AstraZeneca Almanya’da 60 yaş üstü için tavsiye edildi

Almanya Daimi Aşı Komisyonu (STIKO), hakkında özellikle genç kadınlarda tromboz vakalarına yol açtığı şüphesi bulunan AstraZeneca koronavirüs aşısı hakkındaki son durumu görüşmek üzere toplandı. 

STIKO’nun güncel tavsiyesine göre, AstraZeneca aşısı sadece 60 yaş üzerindekilere yapılacak. Almanya’da salgınla mücadelede yetkili sağlık kuruluşu Robert-Koch Enstitüsü bünyesinde görev yapan komisyonun bu kararı oy çokluğu ile aldığı bildirildi. Karara gerekçe olarak “çok ender görülen ancak çok şiddetli tromboembolik yan etkiler” gösterildi. Söz konusu yan etkilerin aşının yapılmasından dört ila 16 gün sonra ağırlıklı olarak 60 yaş altı kişilerde ortaya çıktığı belirtildi.

Ancak STIKO’nun tavsiyesi henüz uygulanmaya başlanmadı. Bunun için öncelikle eyalet yönetimlerinin değerlendirmelerde bulunması ardından da komisyonun perşembe günü yeniden toplanarak nihai kararını açıklaması bekleniyor. 

Berlin’de 60 yaş sınırı

İsveç-İngiltere ortaklı AstraZeneca aşısının ise Berlin’de 60 yaş altı kişilere uygulanması yasaklandı.

Berlin Eyalet Senatosu Sağlık Senatörü Dilak Kalaycı, Berlin’de 60 yaş altı kadınlara AstraZeneca koronavirüs aşısı ile aşı yapılmasına ara verildiğini açıkladı. Kalaycı, söz konusu karara aşı ile bağlantılı beyin damarlarındaki kan pıhtılaşması vakalarını gerekçe gösterdi.

Berlin Sağlık Senatörü Dilek Kalaycı

Berlin Sağlık Senatörü Dilek Kalaycı

Kalaycı, bu yaş gurubunda ilk doz aşıyı olmuş kadınlar için nasıl bir yöntem izleneceği konusunda Federal Sağlık Bakanlığı ile görüşmelerde bulunacağını ifade etti.

Başkentte bulunan Charité ve Vivantes gibi önemli hastaneler de beyin damarlarındaki pıhtılaşma ile ilgili bulguları gerekçe göstererek 55 yaş altı kadınlara AstraZeneca aşısını uygulamama kararı aldıklarını açıklamıştı. Kuzey-Ren Vestfalya eyaletindeki altı üniversite hastanesinden beşinin baş hekimleri de AstraZeneca aşısının uygulanmasına ara verildiğini duyurarak, kararı “yeni ölüm vakalarının meydana gelme riskinin yüksek olması” ile gerekçelendirdi.

Almanya’nın önde gelen haber portallarından Der Spiegel‘in haberine göre, şu ana kadar AstraZeneca aşısının ardından çoğu kadın olmak üzere 31 kişide sinüs ven trombozu vakası tespit edildi. Almanya’da aşı çalışmalarından sorumlu olan Paul-Ehrlich Enstitüsü, 19 vakada daha aşının ardından tomobositlerde azalma saptandığını açıkladı. Almanya’da dokuz kişi AstraZeneca aşısının ardından kan pıhtılaşmasına bağlı olarak hayatını kaybetti.

Ne olmuştu?

Avrupa İlaç Ajansı (EMA), İngiltere-İsveç ortaklığında geliştirilen AstraZeneca aşısına 29 Ocak’ta kullanım tavsiyesi vermişti. Aralarında Almanya’nın da bulunduğu en az 17 Avrupa ülkesi, aşılanan bazı kişilerde ciddi kan pıhtılaşmalarına yol açmış olabileceği gerekçesiyle AstraZeneca aşısının kullanınımı askıya almıştı.

EMA’nın verdiği bilgilere göre, 10 Mart itibarıyla AB içinde aşılanan yaklaşık 5 milyon kişinin 30’unda tromboz görüldüğü tespit edilmişti. EMA, tromboz görülen kişilerin sayısının, toplumda normalde tespit edilen tromboz vakalarından daha fazla olmadığını belirtiyor.

 

dpa,AFP/BÖ,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Suriyeli sığınmacı milletvekili adaylığını geri çekti

Almanya’da eylül ayında yapılacak federal parlamento seçimleri için Yeşiller partisinden milletvekili adayı olan Suriyeli sığınmacı Tarık Alaows adaylığını geri çekti. Alaows’un seçim bölgesi Oberhausen teşkilatından yapılan açıklamada, Alaows’un ailesine yönelik ölüm tehditleri sonrasında adaylığını geri çektiği belirtildi.

31 yaşındaki Alaows açıklamasında “Benim ve yakınımdaki insanların karşı karşıya olduğu yüksek tehdit seviyesi adaylığımı çekmemin en önemli nedeni” dedi.

Bir parti sözcüsünün verdiği bilgilere göre de, Suriyeli politikacı adaylığı konusunda ısrarcı olması halinde Suriye’deki ailesinin öldürüleceğine dair tehdiler aldı. Ancak Tarık Alaows’un kim ya da hangi çevreler tarafından tehdit edildiği açıklanmadı.

Alaows, daha önce Yeşiller’den adaylığını açıkladığı konuşmasında, “Federal parlamentodaki Suriye’den kaçan ilk kişi olarak ülkelerinden kaçmak zorunda kalan yüz binlerce kişinin ve burada bizimle yaşayanların sesi olmak istiyorum” demişti. Parti teşkilatı Alaows’un kararından üzüntü duyduklarını ifade ederek “İnsani bir sığınma ve göç politikası konusunda mücadelemizi sürdürmek için Sn. Alaows’un federal meclis adayımız olarak kalmasını isterdik” denildi.

Göring-Eckardt: “Utanç verici”

Alaows’un milletvekilliği adaylığını geri çekmesine ilişkin Twitter hesabından bir açıklama yapan Yeşiller Meclis Grup Başkanı Katrin Göring-Eckardt ise, “Tarık Alaows için kendisinin ve ailesinin güvenliğini tehlikeye atmadan aday olmasının mümkün olmaması demokratik toplumumuz açısından yüksek derecede utanç vericidir” dedi. Göring-Eckardt, “Böylesi ırkçı düşmanlıklara daha etkili şekilde karşı koymalıyız” dedi.

Alaows 2015 yılında Suriye’deki hukuk eğitiminin ardından Balkan rotası üzerinden Almanya’ya gelmişti. Alman medyasında yer alan haberlere göre 31 yaşındaki politikacı geçen aralık ayında Alman vatandaşlığı için başvuruda bulundu. Almanya federal parlamentosuna seçilebilmek için adayların Alman vatandaşı olması gerekiyor. Son haberlere göre, yetkili merciler henüz Alaows’un vatandaşlığı konusunda karara varmadı. Zeit Online gazetesine konuşan avukatları Alaows’un eylül ayına kadar Alman vatandaşlığına geçebileceği konusunda umutlu olduklarını ifade etmişti.

 

dpa / BÖ,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

MB Başkanı: Faiz enflasyonun üzerinde kalacak

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Genel Kurulunda konuşan Başkan Şahap Kavcıoğlu, enflasyonla mücadele ve önümüzdeki dönemde para politikası konusunda mesajlar verdi. Kavcıoğlu, “Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar politika faizini enflasyonun üzerinde oluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

Konuşmasında “bağımsızlık” ve “para politikası araçlarını etkin şekilde kullanma” konularına vurgu yapan Kavcıoğlu, “Enflasyonu 2023 yılında yüzde 5 seviyesine indirme hedefine sıkı sıkıya bağlıyız” diyerek, “Bu hedefe varmak için elimizdeki araçları bağımsız şekilde kullanmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

“Küresel ekonomide riskler sürüyor”

Kavcıoğlu, koronavirüs salgını nedeniyle küresel ekonomide yaşanan krize ilişkinse şu değerlendirmede bulundu:

“Geldiğimiz noktada genişleyici politikaların yanı sıra aşılama sürecinde yaşanan olumlu gelişmelerin etkisiyle küresel büyüme görünümünde iyileşme ve uluslararası emtia fiyatlarında artış görünüyor. Ancak devam eden aşılamalara karşın salgına ilişkin belirsizliklerin sürmesi küresel ekonomiye ilişkin riskleri canlı tutuyor.”

Erdoğan’ın düşük faiz yaklaşımına paralel çizgide olduğu belirtilen Kavcıoğlu’nun göreve başlamasından bu yana faiz indirilmesi konusunda yaptığı temkinli açıklamalar beklentilerin tersine çıktı. Kavcıoğlu dün de Bloomberg’e verdiği röportajda politika faizinin hemen düşürüleceği yönündeki yaklaşımların doğru olmadığın söylemişti.

Kavcıoğlu’ndan önce görevde sadece dört ay kalan Naci Ağbal’ın döneminde, politika faizi yüzde 10,25’ten kademeli olarak yüzde 19’a kadar yükseltilmişti. Ağbal 18 Mart’ta beklentilerin üzerinde 200 puanlık faiz artışından 2 gün sonra görevden alınmıştı.

 

DW / GY,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Uğur Şahin: Eldeki aşılar hemen vurulmalı

Eşi Prof. Özlem Türeci ile birlikte koronavirüse karşı geliştirdikleri mRNA bazlı aşı ile dünya çapında büyük bir üne sahip olan BioNTech kurucusu ve yöneticisi Dr. Uğur Şahin, koronavirüs salgını ile ilgili yeni açıklamalarda bulundu.

Alman televizyon kanalı RTL’nin sorularını yanıtlayan Şahin, eldeki aşıların tümünün kullanılması ve aşıların ikinci doz için stok yapılmaması çağrısı yaptı. Şahin, “Eldeki bütün aşılar, her hafta yeni aşıların sevk edileceği güvencesi ile uygulanmalı” dedi. Şahin, yeterince aşının sevk edilmemesi nedeniyle aşıların ikinci dozunun vurulmasının ertelenmesinin küçük bir ihtimal olduğunu belirtti.

Yaz uyarısı

Ortağı olan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) menşeili ilaç tröstü Pfizer ile birlikte 65 ülkeye aşı gönderen BioNTech’in kurucusu Uğur Şahin, gelecek hafta ve aylardaki en büyük zorluğun enfeksiyon sayılarını olabildiğince düşük tutmak olduğunu söyledi. Şahin, “Ne yazık ki Almanya ve Avrupa’da enfeksiyon sayıları o kadar artmış durumda ki, artık yeni kısıtlamaların yürürlüğe girmesini bekleyemeyecek noktadayız” dedi.

Şahin, bu eğilimde bir değişiklik olmaması halinde yaz döneminde “daha sert bir kapanmanın” zorunlu olacağını ifade etti. Aşıların planlandığı şekilde sevk edilmesi ve aşılamanın hızlanması durumunda yaz ayları sonunda “normalleşmeye dönmenin” mümkün olduğunu ve kış aylarında da yeni bir kapanmanın engellenebileceğini söyleyen Şahin, “Mayıs ayı sonu itibariyle aşılamanın etkilerinin görülmeye başlamasını bekliyoruz” dedi.

Almanya’da salgınla mücadelede yetkili sağlık kuruluşu Robert Koch Enstitüsü’nün (RKI) verdiği bilgilere göre, son 24 saat içinde 9 bin 549 yeni koronavirüs vakası kayıtlara geçti. Bu sayı geçen salı kaydedilen sayıdan 2 bin 64 daha fazla. 100 bin kişide yedi gün içinde yeni vaka sayısını gösteren insidans değeri ise 134,4’ten 135,2’ye yükseldi. Almanya’da birçok bilim insanı ve siyasetçi artan enfeksiyon sayılarından ötürü kısıtlamaların sertleştirilmesini talep ediyor ve “üçüncü dalga”uyarısında bulunuyor.

Reuters,dpa / BÖ,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

IMF küresel ekonomide tahmininin üzerinde büyüme bekliyor

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, devam eden belirsizliklere rağmen 2021’de dünya ekonomisinde toparlanma ve büyüme beklentilerinin arttığını söyledi. IMF ile Dünya Bankası arasında her yıl düzenlenen Bahar Toplantıları öncesinde küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Georgieva, “Ocak ayında 2021 için küresel ekonomik büyüme tahminimizi yüzde 5,5 olarak açıklamıştık” hatırlatmasında bulundu.

IMF Başkanı, birçok gelişmiş ekonomide aşı destekli toparlanma beklentisiyle şu anda daha fazla ivme beklediklerini vurgulayarak, bu beklentinin gelecek haftaki Dünya Ekonomik Görünümü raporlarına yansıyacağını ve koşulların 2021 ve 2022 küresel ekonomik büyüme tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesine imkan sağladığını ifade etti.

ABD ve Çin toparlanmada başı çekiyor

Hızlı toparlanmada Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin ekonomilerindeki büyümenin başlıca rolü olduğunu belirten Georgieva, Washington yönetiminin devreye soktuğu 1,9 trilyon dolarlık ekonomik destek paketinin etkisinin de bu bağlamda çok yüksek olduğunu dile getirdi. Georgieva, ABD ve Çin’in 2021 sonunda kriz öncesi büyüme performanslarına erişebileceğini de ifade etti.

IMF Başkanı, Avrupa ekonomisinin de sağlam bir toparlanma sürecinde olduğunu, ancak kıtadaki bu toparlanmanın ABD’den bir çeyrek sonra gerçekleşeceğini belirtti.

“En büyük tehlike belirsizlik”

Kristalina Georgieva dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu en büyük sorunun ise yüksek seviyedeki belirsizlik olduğunu vurgulayarak, bir çok konunun salgının gidişatına bağlı olduğunu kaydetti.

Koronavirüs salgınıyla yaşanan ekonomik durgunluktan kurtulmak için dünya genelinde hükümetlerin toplamda 16 trilyon dolar mali destek sağladığını ifade eden IMF Başkanı, “Bu olmasaydı dünya ekonomisinde geçen yılki yüzde 3,5 daralma en az üç kat daha fazla olurdu” diye konuştu.

 

AFP / GY,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Merkez Bankası başkan yardımcısı görevden alındı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nda (TCMB) başkanlık koltuğunun ardından başkan yardımcılığı görevinde de Cumhurbaşkanlığı kararıyla değişiklik yapıldı.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Murat Çetinkaya görevden alındı. Çetinkaya’nın görevden alınmasıyla boşalan koltuğa Mustafa Duman atandı. Atamanın, 1211 sayılı Kanunun 29’uncu maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7’nci maddeleri gereğince yapıldığı belirtildi.

52 yaşındaki Mustafa Duman, Merkez Bankası başkan yardımcılığına atanmadan önce, Morgan Stanley Menkul Değerler AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü olarak görev yapmaktaydı.

Yeni atama kararının ardından dolar yükseldi. Döviz piyasalarındaki işlemlerde, dolar 8,18 liradan 8,28’e kadar yükseldikten sonra, 8,26 – 8,27 lira aralığında kaldı.

Merkez Bankası’nın politika faiz oranını yükseltmesinin ardından Naci Ağbal 20 Mart’ta başkanlık görevinden alınarak, yerine Murat Uysal atanmıştı. Ağbal’ın görevden alınması ile birlikte liranın dolar karşısında değer kaybetmesine yol açmıştı.

DHA/JD,EC

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Süveyş Kanalı deniz trafiğine açıldı

Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan Süveyş Kanalı’nın Panama bandıralı “Ever Given” adlı geminin kurtarılması sonrası yeniden deniz trafiğine açıldığı bildirildi. Kanalın işletmesinden sorumlu Süveyş Kanalı Otoritesi (SCA) kanaldaki sıkışıklığın tam olarak açılmasının üç gün sürebileceğini açıkladı. Geminin yavaşça hareket ettiğinin görüldüğü görüntüler Mısır medyasına yansıdı.

Geçen salı karaya oturan “Ever Given” adlı dev konteyner gemisi yüzünden Süveyş Kanalı’ndaki deniz trafiği durma noktasına gelmiş; Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de aralarında bulunduğu pek çok ülke gemiyi kurtarma çalışmalarına destek teklifinde bulunmuştu. Uzmanlar geminin boyutu ve kurtarma çalışmalarının, rüzgârın yönü ve gelgitler gibi pek çok faktöre bağlı olmasının kurtarma sürecini oldukça karmaşık bir teknik süreç haline getirdiğini ifade etmişti.

Öte yandan kanalın felç olduğu her günün dünya ticaretinde 6 ila 10 milyar dolar zarara yol açtığı belirtilmişti. Kanalın işletmesinden sorumlu Süveyş Kanalı Otoritesi’ne (SCA) göre ise Mısır, kanalın kapalı olduğu her gün 12 ila 14 milyon dolar kaybetti.

193 km. uzunluğundaki Süveyş Kanalı Avrupa ile Asya arasındaki en kısa deniz yolu olma özelliğine sahip. Kanal, Avrupa’ya ham petrol ve diğer ürünlerin ithalatında önemli bir rol oynuyor. Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü’nün verilerine göre, Almanya ile Çin arasında seyir halindeki yük gemilerinin yüzde 98’i Süveyş Kanalı’nı kullanıyor.

 

AFP,Reuters / BÖ,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Merkel’den eyaletlere korona baskısı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, pandemiyle mücadelede eyalet yönetimlerinin planladığı tüm gevşeme projelerini kesin bir dille reddettiğini açıkladı.

Pazar akşamı Alman yayın kuruluşu ARD’nin açık oturum programına katılan Merkel, eyalet yönetimlerinin gerekli tedbirleri almaması halinde Federal Hükümet’in duruma müdahale edebileceğinin de sinyalini verdi. Başbakan Merkel “Büyük bir ciddiyetle mevcut tedbirleri hayata geçirmeliyiz. Bazı eyaletler bunu yapıyor, bazıları henüz bunu yapmıyor” dedi. Merkel eğer yakın bir zamanda tüm eyaletler korona tedbirlerini hayata geçirmezse ülke genelinde bir düzenleme yapılabileceğini ve enfeksiyondan korunma yasasında güncellemeye gidilebileceğini söyledi. Yeni düzenlemede hangi durumda neyin yapılacağının kesin bir dille ifade edileceğini söyleyen Merkel henüz böyle bir düzenleme konusunda kesin bir karara varmadığını ancak düşünme aşamasında olduğunu söyledi. Merkel “Bu benim göreve başlama yeminimdir, benim sorumluluğumdur” diye konuştu.

Pandemide günlük vaka sayısının 100 bine ulaşmasına göz yumamayacağını belirten Merkel “Yasa ile enfeksiyon olgusunu engellemekle yükümlüyüz. Ancak şu anda engelleme söz konusu değil” dedi.

Merkel dün katıldığı programda ayrıca vaka sayılarının yüksek olduğu bölgelerde sokağa çıkma kısıtlamalarının “etkili bir araç olabileceğini” söyledi.

Bavyera Eyalet Başbakanı’ndan destek

Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder de pandemiyle mücadelede merkezi yönetimin daha fazla yetkiye sahip olmasını makul bulduğunu ifade etti. Söder “Enfeksiyondan korunma yasası yoluyla merkezin yetkilerinin artırılmasını ve eyaletlerin açık kurallara zorlanmasını zihnimde canlandırabiliyorum. Tamamen bunun yanındayım ve buna açığım” dedi.

Deutschland Markus Söder Coronavirus Plenarsitzung Bayrischer Landtag

Bavyera Eyalet Başbakanı Söder

Bavyera’da yürürlükte olan gece sokağa çıkma kısıtlamalarının ülke genelinde hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Söder “Başbakanın ulusal düzeyde yasal değişiklik yapma ve açık direktifler koyma inisiyatifi alması halinde bunu desteklerim” dedi. Söder, birçok eyaletin korona zirvesinde alınan kararları hayata geçirmediğini belirtti.

DW, dpa / EC, SÖ

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Şimşirgil ile etkinlik Almanya’da istifa getirdi

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Rheinland-Pfalz eyaleti teşkilatı başkanı Yılmaz Yıldız, Marmara Üniversitesi’nden Prof. Ahmet Şimşirgil ile etkinlik düzenlemeleriyle bağlantılı oluşan tartışma üzerine istifa etti. Ondan önce de yine aynı teşkilatın genel sekreteri Necdettin Aydın’ın istifa ettiği açıklanmıştı.

Söz konusu DİTİB teşkilatı, geçen haftalarda, 21 Mart’ta “Mehmet Akif ve Çanakkale” başlıklı bir söyleşi düzenleyeceğini duyurmuş, Instagram ve Facebook üzerinden yapılacağı duyurulan etkiliğe konuşmacı olarak da tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in katılacağını açıklamıştı.

Etkinliğin duyurusunun yapılmasının ardından son günlerde kamuoyunda yoğun bir tartışma başlamış, Şimşirgil’in son yazısına da işaret edilerek, Batı, LGBT, İstanbul Sözleşmesi karşıtı açıklamaları olan biriyle Almanya’da örgütlü bir Müslüman çatı kuruluşunun etkinlik yapması sert biçimde eleştirilmişti.

DİTİB’den açıklama

Oluşan kamuoyu tepkisi üzerine hafta sonunda bir açıklama yapan Rheinland-Pfalz Eyaleti DİTİB Başkanı Yılmaz Yıldız, “Sayın Şimşirgil’in medyada sergilediği görüşler ne benim ne de teşkilatımız DİTİB’in görüşleridir, bundan emin olunuz” dedi ve istifasını duyurdu. 10 yıldan fazladır görev yaptığı DİTİB teşkilatı da Yıldız’a teşekkür etmekle birlikte istifasının kaçınılmaz olduğunu belirtti ve “Şimşirgil gibi yazıları ve açıklamalarıyla, kökeni, cinsel yönelimi, dini ve dünyaya bakış açısı nedeniyle insanları birbirine açıkça kışkırtan birinin bir etkinliğe daveti kabul edilemez” dendi.

Marmarma Üniversitesi tarihçilerinden Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, son yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kadınları şiddete karşı korumak amacıyla kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını savunuyor, “En şiddetli savunucuları LGBTİ derneklerine üye kimselerdi. Bu derneklere Soros ve AB fonlarından çok büyük meblağda paraların akıtıldığı konusunda ciddi iddialar ortada bulunmaktadır. Aslında istihbarat makamlarınca bunların ciddi olarak sorgulanması gerekmektedir…” şeklinde ifadelere yer veriyordu.

Köln'deki Ditib Merkez Camii

Köln’deki Ditib Merkez Camii

Federal sistemin olduğu Almanya’da DİTİB, eğitim başta gelmek üzere eyaletlerin sorumluluğunda olan pek çok alanda eyalet hükümetleri veya yerel yönetimlerle işbirliği yapıyor. Tartışmanın yaşandığı Rheinland-Pfalz eyaletinde de DİTİB ile birlikte toplam dört dini cemaat ve hükümet, geçen sene İslam din derslerinde işbirliği yapılacak partner olarak kabul edilmek üzerine sözleşme imzaladı. Sözleşme ile dernek statüsündeki dini cemaatler ve eyalet yönetimi, ortak değerler temelinde işbirliğini öngörüyor ve etnik köken, uyruk, cinsiyet, din, dünyaya bakış açısı, engelli olması, yaşı veya cinsel yönelimi nedeniyle insanlara uygulanan her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı ortak mücadele etmeyi taahhüt ediyor. Antisemitizm ve dini aşırıcılık ile de tarafların kararlı şekilde mücadele edeceği vurgulanıyor.

Hessen eyaletinde işbirliği sonlandırıldı

Hessen eyaletinde ise hükümet, DİTİB ile islam dersi çerçevesindeki işbirliğinin sonlandırıldığını duyurdu. Eyalet Eğitim Bakanı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Alexander Lorz, “DİTİB’in Türkiye devleti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bağımsız hareket ettiğine duyulan şüphelerin devam ettiğini” karara gerekçe gösterdi. Almanya’da binden fazla camisi bulunan DİTİB’in din görevlilerinin Türkiye’den Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan gelmesi ve devlet memuru statüsünde olması sebebiyle bağımsız hareket edemediği gerekçeleriyle son yıllarda Almanya’da yoğun tartışma yaşanıyor.

epd/ETO,EC

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya’ya göçte son 10 yılın en büyük düşüşü

Yabancı ülke vatandaşlarının Almanya’ya göçünde artış oranı son on yılın en düşük seviyesine geriledi.

Federal İstatistik Dairesi’nin açıkladığı rakamlara göre Almanya’ya göç edenlerden Almanya’yı terk edenlerin sayısı çıkarıldığında alınan göçteki artış yüzde 1,8 oldu. Almanya’ya göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre 204 bin kişi arttı.

2020 yılında 740 bin yabancı uyruklu Almanya’ya gelirken 479 bin kişi ülkeyi terk etti. Böylece Almanya’daki yabancı sayısındaki artış 262 bin kişi oldu.

Koronavirüs salgınının etkili olduğu 2020’de AB ülkelerinden Almanya’ya göçler sabit kalırken üçüncü ülkelerden gelenlerin sayısında önemli düşüş kaydedildi. Üçüncü ülkelerden net göç sayısı yüzde 44 azalarak 157 bine geriledi.

Türk vatandaşları ilk sırada

Almanya’da yaşayan yabancı uyrukluların sayısı 31 Aralık 2020 itibarıyla 11 milyon 432 bin olarak kaydedilirken, bu grupta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ilk sırada yer almayı sürdürdü. Geçen yıl sonu itibarıyla Almanya’da yaşayan Türk pasaportu sahiplerinin sayısı 1 milyon 461 bin 910 oldu. 2019 sonuna göre Almanya’da kayıtlı Türk vatandaşlarının sayısında 520 kişilik artış kaydedildi.

Türk vatandaşlarını 866 690 kişiyle Polonyalılar, 818 bin 460 kişiyle Suriyeliler ve 799 bin 180 kişiyle Rumenler  izledi.

DW,dpa/BK,EC

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle