Atina Ege Adaları’nı silahlandırmama yasağını deliyor

Yunanistan, yıllardır Ege Adaları’nın silahsızlandırılması yasağını ihlal ediyor. Bu ihlal, 1960’lara kadar dayanıyor.

Limni, Midilli, Rodos, Sakız, Sisam ve İstanköy gibi adalarda on binlerce silahlı kuvvet bulunduruyor. Bu adaların silahsızlandırılması hala yürürlükte olan Lozan ve Paris anlaşmalarının teminatı altında.

Ancak, Yunanistan bu adalara bilinçli olarak bina inşa ediyor, yerleşimcilerin sayılarını artırıyor. Amaç, adaların kara sularında söz sahibi olmak. Konu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da gündeminde. 

“Orada 23 ada var. Bunlardan 16’sında silahlandırma var” diyen Akar, Yunanistan’ın askerden arındırılmış adaları anlaşmalara aykırı olarak silahlandırmasını eleştirdi.

Anlaşmazlıkların çözümü için başvurulacak merci Uluslararası Adalet Divanı

Uluslararası hukuka uyulmasını isteyen Akar, “Her şey sizin istediğiniz gibi olmaz” dedi.

Türkiye ve Yunanistan’ın Ege Denizi konusundaki anlaşmazlıkların çözümü için başvuracağı merci Uluslararası Adalet Divanı.

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enis Tulça, “Yunanlar diyor ki bir tek kıta sahanlığı ve Kardak için divana gideriz. Türkiye diyor ki kara suları meselesi var, 12’ye çıkarmaman lazım. Hava sahan 10 mil, aşağısı 6 mil. Bu da uygunsuz. 4 mil, ben tanımıyorum. Adaları silahlandırmışsın, bütün bunlar için de gitmemiz lazım diyor” dedi.

Yunanistan’ın birçok alandaki ihlalini kabullenmemesi, bu yolun da tıkanmasına neden oluyor.

Kaynak: TRT Haber

Ürdün’den İsrail’in ilhak planına tepki: İki devletli çözüm ihtimalini ortadan kaldırır

Ürdün resmi ajansı PETRA’ya konuşan Safedi, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören iki devletli çözümün bölgedeki çatışmaların çözümü ve bölgede kapsamlı bir barışın tesisinin şartı olduğunu söyledi.

İsrail’in yasa dışı dayatmalarla söz konusu çözüm yollarını baltaladığını belirten Safedi, bu tür adımların insanların kabul edebileceği kalıcı bir barışı elde etme şansını öldürdüğünü ifade etti.

“İlhak, iki devletli çözüm ihtimalini ortadan kaldırır”

Safadi, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ülkesinin, Arap ülkeleriyle koordinasyon halinde uluslararası toplumla birlikte çalışmaya devam edeceğini vurguladı.

“İsrail’in Ürdün Vadisi’ni ilhakı, iki devletli çözüm ihtimalini ortadan kaldırır.” ifadeleriyle uyarıda bulunan Safedi, barış yolunun açık ve net olduğunu, bunun da “işgalin sona ermesinin yanı sıra iki devletli çözüm temelinde uluslararası kararlara uygun bağımsız bir Filistin devletinin kurulması olduğunu” vurguladı.

21 Ocak Salı günü Batı Şeria’daki Ürdün Vadisi’ne giden Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz, 2 Mart’taki seçimleri kazanması halinde Filistin toprağı olan bölgeyi “İsrail’e ilhak edeceğini” söylemişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 17 Eylül 2019’da yapılan seçimler öncesi Ürdün Vadisi ve Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin İsrail’e ilhakını vadetmişti.

Kaynak: AA

Libya’da Hafter güçleri ateşkes ihlallerine devam ediyor

Berlin Konferansı’nda Libyalı tarafların “sahadaki ateşkese bağlı kalacağı” vaadinde bulunmasına rağmen Trablus’ta yine gün boyunca patlama sesleri duyuldu.

Uluslararası meşruiyete sahip Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı güçlerin yürüttüğü Burkan el-Gadab Operasyonu Sözcüsü Abdulmalik el-Medeni, Hafter milislerinin başkentin güneyindeki Hallatat cephesinde sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun saldırı düzenleyerek ateşkesi ihlal ettiklerini ancak durumu kontrol altına aldıklarını söyledi.

Hafter ile UMH güçleri arasında çatışmalar yaşanıyor

Hafter milislerinin Trablus’un güneyindeki Remle bölgesinde bulunan havalimanı köprüsü mevkiinde “toparlanmaya ve ilerlemeye çalıştıklarını” ifade eden Medeni, ancak bu hamlelere izin vermedikleri ve söz konusu milislerin UMH güçlerince püskürtüldüğü bilgisini paylaştı.

Medeni ayrıca Hafter milislerinin havan ve top atışını etkisiz hale getirmek için ara ara çatışmalar yaşandığını aktardı.

Libya’daki taraflar ve uluslararası toplum 19 Ocak Pazar günü Almanya’nın başkenti Berlin’de toplandığı sırada da Hafter’e bağlı milisler, Trablus’un güneyindeki Hallatat bölgesinde düzenledikleri havan atışıyla ateşkesi ihlal etmişti. Hafter milislerinin havan saldırısında petrol tankerleri isabet almış ve yangın çıkmıştı.

Kaynak: AA

Trump, “Yüzyılın Anlaşması” planını salı gününden önce duyuracak

Florida’ya giderken uçakta basın mensuplarına gündeme ilişkin açıklamalar yapan ABD Başkanı Donald Trump, “Yüzyılın Anlaşması” olarak bilinen Ortadoğu Barış Planı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun salı günü yapacağı ziyarete atıf yapan Trump, “Bu ziyaretten kısa bir süre önce bu planı açıklayacağız. Filistinlilerle de kısaca görüştüm. Fakat zaman içinde onlarla da konuşacağız. Anlaşmada Filistinlilere birçok teşvik sunuluyor. İlk başta olumsuz tepki vereceklerine eminim fakat bu anlaşma onlar için aslında çok olumlu.” diye konuştu.

Trump ve Netanyahu görüşmesi 28 Ocak’ta

Söz konusu anlaşmanın çok zor bir anlaşma olduğuna dikkati çeken Trump, “Anlaşmaları yapmayı severim. Bu da çok büyük ve gerçekten işe yarayacak bir anlaşma.” ifadesini kullandı.

Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz’ın ABD yönetimiyle “Yüzyılın Anlaşması” planını görüşmek üzere 28 Ocak Salı günü Washington’da olacağı belirtilmişti.

“Yüzyılın Anlaşması” planı

ABD Başkanı Trump’ın İsrail-Filistin meselesine “çözüm bulmak” amacıyla hazırladığı öne sürülen “Yüzyılın Anlaşması” planının detayları netleşmese de uluslararası basında, buna ilişkin bazı bilgiler yer alıyor.

Haberlere göre, anlaşma, Kudüs’ün tamamının İsrail’e bırakılması ve Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi Filistinlilerin aleyhine maddeler içeriyor.

Planda, İsrail’in topraklarından sürdüğü 6 milyona yakın Filistinli mültecinin dönüş hakkına ise değinilmediği dile getiriliyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın “yüzyılın şamarı” olarak nitelendirdiği planın, bazı ekonomik yardımların dışında Filistin halkı lehine hiçbir şey içermediği ifade ediliyor.

İsrail’de bir yılı aşkın süredir devam eden koalisyon krizi nedeniyle söz konusu planın detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

Kaynak: AA

Fransız bakan, polisin eylemlerdeki şiddetini inkar etti

Fransa İçişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Nunez, BFMTV kanalında yaptığı açıklamada, polisin eylemlerde “hata” yapabileceğini, hata yapması halinde de hakkında soruşturma açılacağını veya cezalandırılacağını söyledi.

“Polis elbette şiddetli değil. Devlet şiddeti meşru bir şiddet. Polis ancak saldırıya uğradığı zaman şiddete başvurur. Polisin hangi şartlarda şiddet uygulayabileceği bellidir. Bunun adı yasal şiddettir.” değerlendirmesinde bulunan Nunez, “polis şiddeti” kavramını kullanmanın doğru olmadığını kaydetti.

Fransa’da emeklilik reformuna karşı meşaleli gösteri

Fransa’da binlerce kişi, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin emeklilik reformuna karşı meşalelerle gösteri düzenledi.

Birçok sendikanın çağrısıyla Paris’te göstericiler, emeklilik reformuna karşı tepkilerini bir kez daha dile getirmek için taşıdıkları meşalelerle Nation Meydanı’ndan Republique Meydanı’na kadar yürüdü.

Reformun geri çekilmesini isteyen eylemciler, Macron ve reform karşıtı pankartlar taşıdı ve sloganlar attı.

Son 34 yılın en uzun süren grevleri 

Dijon, Rouen, Lyon Nantes, Bordeaux, Strasbourg ve Rennes gibi kentlerde meşaleli eylemler yapıldı.

Emeklilik reformu ülkede bir süredir toplumsal sorunlara neden oldu. Reforma karşı 5 Aralık 2019’dan bu yana devam eden grevler, son 34 yılın en uzun süren grevleri oldu. Grevlere protesto gösterileri eşlik etti ve eylemler zaman zaman şiddete dönüştü.

Macron yönetimi reformun hayata geçirilmesi, sendikalar ise geri çekilmesi konusunda ısrar ediyor.

Geçen hafta grevler dolayısıyla Fransa Ulusal Demir Yolları Şirketi’nin (SNCF) 850 milyon euro, Paris ve çevresinde toplu taşımayı düzenleyen RATP şirketinin ise 250 milyon euro zarar ettiği belirtilmişti. Paris’teki restoran ve otellerin uğradığı maddi zararın da 740 milyon euro olduğu kaydedilmişti.

Son 1 yılda 1 kişi öldü, 26 kişi gözünü kaybetti, 5 kişinin eli koptu, 500 kişi yaralandı

17 Kasım 2018’de başlayan sarı yeleklilerin gösterileri ve 5 Aralık’tan bu yana Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin emeklilik reformuna karşı farklı günlerde yapılan eylemlerde polisin protestoculara ve gazetecilere uyguladığı şiddet tartışma konusu oluyor.

Son 1 yılda düzenlenen gösterilerde, polis müdahalesi sonucu 1 kişi öldü, 26 kişi gözünü kaybetti, 5 kişinin eli koptu, yaklaşık 500 kişi ise yaralandı.

Ulusal Polis Soruşturma Birimi (IGPN), geçen yıl polisin eylemlerde şiddet uyguladığı şüphesiyle 313 adli soruşturma başlattı.

Paris Savcılığı da 9 Ocak’ta Paris’teki eylemde polisin göstericilere uyguladığı şiddet olaylarına ilişkin 3 soruşturma açtı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 14 Ocak’ta yaptığı açıklamada, bazı polislerin kabul edilemez davranışlarda bulunduğunu ancak tüm polislerin eylemcilere şiddet uyguladığını söylemenin doğru olmadığını belirtti.

Bu arada, AA Foto Muhabiri Mustafa Yalçın, 5 Aralık’ta Paris’teki emeklilik reformu protestolarını takip ederken Fransız polisinin kullandığı plastik bomba gözüne isabet etti.

AA Foto Muhabiri Dursun Aydemir de Paris’te 9 Ocak’taki gösteride, polisin attığı gaz kapsülünün bacağına isabet etmesi sonucu yaralandı.

Kaynak: AA

Merkel: Suriye’de yapılan hatalar Libya’da tekrarlanmamalı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’na katıldı.

Yaptığı konuşmada, Avrupa’da 75 yıllık bir barış döneminin bulunduğuna dikkat çekerek, ”Ancak dünyanın tüm bölgeleri o kadar şanslı değil. Suriye gibi bir ülkede nüfusun yarısı kaçmak durumunda kalıyorsa barış süreçlerini devam ettirmek için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerektiğini söyleyebiliriz” dedi.

“İstikrar için Libya’ya dışarıdan silah girmemeli”

Berlin’de gerçekleştirilen Libya Konferansı’nın, siyasi sürecin başlatılması yönünde önemli bir adım olduğunu anlatan Merkel, Libya’da yaşayanların durumlarını iyileştirme çalışmalarının öneminden bahsetti ve ”Suriye’de yapılan hatalar Libya’da tekrarlanmamalı” dedi.

Merkel, Suriye’deki gibi vekalet savaşı olmaması ve istikrar için Libya’ya dışarıdan silah girmemesi gerektiğini de söyledi.

Orta Afrika’daki ülkelerin fakirlik ve güvenlik sıkıntılarına da dikkati çeken Merkel, ”Nijer, gelirinin yüzde 30’unu güvenliğe ayırmak zorunda kalıyor biz ise yüzde 2 savunma harcamalarına ayırıyoruz. Güvenlik olmadan kalkınma olmaz, kalkınma olmadan da güvenlik olmaz” diye konuştu.

600 milyon euro sözü

Şansölye Angela Merkel, iklimin korunmasının önemine değinerek, ”Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşma sorunu tüm kıta için ölüm kalım meselesi olabilir” dedi.

Merkel, Çin’in Afrika’da da çok aktif olduğunu anlatarak, şöyle konuştu:

”AB ve Çin, Afrika ülkelerinin kendilerini geliştirmeleri için ortak standartlar bulabilir. Çin ile iş birliğine ek olarak, Afrika ile daha yakın iş birliği, 2020’nin ikinci yarısında Almanya’nın AB Dönem Başkanlığının odak noktalarından biri olmalıdır.”

Angela Merkel ayrıca Almanya’nın Küresel Aşılama ve Bağışıklama İttifakı (GAVI) için 600 milyon euro daha sağlayacağı sözünü verdi.

Kaynak: AA

Gürcistan’dan NATO desteği için Türkiye’ye teşekkür

Gürcistan Dışişleri Bakanı Davit Zalkaliani, Twitter’dan Gürcistan’ın NATO üyeliği için yorulmadan çabaladığını açıkladı.

Bu süreçte Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun desteğini hatırlatan Zalkaliani, “Sevgili Mevlüt Çavuşoğlu, NATO üyeliği konusundaki amansız çabalarında Gürcistan’a cesaret verici desteğiniz için teşekkür ederiz. Mevcut zorluklar göz önünde bulundurulduğunda desteğiniz daha da önemli hale geliyor. NATO üyeliği için seçilen yolu sıkıca takip ediyoruz” dedi.

“Gürcistan gibi bir NATO müttefikine ihtiyacımız var”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da İsviçre’nin Davos kasabasında Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen “NATO’nun Geleceği” başlıklı oturumda yaptığı konuşmada şunları söylemişti:

“Gürcistan’ı neden davet etmediğimizi anlayamıyorum. NATO üyesi olarak biz Rusya ile görece iyi ilişkilere sahip olduğumuz için eleştiriliyoruz ama Batılı dostlarımız Rusya’yı provoke etmeme bahanesiyle Gürcistan’ı davet etmek üzere anlaşmıyor. Gürcistan’ın bize, bizim de Gürcistan gibi bir NATO müttefikine ihtiyacımız var.”

Kaynak: AA 

Dünya Sağlık Örgütünden koronavirüs açıklaması

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Komitesi, Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve ülke geneline yayılan yeni tip koronavirüs ile ilgili Cenevre’de bugün gerçekleştirdiği toplantının ardından basın açıklaması yaptı.

Komite Başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, koronovirüsle ilgili “uluslararası kamu sağlığı acil durumu” ilan etmek için erken olduğunu söyledi.

DSÖ’nün virüsle ilgili gelişmeleri yakından izlediğini belirten Tedros, “Bugün acil durum ilan etmememiz, DSÖ’nün olayı ciddi bulmadığı veya ciddiye almadığı anlamına gelmiyor” dedi.

Kaynak: AA

FETÖ firarisi Arif Erdem ABD’de görüntülendi

Arif Erdem, FETÖ’nün futbol yapılanmasında yer alıyor, aynı zamanda ByLock kullanıcısı.

FETÖ elebaşıyla sürekli irtibat halinde olduğu, cep telefonundan 289 kez görüştüğü, hakkındaki iddianamede yer almıştı.

Erdem’in sık sık Pensilvanya’ya gittiği, dünya kupasından milli takımın aldığı teşvik primlerini FETÖ elebaşına götürdüğü de belgelenmişti.

 

 

TRT Haber ekibi tarafından saniye saniye kaydedildi

Silahlı terör örgütüne üye olmakla suçlanan Erdem, İpsala Sınır Kapısı’nı kullanarak Yunanistan’a kaçmış, Türkiye’den çaldığı paralarla ABD’ye yerleşmişti. Lüks bir yaşam süren Arif Erdem’i TRT Haber ekibi görüntüledi.

Erdem eşiyle birlikte lüks bir restorandan çıkıyor, kayıtlara göre yakın zamanda aldığı son model lüks aracıyla oradan ayrılıyor. O anlar TRT Haber ekibi tarafından saniye saniye kaydedildi.

Arif Erdem'in kullandığı araç

[Arif Erdem’in kullandığı araç]

ABD’de yaşayan bir diğer FETÖCÜ Hakan Şükür de geçtiğimiz günlerde dolandırıldığı yalanına sığınıp, taksicilik yaptığı iddia edilen bu görüntülerle gündeme gelmişti.

Kaynak: TRT Haber

Netanyahu Yüzyılın Anlaşması’nı görüşmek için Washington’a gidecek

ABD Başkanı Yardımcısı Mike Pence, 5. Dünya Holokost Forumu’na katılmak için geldiği Batı Kudüs’teki ABD’nin İsrail Büyükelçiliğinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştü.

Görüşme öncesi yaptığı açıklamada Pence, “Başkan Donald Trump, bölgesel meseleler ve kutsal topraklardaki barış olasılığını görüşmek üzere Başbakan Netanyahu’yu Beyaz Saray’a davet etmemi istedi” dedi.

Netanyahu’nun kendisinden Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz’ı da Beyaz Saray’a davet etmesini istediğini belirten Pence, şöyle konuştu:

“Benny Gantz’a da daveti ilettim o da gelecek hafta Beyaz Saray’da Başkan (Trump) ve Başbakan’a (Netanyahu) katılmayı kabul etti.” 

Görüşme 28 Ocak’ta

Netanyahu da Trump’ın Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak kabul ettiğini, işgal altındaki Suriye toprağı olan Golan Tepeleri’nin “İsrail’e ilhakını” tanıdığını hatırlatarak, ülkesinin ABD Başkanı’ndan “daha iyi bir dostu” olmadığını söyledi.

Trump’ın davetine de değinen Netanyahu, “Bu davetle Başkan’ın (Trump) İsrail’e barış ve güvenlik vermeyi amaçladığını düşünüyorum. Beyaz Saray’da böylesine bir arkadaşımız varken, ABD’nin böylesine desteği varken, İsrail’de barış ve güvenliğin elde edilmesi için bu tarihi seçeneği kaçırmamalıyız” dedi. 

İsrail basını, ismi açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, Netanyahu ve Gantz’ın ABD yönetimiyle “Yüzyılın Anlaşması” planını görüşmek üzere 28 Ocak Salı günü Washington’a gideceğini yazmıştı.

Yüzyılın Anlaşması planı

ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail-Filistin meselesine “çözüm bulmak” amacıyla hazırladığı öne sürülen “Yüzyılın Anlaşması Planı”nın detayları netleşmese de uluslararası basında, buna ilişkin bazı bilgiler yer alıyor.

Haberlere göre, anlaşma, Kudüs’ün tamamının İsrail’e bırakılması ve Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi Filistinlilerin aleyhine maddeler içeriyor.

Planda, İsrail’in topraklarından sürdüğü 6 milyona yakın Filistinli mültecinin dönüş hakkına ise değinilmediği söyleniyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın “yüzyılın şamarı” olarak nitelendirdiği planın, bazı ekonomik yardımların dışında Filistin halkı lehine hiçbir şey içermediği ifade ediliyor.

İsrail’de bir yılı aşkın süredir devam eden koalisyon krizi nedeniyle söz konusu planın detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

Kaynak: AA