Turbalıklar, zararlı karbon emisyonunu depolamaları özelliği nedeniyle iklimin doğal koruyucusu olarak nitelendiriliyor. Alman hükümeti, bu sulak alanları koruma amacıyla ulusal bir strateji izleyecek.

Turbalıklar, göller ve bataklıklar gibi suyla kaplı alanlardaki ölü bitki artıklarının, oksijensiz ortamda tamamen tahrip olmayıp üst üste birikmesiyle oluşan değerli, organik sulak alanlara verilen genel isim. Binlerce yılda oluşan bu alanlar, hem dünyaya zarar veren karbon emisyonlarını yutarak hem de nem deposu olmaları özelliğiyle iklimin doğal koruyucusu olarak niteleniyor. Turbalıklar ayrıca yoğun derecede nem depolayarak sıcaklığı da düzenlemede büyük önem arz ediyor. Bu yetenekleriyle hatta sellerin ve kuraklıkların önleyicisi olarak görülüyor.

Ancak Almanya’da turbalık alanların sadece yüzde 10’u bu doğal işlevini yerine getirebiliyor. Bu durumu değiştirmek, iklimin korunmasının doğal bekçileri olan bu alanları ekosisteme yeniden kazandırmak amacıyla Alman hükümeti bir „Turbalıkları Koruma Ulusal Stratejisi“ geliştirdi. Bu hafta federal kabineden geçen düzenleme, 2026 yılına kadar 4 milyar euro ayrılmasıyla kurtulmuş turbalık alanları yeniden sulandırmayı ve o alanları kullananların da oluşacak olası mağduriyetlerini tazmin etmeyi hedefliyor.

Söz konusu bütçe ile kurutulmuş turbalıkları kullanan tarımcılar ile orman işletmecilerinin olası zararları giderilirken buraları yeniden nemlendirmeleri için teşvik edilmeleri de öngörülüyor. Çevre Bakanlığı’nın verilerine göre Almanya’daki turbalık alanların yüzde 92’si tarım amaçlı kullanım için kurutuldu. Yerleşim birimleri ve ulaşım yolları inşası için de feda edildiler. Bu şekilde kurutulan veya farklı amaçla kullanılan turbalıkların iklime getirdiği yük, yine Çevre Bakanlığı’nın verilerine göre yılda 53 ton karbon emisyonu. Bu da Almanya’daki toplam sera gazı emisyonunun yüzde 7,5’ine tekabül ediyor.

Yüzde 5 turbalık alan bütün ormanlar kadar sera gazı depoluyor

Halen çoğu Kuzey Almanya’da olmak üzere 1 milyon 800 bin hektar turbalık alan bulunuyor. Bu da ülkenin yüzölçümün yüzde 5’ine tekabül ediyor. Ve sadece yüzde 5’e sahip bu turbalık alanlar Almanya’daki bütün ormanların başardığı kadar zararlı sera gazını emerek depolamayı başarabiliyor.

Turbalık alanlar ayrıca varlığı tehdit altındaki çok sayıda özel bitki türü ile hayvana da yaşam alanı sunuyor. Turbalıkların bir diğer özelliği de su depolayabilmeleri. Bu sayede sıcaklığın ve nemin doğadaki oranının düzenlenmesinde de regülatör görevi görüyor. Almanya Çevre Bakanı Steffi Lemke’ye göre, Almanya ancak turbalık alanları korumak ve onların su seviyelerini artırmak ile 2045 yılında amaçlanan sıfır karbon emisyonu hedefini başarabilir. 

Yeşiller partili Çevre Bakanı Lemke, turbalıkların tarım, değerli torf toprağı veya sazlık kazanımı ile hayvan yemi için sürdürülebilir tarımda kullanılmasının veya fotovoltaik tesislerinin yerleştirilmesine tahsis edilmesinin yeni düzenlemeyle de mümkün olacağın belirtirken çiçek ve bahçe toprağı kazanımında kullanımınaysa son verileceğini duyurdu. Turbalıklarda biriken zengin torf katmanı, başta çiçek ve bahçe toprağı olmak üzere pek çok alanda kullanılıyor.  

Turbalıkları koruma stratejisinde 47 hedef

Turbalık alanları korumada hükümet, strateji planında 47 hedef ile 117 tedbir izleneceğini duyurdu. Bunlardan en önemlisi, konunun tarafı olan çiftçilerin, orman işletmecilerinin veya turbalıkları başka amaçla kullanan diğer aktörlerin sürece dahil edilmesini düzenliyor. İşletmeciler, kurutulmuş turbalıkların yeniden sulak hale getirilmesi için teşvik edilecek ve oralardaki bütün işletmelerin iklim dostu ve sürdürülebilir hale gelmesi için de destekler verilecek. Hükümet bunu yaparken de gönüllülük ilkesiyle hareket edileceğini açıkladı, yani yaptırım veya tehdit yerine ikna ve teşvik amaçlanıyor. Turbalık sahipleri, iklim dostu tarım ve hayvancılık veya sürdürebilir işletme sistemlerine geçmede maddi olarak desteklenecek ve oluşacak olası maddi kayıpları da tazmin edilecek.

Turbalıklara sahip işletmeciler ve çiftçiler de hükümete yaptığı çağrılarda bu stratejide doğa ile insanın bir çatışmanın taraflarıymış gibi karşı karşıya getirilmemesini talep etmişlerdi. 

Almanya Tarım Bakanı Cem Özdemir de turbalıkların korunmasında herkesin sürece dahil edilmesi gerektiğini savunanlardan. Yıllardır bu alanları kullanan çiftçilerin iklim dostu sistemlere geçmelerine değmesi gerektiğinin altını çiziyor. Özdemir, ulusal strateji planıyla bu sorumluluğu üstlendiklerini vurguluyor. 

Turbalıklar 17’nci yüzyıla kadar zarar görmedi

Turbalıklar endüstri devrimine kadar insanların pek de dokunmadığı doğal alanlar olarak var olabildiler. Sanayileşmeyle birlikte tüm dünyada değerli turbalık alanlar kurutularak tarımcılık veya orman işletmeciliği için kullanılmaya başladı. Günümüzde ise iklimin regülatörü sayılan, binlerce yılda oluşan bu organik yapılar tehdit altında. Turbalıklar, üretim bilançoları pozitip alanlar, yani ürettikleri organik yapı yok olandan daha fazla, zaten bu sayede de zeminlerinde değerli torf toprağı oluşturabiliyorlar. Torf da turbalıkların varlığının temelini oluşturuyor. 

Almanya Doğayı Koruma Dairesi’nin verilerine göre, dünya çapında turbalık alanlar 4 milyon kilometrekare civarında ve ülkelerin yüzde 90’ında bulunuyor. Dağılımlarıysa homajen değil. Turbalık alanların çoğu Kanada, Alaska, Kuzey Avrupa, Sibirya ve Güney Asya’da. Yine federal dairenin verilerine göre, yeryüzündeki turbalıkların neredeyse yüzde 80’i doğal halde, ancak bunlar da insanların pek yaşamadığı, tarımsal işletmelere pek de uygun olmayan bölgelerde bulunuyor. Onlar da Kanada, Alaska ve Sibirya’da görülüyor. İnsan popülasyonunun yoğun olduğu Avrupa ve Güney Asya’da ise zarar görmemiş turbalık yok denecek kadar az. Uzmanlar, dünya çapında 900 bin kilometre karelik turbalık alana çok zarar verildiğinden bunların verimli torf oluşumunu sağlayamadıklarını belirtiyor.

Kaynak: DW Deutsche Welle / Elmas Topcu

https://www.dw.com/tr/alman-hükümetinden-turbalıkları-koruma-stratejisi/a-63728408

Empfohlene Beiträge