İçişleri Bakanı’ndan entegrasyon politikalarına eleştiri

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, geçen cuma günü Würzburg kentinde üç kişinin ölümüne neden olan bıçaklı saldırıyla ilgili olarak ülkedeki entegrasyon uygulamalarını eleştirdi.

Augsburger Allgemeine gazetesine konuşan Seehofer, “Genç bir adam altı yıl boyunca bir evsizler yurdunda yaşıyor ve kimse bakıp ilgilenmiyorsa uyguladığımız politikadan memnun olmam mümkün değil” dedi. Olayda kendini en çok meşgul eden konunun, Almanya’da yasal bir şekilde bulunan 24 yaşındaki birinin nasıl olup da altı yıl sonrasında hala bir evsizler yurdunda yaşadığı sorusu olduğunu belirten Seehofer, federal hükümet ve eyaletler düzleminde entegrasyon çabalarının güçlendirilmesinin düşünülmesi gerektiğini kaydetti.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer

Saldırının arka planının henüz tam olarak aydınlatılamadığını belirten Seehofer, “Failin İslamcı görüşlere sahip olduğuna dair elimizde bulgular var. Ek olarak psikolojik sorunlar da bulunuyor” diye konuştu.

Üç ölü, yedi yaralı

24 yaşındaki Somalili zanlı cuma günü bir alışveriş merkezinden aldığı bıçakla şehir merkezinde yayalara gelişigüzel saldırmış, üç kişi yaşamını yitirirken beşi ağır, yedi kişi yaralanmıştı. Zanlının 2015’te Almanya’ya geldiği, iltica başvurusunun 2016 yılında reddedilmesinin ardından ülkede geçici koruma statüsüyle bulunduğu bildirildi. Zanlının saldırı öncesinde de agresif davranışları nedeniyle poliste kaydının bulunduğu ve psikiyatriye sevk edilmiş olduğu açıklanmıştı.

Görgü tanıkları, zanlının olay yerinde iki kez “Allahu ekber” diye bağırdığını bildirmiş, polis tarafından bacağından vurulduktan sonra götürüldüğü hastanede verdiği ifadede de olayı “benim cihadım” diye nitelendirdiği kaydedilmişti.

Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili İçişleri Bakanı Seehofer, Almanya’da aşırılıkçılık ve terörizm tehdidine de dikkat çekerek İslamcılar, sağ ve sol aşırılıkçılar gibi çok yönlü tehditlerle karşı karşıya olunduğunu söyledi. Pandemi nedeniyle durumun daha da kötüleştiğini belirten Seehofer, “Bir alarm halindeyiz. Güvenliğimiz ve demokrasimiz çok yönlü tehdit altında” diye konuştu.

 

dpa,epd / BK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

DİTİB’in eski yöneticisine dava açıldı

Almanya’da Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği’nin (DİTİB) eski yöneticilerinden Mustafa Keskin hakkında dava açıldı. DİTİB’in Göttingen Teşkilatı eski başkanı Keskin hakkında sosyal medya hesaplarından Yahudi ve Ermenilerle ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle soruşturma açılmış, Keskin şubat ayında DİTİB’deki görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.

Göttingen Başsavcılığından yapılan açıklamada Keskin hakkında dört vakada “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve bir vakada “suçu övmek” suçlamasıyla Göttingen İdare Mahkemesinde dava açıldığı bildirildi.

Keskin, 2015’in mayıs ayından bu yıl şubat ayına kadar olan dönemde Facebook ve WhatsApp üzerinden Yahudiler ve Ermenilere yönelik hakaret içerikli ve komplo teorileri içeren toplam dört mesaj paylaşmakla suçlanıyor.

Keskin’in davaya konu olan paylaşımlarından birinde 1981 yılında Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca ile şimdiki Papa Françesko’nun fotoğraflarının yanında “Birilerinin Papa‘nın kafasına sıkmasına şaşırılmamalı” yorumu bulunuyor. Paylaşımın, Papa Françesko’nun “Ermeni Soykırımı 20’nci yüzyılda işlenmiş ilk soykırım” nitelemesi ardından yapıldığına dikkat çekiliyor.

Keskin’in paylaşımları, Almanya Sosyalist Gençlik Birliği “Die Falken” adlı derneğin Göttingen teşkilatı tarafından ortaya çıkarılmış, ardından keskin hakkında soruşturma başlatılmıştı. Keskin, paylaşımlarının antisemitik olduğu suçlamasını reddetmiş, ancak 8 Şubat’ta DİTİB’deki görevinden istifa etmişti.

 

KNA,DW / BK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya’ya göçte düşüş eğilimi sürüyor

Almanya’ya göç üst üste beşinci yılda da geriledi. Federal İstatistik Dairesi’nin salı günü açıkladığı rakamlara göre, 2019 yılı için 327 bin olarak açıklanan net göç sayısı, 2020’de 220 bine geriledi. Net göç rakamı, Almanya’ya göç edenlerden Almanya’yı terk edenlerin sayısı çıkarılarak elde ediliyor.

İstatistiklere göre 2020’de Almanya’ya göç edenlerin sayısı 372 bin kişi azalarak bir milyon 187 bine geriledi. Almanya’ya gelenlerin sayısında böylece yüzde 24’lük azalma kaydedildi.

Almanya’dan göç edenlerin sayısında da yüzde 22’lik azalma oldu. 2020 yılında 966 milyon kişi Almanya’yı terk etti. 2019’da bu rakam bir milyon 232 bin olarak kaydedilmişti.

Federal İstatistik Dairesi, kayıtlı göç hareketlerindeki güçlü azalmanın en yoğun bir şekilde, koronavirüs kısıtlamalarının hakim olduğu mart-aralık döneminde gerçekleştiğine işaret etti. Seyahat kısıtlamaları ve ekonomik nedenlerin, göç planlarının ertelenmesi ya da iptalinde etkili olduğu düşünülüyor.

 

rtr / BK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Würzburg saldırısında “İslamcı arka plan” şüphesi

Almanya’nın Würzburg kentinde geçen hafta yayalara bıçakla saldırarak üç kişinin ölümüne neden olan faille ilgili soruşturma sürüyor. Münih Başsavcılığı ve Bavyera Eyalet Emniyet Teşkilatı, olayda “İslamcı bir arka planın bulunabileceğini” açıkladı.

Açıklamada olayla ilgili olarak zanlıda propaganda malzemeleri ya da benzer aşırılıkçı içeriklere henüz rastlanmadığı, 130’u aşkın polis memurunun soruşturmada görev aldığı kaydedildi.

2015 yılından bu yana Almanya’da yaşayan 24 yaşındaki Somalili zanlı, geçen cuma günü şehir merkezinde yayalara bıçakla gelişigüzel saldırmış, saldırıda 82, 49 ve 24 yaşlarındaki üç kadın yaşamını yitirirken dört kadın, 11 yaşındaki bir kız çocuğu ve 16 yaşındaki bir genç ağır yaralanmıştı. Ağır yaralıların hayati tehlikeyi atlattıkları bildirildi.

Olay yerine gelen polis tarafından bacağından vurularak etkisiz hale getirilen zanlının hastane yatağında suç eylemini “benim cihadım” olarak nitelendirdiği belirtiliyor. Görgü tanıkları da, zanlının olay yerinde iki kez “Allahu ekber” diye bağırdığını bildirmişti. Daha önce psikolojik tedavi gördüğü belirlenen kişinin cezai ehliyeti ve psikiyatriye sevkiyle ilgili karar bilirkişi raporunun ardından verilecek.

 

epd / BK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya saldırıya rağmen Mali misyonunda kararlı

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer, Afrika ülkesi Mali’de geçen cuma günü Alman askerlerini hedef alan saldırının ardından ülkedeki görevin sona erdirilmesi taleplerini reddetti.

Mali’de uluslararası askeri varlığın, ülkede devam eden barış süreci açısından önemli olduğunu söyleyen Kramp-Karrenbauer, ülkedeki terör örgütlerinin giderek daha saldırganlaştığını, ancak “Sahel Bölgesinin tamamen teröristlere ve suç örgütlerine terk edilmesinin uluslararası toplumun çıkarlarıyla örtüşmeyeceğini” kaydetti.

Afganistan örneği

Mali’deki saldırı sonrasında askeri misyonlarda “gerçekçi siyasi hedefler” belirlenmesinin önemini vurgulayan Alman Bakan, Afganistan’da edinilen deneyimlere işaretle “Burada Afganistan’ı Avrupa tarzında bir devlete dönüştürme gibi çok yüksek ve gerçekte ulaşılamayacak hedefler belirlendi. Bu nedenle Mali’deki durum daha temkinli bir bakış açısıyla değerlendirilmeli ve neye ulaşılmak istendiği iyi düşünülmeli” diye konuştu.

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer

Mali’nin Gao kenti yakınlarında Birleşmiş Milletler (BM) misyonunda görevli Alman askerleri cuma günü bir intihar saldırısında hedef alınmış, 12’si Alman 13 asker yaralanmış, üç Alman askerinin ise ağır yaralı olduğu bildirilmişti.

Henüz üstlenen olmadı

Tüm yaralıların Almanya’ya getirildiğini ve ağır yaralıların durumunun istikrarlı olduğunu belirten Kramp-Karrenbauer, saldırının arkasında kimlerin olduğuna dair henüz kesin bilgiler bulunmadığını ve saldırının henüz üstlenilmediğini kaydetti. Bakan, Alman askerlerinin görev yaptığı bölgede biri IŞİD Sahara kolu ve diğeri El Kaide ile bağlantılı radikal gruplar olmak üzere iki büyük terör örgütünün etkili olduğuna dikkat çekti.

Mali, 2012 yılında gerçekleşen darbe ve silahlı grupların ayaklanarak ülkenin kuzeyini ele geçirmeleri sonrasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Alman ordusunun bin 100 askerle katıldığı BM’nin Minusma misyonu, şu an dünyadaki en tehlikeli BM misyonu olarak görülüyor.

epd / BK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Deniz Yücel hakaret davasında savunma verdi

Gazeteci Deniz Yücel, İstanbul eski başsavcı vekili ve şimdiki Adalet Bakan Yardımcısı Hasan Yılmaz’ın kendisi hakkında açtığı “hakaret” davasında savunmasını verdi.

Almanya’da ikamet eden ve hem Türk hem Alman vatandaşı olan Yücel, Berlin-Tiergarten İdare Mahkemesindeki duruşmasında Yılmaz’ın kendisini bir yıl boyunca iddianamesiz bir şekilde hapiste tuttuğunu ve “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gelen talimatla hakkında hukuki ve çeviri hatalarıyla dolu iki sayfalık abuk sabuk bir iddianame hazırladığını” belirterek Türkiye’deki iktidarı “hem her türlü gücü kullanarak zalim olmak hem de yeri geldiğinde mağduru oynamakla” suçladı.

TDK’lı savunma

Savunmasında, Hasan Yılmaz’ın şikâyetçi olduğu “Çağlayan’ın en salak savcısı” ibaresinin kendisine ait olmadığına, davaya konu olan paylaşımda da bunun açıkça görüldüğüne işaret eden Yücel, ayrıca “salak” kelimesinin hakaret olmadığını, Türk Dil Kurumu’nda, “Giyinişinden, konuşma ve davranışlarından seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan (kimse)” olarak tanımlandığını kaydetti.

Yücel savunmasında “Hasan Yılmaz’ın hukuku ve yargıyı bizzat yaptığı işlerle nasıl aşağıladığını, hazırladığı iddianamelerin ne kadar seviyesiz ve dengesiz olduğunu, bu iddianameleri defalarca paramparça eden Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de doğrulamıştır” ifadesine yer verdi.

Davaya konu olan paylaşım

Deniz Yücel, 2019 yılı Şubat ayında twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Osman Kavala ve diğerleri hakkındaki ‘Gezi iddianamesini’ ve benzeri iddianameleri düzenleyen adamlar, sadece savcı kılıfında gözü dönmüş militanlar değiller. Aynı zamanda şeyler. Yani baya baya şeyler” ifadesini kullanmış ve Silivri’de cemaat üyeliğinden tutuklu bulunan bir eski polis müdürünün kendisine Yılmaz hakkında “Çağlayan’ın en salak savcısı” ifadesini kullandığını belirterek “Napayım itiraz edemedim” demişti.

Alman “Die Welt” gazetesinin eski Türkiye temsilcisi Yücel, “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 2017 yılı Şubat ayında tutuklanmış ve bir yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilerek Almanya’ya dönmüştü.

 

DW / BK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya’da yeni vakalarda Delta varyantı payı yüzde 35

Almanya’da yeni görülen koronavirüs vakalarında Delta varyantının payı artıyor. Robert Koch Enstitüsü (RKI) Başkanı Lothar Wieler incelenen vakaların yüzde 35’inde ilk kez Hindistan’da görülen Delta varyantının bulunduğunu açıkladı. Alman haber ajansı dpa‘nın haberine göre Wieler söz konusu açıklamayı Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn ve eyaletlerin sağlık bakanları ile telekonferans aracılığıyla yaptığı toplantıda dile getirdi.

RKI Başkanı Wieler eldeki verilerin birkaç günlük olması nedeniyle halihazırda yeni vakaların yaklaşık yüzde 50’sinde Delta varyantının görüldüğü tahmininde bulunduklarını söyledi. RKI virüs varyantlarının yeni vakalardaki payını da içeren yeni verileri Çarşamba günü açıklayacak.

Aşılanmayan nüfus içinde artıyor

Almanya’da kamu sağlığından sorumlu kurum olan RKI, Delta varyantının Alfa varyantından daha bulaşıcı olduğunu Cuma günü açıklamıştı. Varyantın daha ziyade aşılanmamış nüfus içerisinde yayıldığı belirtiliyor. Günlerdir düşüş kaydeden vaka sayısının, Delta varyantının yayılması nedeniyle yeniden yükselişe geçmesi bekleniyor. 100 bin kişide görülen 7 günlük insidans sayısının gerilemesinde Alfa varyantının bulaşıcılığının büyük ölçüde engellenmesi rol oynamıştı.

Almanya’da Haziran ayının ikinci haftasında Delta varyantının yeni vakalardaki payı yüzde 15 olarak ölçülmüştü. Varyantın özellikle 60 yaşın altındaki insanlar arasında görüldüğü kaydediliyor.

Delta varyantının hızlı bulaşıyor olması normalleşmeye dönüş konusunda da soru işaretleri yaratıyor. Piyasalarda oluşan endişe nedeniyle Frankfurt Borsası’nda günlerdir görülen yükseliş bugün frenlendi. Gün içinde hafif yükselen borsa akşam üstü saatlerinde sabahki dip noktasına geriledi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel

Almanya Başbakanı Angela Merkel

Merkel seyahat kısıtlamalarına karşı

Delta varyantı nedeniyle Almanya’da eyaletler tatillerden dönüşlerde kontrollerin daha sıkılaştırılmasını savunurken Federal Hükümet bu öneriye karşı çıkıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel Pazartesi günü yaptığı açıklamada sınır kontrollerine geri dönülmesine “biraz sert” bir önlem olacağını savundu. Merkel “bunun bir daha tekrarlanması gerektiği” görüşünde olmadığını söyledi.

Saksonya Eyaleti Başbakanı Michael Kretschmer tatilden dönenenlerin daha sıkı bir biçimde kontrol edilmesini savunarak “Belirleyici olan şimdi koronayı tekrar yurtdışından taşımamamız” demişti. Hamburg Belediye Başkanı Peter Tschentscher de gelişlerde uygulanan seyahat yönetmeliğinin sertleştirilmesini savunmuştu. Tschentscher “Riskli bölgelerden gelişlerde basit bir antijen testi karantinadan kaçınmak için yeterli oluyor. Bu güvensiz” diye konuşmuştu.

dpa, Reuters / EC, TY

©Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya saldırya rağmen Mali misyonunda kararlı

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer, Afrika ülkesi Mali’de geçen cuma günü Alman askerlerini hedef alan saldırının ardından ülkedeki görevin sona erdirilmesi taleplerini reddetti.

Mali’de uluslararası askeri varlığın, ülkede devam eden barış süreci açısından önemli olduğunu söyleyen Kramp-Karrenbauer, ülkedeki terör örgütlerinin giderek daha saldırganlaştığını, ancak “Sahel Bölgesinin tamamen teröristlere ve suç örgütlerine terk edilmesinin uluslararası toplumun çıkarlarıyla örtüşmeyeceğini” kaydetti.

Afganistan örneği

Mali’deki saldırı sonrasında askeri misyonlarda “gerçekçi siyasi hedefler” belirlenmesinin önemini vurgulayan Alman Bakan, Afganistan’da edinilen deneyimlere işaretle “Burada Afganistan’ı Avrupa tarzında bir devlete dönüştürme gibi çok yüksek ve gerçekte ulaşılamayacak hedefler belirlendi. Bu nedenle Mali’deki durum daha temkinli bir bakış açısıyla değerlendirilmeli ve neye ulaşılmak istendiği iyi düşünülmeli” diye konuştu.

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer

Mali’nin Gao kenti yakınlarında Birleşmiş Milletler (BM) misyonunda görevli Alman askerleri cuma günü bir intihar saldırısında hedef alınmış, 12’si Alman 13 asker yaralanmış, üç Alman askerinin ise ağır yaralı olduğu bildirilmişti.

Henüz üstlenen olmadı

Tüm yaralıların Almanya’ya getirildiğini ve ağır yaralıların durumunun istikrarlı olduğunu belirten Kramp-Karrenbauer, saldırının arkasında kimlerin olduğuna dair henüz kesin bilgiler bulunmadığını ve saldırının henüz üstlenilmediğini kaydetti. Bakan, Alman askerlerinin görev yaptığı bölgede biri IŞİD Sahara kolu ve diğeri El Kaide ile bağlantılı radikal gruplar olmak üzere iki büyük terör örgütünün etkili olduğuna dikkat çekti.

Mali, 2012 yılında gerçekleşen darbe ve silahlı grupların ayaklanarak ülkenin kuzeyini ele geçirmeleri sonrasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Alman ordusunun bin 100 askerle katıldığı BM’nin Minusma misyonu, şu an dünyadaki en tehlikeli BM misyonu olarak görülüyor.

epd / BK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Bavyera İçişleri Bakanı: Radikal İslamcı saldırı olabilir

Almanya’nın Bavyera eyaletinde bulunan Würzburg kentinde üç kişinin hayatını kaybettiği bıçaklı saldırıyla ilgili soruşturma devam ederken Bavyera’nın Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili İçişleri Bakanı Joachim Hermann saldırının radikal İslamcı bir motivasyonla düzenlenmiş olmasının ihtimaller dahilinde görüldüğünü söyledi. Bakan, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, “İslamcı bir saldırı olabileceğine dair ipuçları mevcut” dedi. Bakan, bir görgü tanığının ifadesinde saldırganın saldırı sırasında tekbir getirdiğini söylediğine dikkat çekti.

Somalili saldırgan 25 Haziran’da Würzburg’da bıçakla düzenlediği saldırıda üç kişiyi öldürmüş, beşi ağır şekilde olmak üzere yedi kişiyi de yaralamıştı. Polisten yapılan açıklamada, delillerin değerlendirilmesi ve görgü tanıklarının sorgusu sürecinin sürdüğü ve amacın saldırının nasıl işlendiğini saptayabilmek ve saldırganın motivasyonunu ortaya koyabilmek olduğu ifade edildi. Polisin, saldırının radikal İslamcı bir motivasyonla işlenmiş olması şüphesinin yanı sıra saldırganın psikolojik rahatsızlığı bulunduğu ihtimalini de değerlendirdiği belirtildi.

Diğer yandan soruşturmayı Münih Başsavcılığı’nın devraldığı bildirildi. Spiegel’in haberine göre, saldırıyla ilgili soruşturma Münih Başsavcılığı’na bağlı Bavyera Aşırıcılık ve Terörizm ile Mücadele Merkez Ofisi (ZET) tarafından yürütülecek. 

Würzburg polisi ise saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan kişilerle ilgili yeni bilgiler de verdi. Buna göre, saldırıda 24, 49, 82 yaşlarında üç kadın hayatını kaybetti. Yedi yaralıdan dördünün kadın, birinin erkek, diğer ikisinin ise 11 yaşında bir genç kız ile 16 yaşında bir genç erkek olduğu bilgisi verildi.

Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann polis ve savcılık yetkilileri ile dün düzenlediği basın toplantısında, 2015 yılından beri Würzburg’da yaşayan 24 yaşındaki Somalili zanlının saldırıyı hangi nedenden ötürü gerçekleştirdiğinin henüz aydınlatılamadığını söylemiş ancak saldırının tek bir kişi tarafından yapıldığını belirtmişti.

Ocak ayında bıçakla saldırdı

Diğer yandan saldırganın daha önce de bıçaklı saldırı düzenlediği ortaya çıkmıştı. Bamberg Başsavcısı Wolfgang Gründler zanlının bu yılın Ocak ayındayaşadığı evsizler barınağında, birlikte kaldığı evsizler ve barınak görevlisine bıçakla saldırdığını ancak kimseyi yaralamadığını söyledi. Polisin bu saldırının ardından soruşturma başlattığı zanlının geçici olarak psikiyatriye sevk edildiği bilgisine yer verdi. Zanlının Haziran ayında Würzburg şehir merkezinde bir sürücüyü taciz ettiği ve psikolojik rahatsızlık belirtileri gösterdiği için yeniden psikiyatriye sevk edildiği ancak bir gün sonra buradan salıverildiği bildirildi.

dpa,epd/BÖ,CÖ

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Würzburg zanlısı Ocak ayında da bıçaklı saldırı düzenlemiş

Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann polis ve savcılık yetkilileri ile düzenlediği basın toplantısında Würzburg’da 25 Haziran’da  düzenlenen bıçaklı saldırıya dair bilgi verdi. 2015 yılından beri Würzburg’da yaşayan 24 yaşındaki Somalili zanlının saldırıyı hangi nedenden ötürü gerçekleştirdiğinin henüz aydınlatılamadığını söyleyen Herrmann, ancak saldırının tek bir kişi tarafından yapıldığını belirtti.

Ocak ayında bıçakla saldırdı

Bamberg Başsavcısı Wolfgang Gründler zanlının bu yılın Ocak ayında yaşadığı evsizler barınağında, birlikte kaldığı evsizler ve barınak görevlisine bıçakla saldırdığını ancak kimseyi yaralamadığını söyledi. Polisin bu saldırının ardından soruşturma başlattığı zanlının geçici olarak psikiyatriye sevk edildiği bilgisine yer verdi. Zanlının Haziran ayında Würzburg şehir merkezinde bir sürücüyü taciz ettiği ve psikolojik rahatsızlık belirtileri gösterdiği için yeniden psikiyatriye sevk edildiği ancak bir gün sonra buradan salıverildiği bildirildi.

Zanlı bir alışveriş merkezinin yanı sıra bir bankadaki vatandaşlarla yayaları hedef aldı

Zanlı bir alışveriş merkezinin yanı sıra bir bankadaki vatandaşlarla yayaları hedef aldı

Kurbanların üçü de kadın

Unterfranken Emniyet Müdürü Gerhard Kallert ise saldırganın Würzburg şehir merkezindeki bir alışveriş merkezinde öldürdüğü üç kurbanın kadın olduğunu söyledi. Kallert zanlının ilk olarak alışveriş merkezinde bir satıcıyı hedef aldığını ardından iki kadını daha bıçaklayarak öldürdüğünü ifade etti. 24 yaşındaki saldırganın daha sonra bir bankadaki vatandaşlarla ile dışarıdaki yayaları hedef aldığını kaydetti. Emniyet Müdürü zanlıyı engellemeye ve çıkmaz sokağa girmesini sağlayarak yakalanmasına yardım eden vatandaşlara teşekkür etti. 

Tutuklama kararı çıkarıldı

Zanlının avukatı Hanjo Schrepfer yaptığı açıklamada, müvekkili hakkında tutuklama kararı çıkarıldığını açıkladı. Zanlıya üç kişiyi öldürmek altı kişiyi ise öldürmeye teşebbüs etmek suçlarının yöneltldiğini söyleyen avukat, polis tarafından silahla bacağından hafif yaralanan müvekkilinin bugün cezaevine gönderilebileceğini belirtti. Avukat müvekkili ile yaptığı görüşmede saldırıyı radikal İslamcı bir gerekçe ile yaptığına dair bir bilgi edinmediğini söyledi. Polis yetkilileri de zanlının radikal İslamcı çevrelerle ilişkisinin olduğuna dair bir emare bulunmadığını kaydetti.

2015 yılından bu yana Würzburg’da yaşayan zanlının kısa bir süre önce psikiyatriye sevk edildiği açıklandı. Ancak bıçaklı saldırı sırasında “Allahu Ekber” diye bağırması sebebiyle saldırının radikal İslamcı olma ihtimali de soruşturuluyor.

Würzburg şehir merkezinde vatandaşlar saldırıların gerçekleştiği yerlere çiçek bırakarak kurbanlar anısına mum yaktı. Farklı siyasi partilerden temsilciler olayın bir an önce aydınlatılması çağrısında bulundu. Würzburg’un bulunduğu Bavyera eyaleti genelinde resmi binalara üç günlüğüne yas bayrakları asıldı.

Steinmeier: Korkunç bir şiddet eylemi

Saldırıyı “korkunç bir şiddet eylemi” olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeir, failin son derece acımasızca hareket ettiğini söyledi ve hukuk devleti uyarınca cezalandırılacağını söyledi.

Alman hükümeti sözcüsü Steffen Seibert ise yaptığı açıklamada, “Kesin olan zanlının düzenlediği bu korkunç saldırının her insaniyet ve her dine yönelik olduğudur” ifadesine yer verdi.

dpa, DW / HT,EC

©Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle