Alman hükümetinin açıkladığı son rakamlara göre, Türkiye’ye askeri ihracat 2021’de son 22 yılın en düşük seviyesine ulaştı.

Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen’in verdiği bir soru önergesine yanıtta Alman hükümeti, 2021 yılında Türkiye’ye askeri ihracat için 35 başvuruya onay verildiğini ve bunun tutarının 11 milyon 101 bin 197 euro olduğunu açıkladı.

Yapılan dört askeri ihracat başvurusunun da reddedildiği, bunların da toplam değerinin 349 bin 375 euro olduğu belirtildi, ancak reddedilenlerin hangi ürünleri kapsadığına dair detay verilmedi.

Alman hükümetinin geçen yıl Türkiye’ye yönelik verilen askeri ihracat izinlerinden yedisinin denizaltı veya denizaltı teknolojileri alanında olduğu, Türkiye’ye satışına izin verilen toplam 11 milyon 101 bin 197 euroluk malzemenin 6 milyon euroluk bölümünün de denizcilik alanında olduğu dikkat çekti.

2017-2021 arasında iktidarda olan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonundan oluşan son Merkel hükümeti döneminde Almanya’dan toplam 4,5 milyar euroluk silah ve askeri teçhizat ihracatı yapılmıştı. Türkiye’nin de o dönem alıcı ülkeler arasında ilk sıralarda bulunduğu ortaya çıkmıştı.

Alman Haber Ajansı dpa’nın ulaştığı, Federal Ekonomi Bakanlığı’nın „gizli“ ibareli bir belgesine göre, Türkiye’nin 2018 ve 2019’da toplam 587 milyon 400 bin euro ile Almanya’nın askeri ihracatında birinci sırada yer aldığı görülmüştü. En çok satışı yapılan askeri ihracat malzemelerinin de deniz kuvvetlerine ve denizaltı alanında olduğu belgelenmişti.

2019 yılında Türk ordusunun Suriye’ye yönelik operasyonları üzerine Almanya NATO ülkesi olmasına rağmen Türkiye’ye yönelik askeri ihracatında sıkı kontrole gitmiş, ihracat izinlerini radikal biçimde azaltmıştı. Dönemin başbakanı Angela Merkel, Ekim 2019’da yaptığı bir hükümet açıklamasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin YPG’ye yönelik operasyonlarını „büyük jeopolitik sonuçları olan bir insanlık dramı“ olarak nitelemiş, „Bu koşullar altında Alman hükümeti Türkiye’ye silah satmayacaktır“ diye konuşmuştu.

Alman hükümeti, 15 Temmuz 2016’dan sonra insan hakları ve demokrasi alanındaki gelişmeleri gerekçe göstererek, Türkiye’ye askeri ihracat için yapılan başvuruları sıkı denetime tabi tutmaya başlamıştı.

Örtülü ambargo iddiası

Almanya’nın Türkiye’ye askeri teçhizat satışında kısıtlamalar getirmesi Ankara’da rahatsızlık yaratıyor. Almanya’nın Türkiye’ye „örtülü ambargo“ uyguladığı iddiasını 2017 yılında ilk olarak dönemin Savunma Bakanı Nurettin Canikli dile getirmişti. Canikli, „Birçok Amerikan ve Alman firması savunma ürünlerinde kullanılan yedek parçaları örtülü bir şekilde ambargo uygulayarak Türkiye’ye vermiyor, geciktiriyorlar. Şu anda içinde yaşadığımız durum, tablo bu“ diye konuşmuştu.

Eylül 2021’de de Savunma Bakanı Hulusi Akar Almanya ile „ambargo“ meselesini konuşmuş, Türkiye’nin istediği bazı askeri malzemelerin ihraç izinlerinde sorun yaşandığını dile getirmişti. Bahsi geçen alanda yüzlerce askeri malzemenin söz konusu olduğunu, tank motorlarından obüs bataryalarının motorlarına pek çok ürünü kapsayan bir listeyi Almanya tarafına ilettiklerini, alımı konusunda umutlu olduklarını da aktarmıştı.

Son olarak 24 Mart’ta Brüksel’de düzenlenen NATO olağanüstü zirvesinden dönerken konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir kez daha bu konuya değindi ve „Savunma sanayimizin önüne bizzat bazı müttefiklerimiz tarafından konan kısıtlamaların artık kaldırılması ortak menfaatimizedir. Müttefikler arasında gizli-açık ambargoların bırakın uygulanmasını, gündeme dahi gelmemesi gerekir“ dedi.

Konu Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un 14 Mart’ta düzenlediği ilk Türkiye ziyaretinin basın toplantısında da gündemdeydi. Scholz, Türkiye’ye „örtülü ambargo mu uygulanıyor?“ şeklindeki bir soru üzerine, Türkiye’ye yönelik „ambargo“ uygulanmadığını, ancak Almanya’nın son senelerde sıkı kontrollere tabi bir askeri ihracat politikası izlediğini belirterek iddiaları geri çevirdi.

Federal Meclis Dışişleri Komisyonu'nun Sol Partili üyesi, milletvekili Sevim Dağdelen.

Federal Meclis Dışişleri Komisyonu’nun Sol Partili üyesi, milletvekili Sevim Dağdelen.

Sevim Dağdelen’den sert eleştiri

Soru önergesini veren Federal Meclis Dışişleri Komisyonu’nun Sol Partili üyesi Sevim Dağdelen ise askeri ihracat izinlerindeki azalmaya rağmen sert açıklamalarda bulundu. Dağdelen „Komşu ülkelerini ateşe veren, bombalayan, işgal eden otokrat Erdoğan’a satılan her silah bir fazla demektir“ ifadelerini kullandı. Dağdelen, 2020’de Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin gaz arama faaliyetleri nedeniyle de tırmanan gerilime dikkat çekerek „Almanya’nın Türk Deniz Kuvvetleri’ni silahlandırmayı sürdürmesi skandal“ dedi ve Türkiye’ye askeri ihracatın yasaklanması yönündeki talebini tekrar etti.

Sol Parti ile iktidardaki Scholz hükümetinin koalisyon ortağı, geçen dönemde muhalefette bulunan Yeşiller, geçen sene, insan hakları ihlalleri, Doğu Akdeniz, Dağlık Karabağ, Libya ve Suriye politikası nedeniyle Türkiye’ye tam bir silah ambargosu uygulanması için Alman meclisine önerge sunmuşlardı. Önerge, Haziran 2021’de meclis genel kurulunda görüşülmüş ve reddedilmişti.

Alman Leopard 2A7 tipi tank

Alman Leopard 2A7 tipi tank

Türkiye tarafının kendilerine savunma alanında „örtülü ambargo“ uygulandığı yönündeki iddialarına da Sol Partili milletvekili Dağdelen „Devamlı satış izni çıktığı sürece hangi ambargodan bahsediliyor?“ sözleriyle tepki gösterdi.

Dağdelen’e göre, Altay tankı için işbirliği sağlanamamış olsa da ortaklıklar „el altından“ sürüyor. Sol Partili vekil, Savunma Sanayi Başkanlığı ve Roketsan tarafından modernize edilen, 2020’de kamuoyuna tanıtılan Leopard tanklarının yerli zırh modüllerindeki pek çok detayın, Alman savunma devi Rheinmetall’in İstanbul’daki yan kuruluşu IBD Deisenroth’un savunma sistemlerine çok benzediğini belirtiyor.

Almanya’da CDU/CSU ile SPD’den oluşan önceki Merkel koalisyonu görevi devretmeden hemen önce yaklaşık 5 milyar euroluk silah ve askeri teçhizat ihracatına daha onay vermiş, o son izinlerle birlikte 2021’de onaylanan silah ve askeri teçhizat ihracatının toplam hacmi 9 milyar euroya ulaşmış, bu da tepkilere neden olmuştu. Almanya’dan silah alan ülkelerin başında, insan hakları ihlallerinde bulunmakla suçlanan, Yemen ve Libya’daki çatışmalara müdahil olan Mısır geliyor. Önceki hükümetin devir teslimden hemen önce Mısır’a üç savaş gemisi ve 16 hava savunma sisteminin satışına da onay verdiğinin ortaya çıkması da sert tartışmalara neden olmuştu.

Almanya’da iktidardaki Sosyal Demokrat (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP), hükümet için bağlayıcılığı olan maddeleri de içeren yeni bir „Askeri ihracatı kontrol kanunu“çıkaracağını açıklamıştı. Bu çerçevede çalışmaların Perşembe günü başladığı duyuruldu. Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı Sven Giegold, kanunun hazırlanma sürecinin şeffaf ve sivil toplumun da katılımıyla yapılacağını söyledi. Yasal düzenlemenin hazırlığı kapsamında dün yapılan ilk toplantıya bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşları ile kiliselerden temsilcilerin katıldığı, 6 Nisan’da düzenlenecek ikinci etap görüşmelerde ise askeri alanda faaliyet yürüten şirketler ile sektöre dair işveren örgütlenmeleri temsilcileri ile bir araya gelineceği duyuruldu.

Elmas Topcu

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Empfohlene Beiträge