbahar ve kış aylarında grip ve korona vakalarında aynı anda büyük oranda bir artışın önüne geçilmesinin planladığını belirtiyor.

Sağlık Bakanlığı ısmarlanan 27 milyon doza yakın aşının geçen grip sezonundaki gereksinimin yaklaşık iki katı olduğunu belirterek, geçen sezon temin edilen 21 milyon doz aşının 14 milyonunun insanlara enjekte edildiğini açıkladı.

Grip aşısı kimlere öneriliyor?

Grip aşısı, özellikle ileri yaştakilere ve kronik rahatsızlığı olanlara öneriliyor. Ayrıca hamilelerin ve tıp alanında çalışanların gribe karşı aşı olmaları da tavsiye ediliyor. Koronovirüs salgını nedeniyle risk grubunda olmayanlara da grip aşısı yapılması tavsiye edilmişti. Ancak Daimi Aşı Komisyonu (STIKO), bu durumda acil aşıya gereksinim duyan risk grupları için tedarikte sıkıntılar oluşabileceği uyarısında bulunmuştu.

Gençlerde daha fazla etkili

Aşının etkisi uygulanan kişilere göre değişiklik gösteriyor. Aşı bazı kişilerde tam etki gösterip korunma sağlarken, bazı durumlarda etkisiz kalabiliyor ve aşı yapılan kişi gribe yakalanabiliyor. Robert Koch Enstitüsü’nün açıkladığı verilere göre grip aşısının koruma etkisi genç yetişkinlerde yüzde 80’leri bulurken, yaşlılarda bu oran yüzde 40 ile 60 arasında değişiyor.

Enstitüden yapılan açıklamada yılda yaklaşık 400 bin kişinin aşı sayesinde gribe yakalanmaktan kurtulduğu ifade edildi.

dpa,KNA/TY,GA

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Dolar/TL kuru 8 TL’nin üzerinde

Dolar/TL kurunda tarihi bir rekor daha kırıldı. Haftanın ilk gününde Amerikan doları 8,05’ten işlem gördü. Euro/TL kurunda ise 9,5 TL değeri aşıldı.

Geçen hafta perşembe günü Merkez Bankası’nın beklentilerin aksine faizleri sabit tutması TL’de değer kaybına yol açmıştı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun faiz kararını açıklamasının ardından TL yüzde 1,6 oranında değer kaybederek tarihin en düşük seviyesine gerilemişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 10,25’te sabit bırakmıştı.

TCMB tarafından faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal başkanlığında toplanan PPK’nın, politika faizinin yüzde 10,25 düzeyinde sabit tutulmasına ve para politikası operasyonel çerçevesinde değişikliğe giderek Geç Likidite Penceresi (GLP) işlemlerinde uygulanacak Merkez Bankası borç verme faiz oranı ile gecelik borç verme faiz oranı arasındaki farkın 300 baz puan olarak belirlenmesine karar verdiği bildirilmişti.

Duyuruda, küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyallerinin gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin devam ettiği belirtildi.

Bu yıl yüzde 20’den fazla değer kaybeden Türk Lirası 2020 içerisinde en fazla değer kaybeden para birimleri arasında yer alıyor.

dpa,Reuters,DW/BÖ,GA

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Merkel: Temastan kaçının

RKI Başkanı: Almanya’da durum ciddi Almanya Başbakanı Angela Merkel, haftalık video podcast’inde, “Şu an için yapmamız gereken; temasları azaltmak, çok daha az insanla bir araya gelmek” dedi.

“Nispeten rahat geçen yaz bitti, şimdi zor aylarla karşı karşıyayız” diyen Merkel, herkesin bir süre ailesi dışındaki temasları önemli ölçüde azaltması gerektiğini kaydetti. Her cumartesi yayınladığı video mesajla vatandaşlara seslenen Merkel’in geçen haftaki mesajı büyük yankı uyandırmıştı. Merkel bu haftaki mesajının devamında da “Geçen haftaki söylediklerim bu hafta da kelimesi kelimesine geçerlidir” diyerek aynı mesajı tekrarladı.

Merkel geçen haftaki video mesajında halka maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyma çağrısı yapmıştı. Vatandaşlara aile üyeleri dışındaki kişilerle teması belirgin bir şekilde azaltma ve zorunlu olmayan her türlü seyahatten vazgeçme çağrısı yapan Merkel, “En geç bu haftadan beri koronavirüs pandemisinin çok ciddi bir aşamasında olduğumuzu biliyoruz” demişti. Küresel salgının yaklaşık altı ay önceki başlangıcından çok daha hızlı bir şekilde yayıldığına dikkat çeken Merkel, bu şartlar altında sadece sosyal mesafeyi korumanın ve koruyucu maske takmanın yeterli olmadığını söylemişti.

Merkel’in bu çağrısı farklı tepkilere neden olmuş ve tartışmaya yol açmıştı. Alman Hekimler Birliği Başkanı Klaus Reinhardt, halkın tedirgin edilmemesi gerektiğini savunmuştu. Reinhardt, “Halkı salgını hafife almaya sevk etmek değil ama, korku iklimi yaratmaya da gerek olmadığını” belirtmişti. 

Almanya Başbakanı bugünkü video mesajında, geçen haftaki mesajının geniş bir kesim tarafından olumlu karşılandığını belirterek teşekkür etti.

Alman Robert Koch Enstitüsü’nün (RKI) cumartesi sabahı açıkladığı yeni rakamlara göre, Almanya’da koronavirüse bağlı ölümlerin sayısı cuma gününe kadar toplam 10 bin 3’e ulaştı. Bir önceki güne göre virüs yüzünden 49 kişinin daha hayatını kaybettiği Almanya’da yeni enfeksiyon sayısı 14 bin 714 olarak açıklandı. Bu, önceki günden aktarılan bazı geç kayıtlar içerse bile, yeni bir rekor artış kaydedildiği anlamına geliyor.

Başbakan Merkel’in tartışma yaratan önceki video mesajının yayınlandığı 17 Ekim’de vaka sayısı yaklaşık 7 bin 800 idi.


Merkel, eylül ayı sonunda yaptığı açıklamada vakaların her hafta aynı artış seyrini izlemesi halinde, yıl sonuna kadar günde 19 bin 200 yeni vakaya ulaşılacağı uyarısında bulunmuştu.

Almanya’da koronavirüs pandemisinden hayatını kaybedenlerin sayısı cumartesi günü itibarıyla 10 bin eşiğini aştı.

dpa,afp/ MK,EC

©Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle