Bir çok anne-baba ve eğitimci çocukların çeşitli korkuları olduğunu bildikleri halde bunlar hakkında gerektiği kadar bilgili değiller dolayısıyla konuya gereken önemi vermiyorlar. Ancak onları önemsememek (özellikle de küçük yaşlardaki çocuklar için) çocukların ruh sağlıklarını tehlikeye atmak anlamına gelir.


Çocukların birtakım korkuları olması normal bir durum. Ancak bu korkuların sürekli ve yoğun bir şekilde hissedilmesinin gelişime zarar verdiğini akıllardan çıkarmamak gerekli. Bu nedenle bunların sebeplerini tespit etmek ve önlem almak çok önemli.

Konu hakkında yapılmış araştırmalar çocukların büyük çoğunluğunun gerçek tehlikelerden (deprem, sel, yangın…) değil (travma durumları hariç), olağanüstü varlıklardan (canavarlar, hayaletler…) korktuğunu ortaya çıkarmış. Uzmanlar bu tip korkuların görülmesinin en önemli sebebini çocukların gelişmiş hayal güçlerine bağlıyor ve durumun normal olduğuna işaret ediyorlar. Ancak bu korkulardan etkilenen çocukların da var olduğunu ve bunların gerçek dünya ile hayal dünyasını birbirinden ayıramadığını belirtiyorlar.

Korku ve keder sağlığı etkileyen duygulardandır. Korkulduğu vakit can vücudun dışarısından içeriye doğru hareket eder, korkmak kanı soğutur ve organları ısıtır. Bunun için insan tabiatı, bu halden uzak olmak ister. Korkmak, ümitsizlik ve üzüntü gibi duygular insan tenine soğukluk verir. Bundan dolayı kederlenen ve korkan kişinin benzi sarı olmaktadır. Her ikisinin de aşırısı tehlikelidir. Eğer keder ve korku haddinden çok olursa vücut ısısı hep yürek içine döner ve yürek kasılır, hararet yürek içerisinde bunalmaktadır.

Ve bizim yaptığımız nedir diye düşünecek olursak hayatımızın en büyük yanlışı geleceğimiz olan çocuklarımızın dünyasını korkular ile dolduruyoruz farkında olmadan;ebeveyn ve çevre faktörü ile yalan yanlış eksik bilgiler ile donanımlı olduğumuz için bunu onlara aktarmakta bir sakınca görmüyoruz örneğin öcü geliyor uyu , yemeğini ye yoksa köpek kovalar, gürültü yapma umacı gelir …….babadan kork , öğretmenden kork , komutandan kork , polisten kork , Allah tan kork , Günahtan kork , Patrondan kork,ölümden kork ……. ama mutlaka kork ve korku ister istemez hayatımızın bir parçası oluyor malesef rasyonel ve gerçekçi düşünmek yerine bastırlmış yüzleşilmemiş korkular ile düşünerek kendimize bir içinde yaşadığımız bir fanus oluşturuyoruz

“Başkalarını korkutmaya çalışan ve korkutanların kendileri daha çok korkarlar ve korktukça, korkularını yenmek için daha çok korkutmaya çalışırlar. Bu korku kısırdöngüsü böylece sürer. Gerçekten yürekli olanlar, ne başkalarını korkutmaya çalışır, ne kendileri korkarlar.”

Toplumsal korku, toplumun bir bölümünü ya da çoğunluğunu etkisi altına alarak ortaklaşa (anonim) korkular da oluşturur. Örneğin, dünyamız insanlarına benzeyen başka türlü yaratıkların başka gezegenlerden inerek dünyamızı zapt ve işgal edeceği üzerine ABD’de yapılan sürekli yayınlar, hatta bu konuda kurulan dernekler, yayınlanan sözde bilimsel dergiler, kitaplar ve çizgi romanlar ABD halkında öyle bir ortaklaşa korku yaratmıştı ki, OrsonWelles’in bir radyo programına özgünlük olsun diye “Şu anda dünyamıza Merih insanları inmiş bulunuyor!” diye başlamış olması Amerikan halkında çok büyük korku (panik) yaratmış ve bu korkunun etkisiyle kurtuluş için evlerinden bilinmeyenlere doğru kaçanlar, toplumsal ortaklaşa korkunun bir tarihsel olgusunu vermişlerdi. Merih insanlarının dünyamızı işgal edeceği korkusunun uyanabilmesi için o toplum insanlarının kurgubilimsel romanlarla, filmlerle ve az çok teknikle yakınlığı, ilişkisi olması gerekir. Bu yüzden geri kalmış toplum insanları, Amerikalıların Merih insanlarından korkusunu gülünç bulabilirlerken, kendilerinin başka toplumsal ortaklaşa korkular içinde yaşadıklarını ayırt etmezler.

Korkmamalıyım.. Korku akıl katilidir.. korku toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür.. korkularımla yüzleşeceğim üzerimden ve içimden geçip gitmesine izin vereceğim. ve geçip gittiği zaman gittiği yolu görmek için iç gözümü ona çevireceğim. korkunun gittiği yerde hiçbir şey olmayacak.yalnızca ben kalacağım.”

Korku bir tek şeyle yenilir: Bilgi ve mücadele ile

“Korkunun kaynağı gelecekte yatar. Kim gelecekten kurtulmuşsa, korkacak hiçbir şeyi yoktur.”
Milan Kundera

Ölüm korkusunu aşmadıkça insan için özgürlük yoktur. Ama intihar ile değil. Bu korkuyu aşmak için kendini bırakmamak gerekir. Hiç burukluk duymadan, korkmadan ölebilmeli.” Albert Camus

“Korku, yalan doğurur.”
Fyodor Dostoyevski

“Korkarak yaşıyorsan sadece hayatı seyredersin.”
Friedrich Nietzsche

Son olarakda Mehmet Akif Ersoy yun yazdığı Milli Marşımız diyor ki :

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

Burhan GÜLERYÜZ

Tavsiye Edilen Yazılar