Birlik partileri başbakan adayını belirlemeye çalışıyor

Almanya’da 26 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde, iktidardaki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin başbakan adayının belirleneceği mücadelede sona yaklaşılıyor. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet’in yanı sıra Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) lideri Markus Söder de iki partinin ortak başbakan adayı olmayı istediklerini açıklamıştı.

Başbakan Angela Merkel’in partisi CDU’nun yönetim kurulu yaklaşık altı saat süren görüşmelerin ardından sabaha karşı parti lideri Laschet’in başbakan adaylığına desteğini açıkladı.

Çevrim içi olarak düzenlenen olağanüstü toplantıda yapılan gizli oylamada, seçme hakkı olan 46 üyeden 31’i CDU Genel Başkanı Laschet’ten yana oy kullandı. Oylamada 9 üye CSU lideri Söder’in adaylığını desteklerken, 6 üye ise çekimser kaldı.

CDU’nun verdiği bilgilere göre, bu oylama sonucu Laschet’e desteğin yüzde 77,5, Söder’in adaylığına desteğin ise yüzde 22,5 olduğunu gösteriyor.

Kesin kararın bugün verilmesi bekleniyor

CSU lideri Söder, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada başbakan adaylığı konusunda kararı CDU’ya bıraktığını açıklamış ve “CSU da, ben de karara saygı duyacağım” demişti. CDU içinde de Genel Başkan Laschet yerine Söder’in adaylığını destekleyenler bulunuyor. Bu nedenle oylamanın sonucu başbakan adayı konusundaki kararın verildiğine işaret etse de karar henüz kesinlik kazanmış değil.

CDU/CSU Federal Meclis grubunun bugün öğleden sonra yapacağı toplantıdan çıkacak sonucun başbakan adaylığı konusuna açıklık getirmesi bekleniyor.

CDU/CSU meclis grubu Başkan Vekili Thorsten Frei, bugün yapılacak grup toplantısında başbakan adayının kesinleşmesinin beklediğini söyledi. Frei Deutschlandfunk radyosuna yaptığı açıklamada, parti yönetimin aldığı karara işaret ederek, “Bu en azından açık bir mesaj, bu nedenle bugün iki parti arasında önceden belirlendiği gibi bu meseleye uzlaşma yoluyla açıklık getirilmesini bekliyorum” şeklinde konuştu.

Söder’i destekleyenler 

CDU/CSU meclis grubunda geçen hafta yapılan toplantıda Söder’e desteğini açıklayanlar çoğunluğu oluşturmuştu.

CDU yönetiminin dün akşam yaptığı toplantıda da, Saksonya-Anhalt Başbakanı Reiner Haseloff’un Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde parti tabanının Söder’i desteklediğini söylediği aktarıldı. Berlin eyaletinin de Söder’den yana tavır aldığı belirtildi.

CDU Genel Başkanı ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Laschet’in ardından, CSU lideri ve Bavyera Eyaleti Başbakanı Söder’in de yaklaşık 10 gün önce başbakan adayı olmak istediğini açıklamasıyla iki siyasetçi arasında mücadele başlamıştı. Söder, kamuoyu yoklamalarında Laschet’e kıyasla daha iyi puan aldığını vurgulayarak sonbaharda yapılacak genel seçimlerde başarı şansının daha iyi yüksek olduğuna dikkat çekiyor. CDU ve CSU geleneksel olarak genel seçimlere ortak bir başbakan adayı ile giriyor, genellikle de başbakan adayı CDU’dan seçiliyor.

Seçimlere yaklaşık beş ay kala başbakan adayının hâlâ belirlenememiş olması, Hristiyan Birlik partileri üzerinde baskı yaratıyor. Kamuoyu yoklamalarına göre CDU/CSU’nun ardından ikinci sırada yer alan Yeşiller dün başbakan adayının Eş Genel Başkan Annalena Baerbock olduğunu açıkladı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise adayının Olaf Scholz olduğunu çok daha önceden duyurmuştu. 16 yıldır başbakanlık görevini yürüten Angela Merkel ise sonbaharda siyasete veda etmeye hazırlanıyor.

dpa/JD,TY

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Hristiyan Birlik partilerinin başbakan adayı belli oldu

Bir süredir Almanya Başbakanlığı için ortak aday konusunda uzlaşı arayışında olan Hristiyan Birlik (CDU / CSU) partileri cephesinden beklenen açıklama geldi. Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi lideri ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, adaylığını geri çektiğini açıkladı. Rakibi Hristiyan Demokrat Parti (CDU) lideri Armin Laschet’in adaylığını kabul ettiğini ifade eden Söder, “Verdiğim söz hala geçerli” diye konuştu.

Pazartesi günü düzenlenen olağanüstü çevrimiçi toplantı öncesi Söder, başbakan adaylığı konusunda kararı CDU’ya bıraktığını açıklamış ve “CSU da, ben de karara saygı duyacağım” demişti. 

Böylece 26 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde CDU ve CSU’nun ortak adayı olarak Armin Laschet başbakanlık için yarışacak.

Deutschland Markus Söder

Markus Söder, adaylıktan çekildiğini açıkladı.

Başbakan Angela Merkel’in partisi CDU’nun yönetim kurulu yaklaşık altı saat süren görüşmelerin ardından sabaha karşı parti lideri Laschet’in başbakan adaylığına desteğini açıklamıştı.

Toplantıda yapılan gizli oylamada, seçme hakkı olan 46 üyeden 31’i CDU Genel Başkanı Laschet’ten yana oy kullandı. Oylamada 9 üye CSU lideri Söder’in adaylığını desteklerken, 6 üye ise çekimser kalmıştı.

Oylama sonucunun Laschet’e desteğin yüzde 77,5, Söder’in adaylığına desteğin ise yüzde 22,5 olduğunu gösterdiği belirtilmişti.

DW,dpa,rtr/SÖ,TY

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Hanau kurbanına Medeni Cesaret Madalyası

2020 yılının Şubat ayında Almanya’nın Hessen eyaletinde bulunan Hanau’daki ırkçı saldırıda hayatını kaybeden Vili Viorel Pãun, Hessen Medeni Cesaret Madalyası’na layık görüldü. Pãun, faili ilk saldırının gerçekleştiği yerden ikinci yere kadar arabasıyla takip etmiş, ikinci mekanın önünde saldırgan tarafından vurulmuştu. Saldırgan, iki saldırıda toplam 9 kişiyi öldürmesinin ardından evinde annesini de öldürerek intihar etmişti.

Hessen Eyaleti Başbakanı Volker Bouffier “Vili Viorel Pãun, özveri, cesaret ve azimle, diğerleri için uğraştı. Bu nişan, ailesine kaybettikleri oğullarını geri getirmez ancak oğullarının cesaretini takdir etmek içindir” diye konuştu.

Pãun’un saldırı gecesi kararlı bir şekilde diğerlerini savunmaya ve hayatları kurtarmaya uğraştığını söyleyen Bouffier madalyanın “herkesin iyiliği uğruna fedakar ve cesur bir biçimde müdahalede bulunmayı” takdir etmek için verildiğini belirtti.

Hessen eyaleti 2009 yılından beri eyalet anayasasının değerlerini savunurken ya da acil durumlarda başkalarına destek sağlarken zararı ya telikeyi göze alan kişilere Medeni Cesaret Madalyası veriyor. Madalya çok özel durumlarda hayatını kaybeden kişilere veriliyor.

Aile, polisi suçlamıştı

Vili Viorel Pãun’un ailesi, saldırının ardından polisi suçlamıştı. Mobil veriler, genç adamın saldırganı takip ettiği esnada, polis acil hattını defalarca aradığını ancak sonuç alamadığını ortaya koymuştu.

Hessen Eyaleti İçişleri Bakanı Peter Beuth ise saldırının yıl dönümünde Hanau’daki polisin acil arama hattının o gece sadece sınırlı sayıda aramaya dönebildiğini kabul etmiş ve polisin ilk acil aramadan birkaç dakika sonra olay yerine intikal ettiğini eklemişti.

EPD / AI, EC

@Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya’da Yeşiller başbakan adayını belirledi

Almanya’da Yeşiller Partisi’nin başbakan adayı belli oldu. 26 Eylül’de başbakanlık koltuğu için partinin Eş Genel Başkanı Annalena Baerbock yarışacak. Yeşiller’in Eş Genel Başkanı Robert Habeck, başbakan adaylarını Berlin’de düzenlenen basın toplantısında Baerbock’la birlikte açıkladı. “Almanya başbakanlığı için net bir fikirleri olduğunu” ifade eden parti Eş Genel Başkanı, önceliklerinin vaatten ziyade “değişim” olduğunu vurguladı.

“İklim koruma bizim zamanımızın, benim jenerasyonumun görevi”’ diyen Baerbock, göreve gelecek yeni hükümetin Paris İklim Anlaşması’nın yükümlülüklerini yerine getirmek için iklim korumayı her alanda kriter haline getirecek bir politika izlemesi gerektiğini savundu. 

2018 yılından bu yana Habeck’le birlikte partinin eş genel başkanlığı görevini yürüten Baerbock, hukuk öğrenimi gördü. 40 yaşındaki politikacının parti içinde güçlü bağlantıları bulunuyor. Baerbock, Yeşiller’in iklim uzmanı olarak öne çıkıyor.

Hristiyan Birlik cephesinde henüz uzlaşı yok

Diğer yandan iktidardaki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri başbakan adayını henüz belirleyemedi.

Eylül’de koltuğunu devredecek olan Başbakan Angela Merkel’in yerine Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin liderliğine seçilen Armin Laschet ile Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) lideri, Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder başbakan adaylığına talip olduklarını açıklamıştı. CDU lideri Laschet, ortak aday konusunda bir uzlaşıya varmak adına harekete geçen parti yönetiminin güncel durumu ele almak üzere Pazartesi akşamı bir özel oturum düzenleyeceğini açıkladı. Rakibi Söder’in de düzenlecek dijital oturuma davet edildiğini belirten Laschet, “Şu anda mümkün olduğunca fazla diyalog halinde olmalıyız. Bu yüzden de oturuma Markus Söder’i de davet ettim” diye konuştu. CDU lideri, oturumda kardeş partiler arasındaki mevcut belirsizliğin nasıl hızlıca çözüme ulaştırılabileceğine ilişkin de bir öneride bulunacağını söyledi. 

Deutschland, Berlin | Armin Laschet und Markus Söder

Kardeş partiler CDU/CSU henüz ortak aday konusunda uzlaşmaya varamadı.

Kardeş partiler CDU ile CSU, başbakan adaylarını birlikte belirleyerek, ortak adayla seçimlere giriyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, 26 Eylül’de yapılacak seçimlerle birlikte siyasete veda edeceğini, bir daha başbakanlığa aday olmayacağını açıklamıştı.

DW, AFP / SÖ,TY

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Steinmeier: Acısını bastıran toplum bundan zarar görür

Almanya’da korona pandemisinde  hayatını kaybedenleri anmak için başkent Berlin’de resmi tören yapıldı. 

Berlin’deki anma Kaiser Wilhelm Anma Kilisesi’nde düzenlenen ayinle başladı. Pandemi koşulları nedeniyle sınırlı sayıda kişinin alındığı ayine yakınlarını kaybeden beş kişinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Başbakan Angela Merkel, Federal Meclis Başkanı Wolfgang Schäuble, Federal Eyalet Temsilcileri Meclisi Başkanı Reiner Haseloff ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Stephan Harbarth katıldı.

Ardından Konzerthaus Berlin’de resmi tören düzenlendi. Cumhurbaşkanı Steinmeier törende bir konuşma yaptı. Her gün açıklanan ölüm sayılarına bakarak değerlendirmeler yapıldığını söyleyen Steinmeier “Ama izlenimim o ki, toplum olarak tüm bu sayıların ardında insanların olduğu konusunda yeterince bilinçli olmuyoruz” dedi.

Coronavirus | Berlin Gedenken für Covid-Opfer | Bundespräsident Steinmeier und Merkel

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier (solda) ve Başbakan Merkel (en sağda)

Steinmeier konuşmasında vefat eden yakınlarıyla vedalaşamayan insanlara değindi. Acının ve ölümün kamusal alanda görünür hale gelmediğini belirten Steinmeier “ölüm acısını bastıran bir toplumun bundan zarar göreceğini” belirtti.

Acıyı ve öfkeyi ifade etmek gerektiğini belirten Steinmeier geleceğe bakmak gerektiğini vurguladı. Steinmeier “İleriye doğru giden yol için, yürümek istediğimiz ve ancak birlikte olursak yürüyeceğimiz pandemiden çıkış yolu için bir kez daha güç toplayalım” ifadelerini kullandı.

Pandemi süresince gece gündüz yoğun bir mücadele veren sağlık personeline de teşekkür eden Steinmeier “Fedakar bir biçimde kendilerini adamaları karşısında saygıyla eğiliyoruz” diye konuştu.

Robert Koch Enstitüsü’nün verilerine göre Almanya’da koronavirüs pandemisinde hayatını kaybedenlerin sayısı 79 bin 914. Bugün sadece başkentte değil Almanya’nın çeşitli kentlerinde de kilise ve dini cemaatlerin katılımıyla törenler düzenleniyor. Eyalet başbakanları da Cuma günü bir çağrı yaparak vefat edenlerin pencerelerde mum yakarak sembolik olarak anılmasını istemişti.

epd, KNA / EC, HT

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Çocuk ve gençlerde psikolojik rahatsızlıklar arttı

Alman Die Welt gazetesinin haberine göre, Almanya’da pandemi döneminde psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle hastanelerin acil servislerine başvuran çocuk ve gençlerin sayısı artış gösterdi.

Gazetenin çocuk ve genç psikiyatri kliniklerinin verilerine dayanarak hazırladığı haberine göre, özellikle 2020’nin son çeyreğinde ağır depresyon, kaygı bozukluğu, akut intihar tehlikesi ve diğer piskolojik rahatsızlıklarda artış kaydedildi.

Konuyla ilgili olarak Die Welt’e değerlendirmelerde bulunan Tübingen Üniversitesi Çocuk ve Genç Psikiyatri Kliniği Başkanı Prof. Tobias Renner, 2020’nin son çeyreğinde acil servise hiç olmadığı kadar çok başvuru yapıldığını söyledi. Acile yatışı yapılan hastaların sayısının yüzde 30 arttığını ifade eden Renner, “Yatarak tedavi gören çocuk ve gençlerin yüzde 86’sı akut bir kriz anında geldi” dedi. “Akut” durumların çoğunun intihar tehlikesi ile ilişkili olduğunu belirten Renner, acil olarak müdahale edilmesi gereken anoreksiya nervoza vakalarında ise bir önceki seneye göre “yüzde 100” artış olduğunu ifade etti.

Yeme bozuklukları arttı

Offenburg Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Kliniği Başhekimi Reta Pelz ise “Ocak ayından bu yana yüzde 100,120 doluluk yaşıyoruz” diyerek, “Ağır bir üzüntü halinden çıkamayan, yaşamaya devam etmek için bir neden görmeyen, gelecek perspektifi geliştiremeyen çocukların sayısının arttığını gözlemliyoruz” gözlemini paylaştı. Pelz sözlerine, “Özellikle genç kızlarda yeme bozukluklularının arttığını görüyoruz. 2020’den 2021’e bu sayı iki katına belki de üç katına çıktı. Yatarak tedavi görenlerin yüzde 40’ını bu hastalar oluşturuyor” şeklinde sürdürdü.

Berlin, Leipzig, Münih, gibi büyük şehirlerde bulunan klinikler de gazeteye benzer açıklamalarda bulundu.

KNA / BÖ,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Merkel, AstraZeneca aşısı oldu

Almanya Başbakanı Angela Merkel, başkent Berlin’deki bir askeri sağlık merkezinde ilk doz Covid-19 aşısını yaptırdı.

Açıklamaları hükümet sözcüsü Steffen Seibert tarafından Twitter’da kamuoyuna duyurulan 66 yaşındaki Merkel, “AstraZeneca aşısını yaptırdığım için mutluyum. Aşı kampanyasına dahil olan ve kendisine aşı yaptıran herkese teşekkür ediyorum” dedi. Merkel birçok kez sırası geldiğinde aşı olacağını ifade etmişti.

Almanya Başbakanı, aşının, pandeminin üstesinden gelinmesinde çok önemli bir rol oynadığını sözlerine ekledi. Seibert, Merkel’in aşı belgesinin fotoğrafını da Twitter’da paylaştı. Ancak Merkel aşı olurken fotoğraf paylaşmadı.

Almanya’da AstraZeneca aşısı, görece genç yaşlardaki insanlarda görülen kan pıhtılaşması vakaları nedeniyle yan etki riski göz önünde bulundurularak sadece 60 yaş ve üzerindekilere uygulanıyor.

İngiltere-İsveç ortaklığındaki AstraZeneca şirketi tarafından üretilen aşının kullanımı, bazı Avrupa ülkelerinde ise tamamen durduruldu.

Almanya’da şu ana kadar 83 milyonluk nüfusun yüzde 18,5’i ilk doz aşısını yaptırdı. İkinci doz aşısını da yaptıranların oranı ise yüzde 6,4. Bu oran, Almanya’yı ABD, İngiltere ve İsrail gibi ülkelerin bir hayli gerisinde bırakıyor.

Ancak ülkedeki aşı kampanyasında bu hafta bazı hızlanma emareleri görüldü. Bir günde yapılan 739 bin doz aşı ile şu ana kadarki en yüksek sayıya ulaşıldı.

Mayıs sonu hedefi

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, bugün yaptığı açıklamada, Mayıs ayının sonuna kadar nüfusun üçte birinin ilk doz aşıyı yaptırmış olmasını hedeflediklerini söyledi.

Bakan Spahn, öncelikli grupların aşılanmasına yönelik sürecin de yaza doğru tamamlanmasını öngördüklerini açıkladı.

Almanya’da son 24 saatte yaklaşık 26 bin yeni vaka tespit edilirken 247 kişi de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Toplam can kaybının 80 bine yaklaştığı Almanya’da hastanelerin yoğun bakım ünitelerinin de tam kapasitenin eşiğine gelmek üzere olduğu bildirildi.

İngiltere riskli bölge listesinden çıkarıldı

Öte yandan Almanya, geçen Aralık ayında riskli bölgeler arasına eklediği İngiltere’yi bu listeden çıkardı.

Sıkı kapanma önlemlerinin ardından vaka sayılarında büyük bir düşüş kaydeden İngiltere, geçtiğimiz günlerde de 50 yaş ve üzerindeki herkese ilk doz aşısını yaptırmıştı.

DW,rtr,AP,AFP,dpa/CÖ,SSB

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Merkel: Üçüncü dalga ülkemizi kontrol altına aldı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal Meclis’te yaptığı konuşmada, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında yürürlüğe girmesi planlanan, geceleri dışarı çıkma yasağını da kapsayan yasa tasarısını savundu. Cuma günü Meclis’te, ilgili tasarının görüşülmeye başlanmasından önce kürsüden milletvekillerine seslenen Merkel, sokağa çıkma kısıtlamasının yeni bir icat olmadığını ve halihazırda yürürlükte olan Salgın Hastalıklardan Korunma yasasının içeriklerinden biri olduğunu ifade etti. 

Sağlıklı bir hareketliliğin sağlanabilmesi için temasların azaltılması gerektiğini savunan Merkel, temasların büyük çoğunluğu dışarıda gerçekleşiyor olsa da, toplu taşıma kullanımının bu bağlamdaki risklerine dikkat çekti.

21.00 – 05.00 saatleri arasında uygulanması planlanan sokağa çıkma kısıtlamalarının Meclis’te yoğun bir biçimde tartışılacağını bildiğini dile getiren Merkel, başında olduğu federal hükümetin ilgili yasasına milletvekillerinden destek talep etti.

“Durum çok ciddi”

Konuşmasında Almanya’da durumun “çok ciddi” olduğunu vurgulayan Başbakan Merkel, “Biz de bunu ciddiye almak zorundayız, üçüncü dalga ülkemizi kontrolü altına aldı” dedi. Bu durumla mücadele edebilmek için federal, eyalet ve yerel yönetimlerin gücünün birleştirilmesi gerektiğini belirten Başbakan, doktorların, salgının vahametine ilişkin uyarılarıyla ilgili olarak da, “Biz bu acil çağrılara kulağımızı kapatırsak ne işe yararız?” ifadesini kullandı.

Berlin Charité Hastanesinde görev yapan yoğun bakım uzmanı Steffen Weber-Carstens, perşembe günü yaptığı açıklamada, durumun düzelmemesi halinde sağlık sisteminin tıkanabileceğini belirterek, Covid-19 dışındaki acil hastaların da bundan olumsuz etkileneceklerini ifade etmişti. Weber-Carstens ayrıca bazı bölgelerdeki hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde sadece yüzde 10’luk boş kapasite kaldığını aktarmıştı. 

Yeni vaka sayılarındaki artış ve hastanelerin yoğun bakım ünitelerindeki yatak sayısının doluluk oranı nedeniyle zamanın daraldığını ve “her günün büyük önem taşıdığını” belirten Merkel, “Virüs yarım yamalak uygulamaları affetmiyor. Bu virüsün anladığı sadece bir lisan var, o da kararlılığın dili” dedi.

Doktorlar, Almanya'nın bazı bölgelerindeki hastanelerde yoğun bakım ünitelerinin doluluk oranının yüzde 90'lara ulaştığını ifade ediyor

Doktorlar, Almanya’nın bazı bölgelerindeki hastanelerde yoğun bakım ünitelerinin doluluk oranının yüzde 90’lara ulaştığını ifade ediyor

Federal hükümet eyaletlerin yetkisini kısıtlıyor

Federal hükümetin hazırladığı yasa tasarısı, yedi günlük insidansın 100’ün üstüne çıkması halinde, ülkenin tamamında geçerli olan düzenlemelerin uygulanmasını öngörüyor. Buna göre eyalet ilçelerinde yedi günlük insidans 100’ü geçtiğinde otomatik olarak gece sokağa çıkma yasağı devreye girecek. İnsidans sayısının 200’ü aşması halinde ise okullar ve çocuk yuvaları da kapanacak.

Federal Meclis’in, konuyla ilgili yapılacak ikinci ve üçüncü oturumların ardından önümüzdeki hafta çarşamba günü tasarıyı oylaması bekleniyor.

Yasanın daha sonra vakit kaybı olmadan Eyalet Temsilciler Meclisinde görüşülmesi ve en kısa zamanda burada da kabul edilerek yürürlüğe girmesi hedefleniyor.

Tasarının yasalaşarak yürürlüğe girmesi halinde federal hükümet, koronavirüs salgınının başından bu yana ilk kez, salgnla mücadele konusunda eyaletlerin yetkilerinden bazılarını kısıtlayarak kendi üzerine alacak. Ancak siyasi çevreler, tartışma yaratan bu duruma ve geceleri sokağa çıkma yasağı uygulamasına karşı, Anayasa Mahkemesine çok sayıda dava açılabileceği öngörüsünde bulunuyor.

AFP,Reuters / ET,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Evden çalışanlar sırt ağrısından şikayetçi

Almanya’da evden çalışma (homeoffice) uygulaması giderek yaygınlaşırken işyerine gitmeden evlerinde çalışanlar arasında yapılan bir anket, söz konusu yöntemin avantajları kadar olumsuz yönlerini de gözler önüne serdi. Anketten çıkan sonuca göre evden çalışan her üç kişiden biri olumsuz çalışma koşulları nedeniyle sağlık sorunu yaşıyor.

Stuttgart merkezli kalite denetleme kuruluşu Dekra tarafından Forsa Araştırma Enstitüsü’ne yaptırılan ankete katılanların yüzde 36’sı, evlerindeki yetersiz ve ergonomik olmayan çalışma ortamı nedeniyle vücutlarında kasılma, sırt veya baş ağrısı gibi rahatsızlıkler yaşadıklarını belirtiler. Kadınlar arasında söz konusu rahatsızlıkların erkeklere oranla daha yaygın olduğu görüldü. 

Ayrıca ankete katılanların yüzde 34’ü, evlerindeki bilgisayar ekranlarının çok küçük olmasından, internet erişimi gibi alt yapıların da eksik veya yetersiz kaldığından şikayet etti. Katılımcıların yüzde 32’si ise akşam veya hafta sonları gibi, alışık olmadıkları zamanlarda ve daha uzun süreyle çalıştıklarını aktardı.

Homeoffice çalışanlarının şikayet ettiği bir diğer konu ise bina veya evdeki sosyal ortam oldu. Yüzde 30’u aile üyeleri veya komşular nedeniyle rahat bir çalışma ortamı oluşmadığını dile getirirken, yüzde 27’si evde tam olarak belirlenmeyen çalışma ortamlarından şikayet etti.

Anketten çıkan sonuca göre, katılımcıların yüzde 23’ü işverenin veya amirinin ilgi alanı dışında kaldığını düşünüyor.  Yüzde 21’i ise bilgisayar ekipmanı ile ilgili sorunlar yaşıyor.

Sağlık sigortası fonu DAK-Gesundheit tarafından Şubat ayında yapılan bir ankette ise, korona salgınının etkisinde geçen 2020 yılında ülke çapında sırt ağrıları nedeniyle doktor raporu alanların sayısında artış kaydedildiği ortaya çıkmıştı.

dpa/TY,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Almanya’da korona alarmı

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn Perşembe günü Berlin’de yaptığı açıklamada eyalet hükümetlerinin, federal hükümetin salgın karşısında alınacak önlemler konusunda yetkisini önemli ölçüde artırması beklenen “acil durum freni” olarak da adlandırılan yasal değişikliği beklemeden harekete geçmeleri gerektiğini vurguladı. Spahn, “Federal Meclis’in önümüzdeki hafta bu yasayı kabul etmesini beklememeliyiz” dedi.

Önlemlerin acilen sıkılaştırılması gerektiğini dile getiren Spahn, “Zaman çok önemli ve herkes zaten harekete geçme fırsatına sahip” diye konuştu. Bakan, eyaletlerin kısıtlamaları genişletmek için federal düzeyde bağlayıcılığı olan yasanın çıkmasını beklemek zorunda olmadıklarını sözlerine ekledi.

Almanya’nın halen karşı karşıya bulunduğu üçüncü korona dalgasını kırmak için aşılama ve testlerin tek başına yeterli olmayacağını savunan Spahn, bu konuda kararlı bir tutum ve daha fazla kısıtlamaya  gereksinim olduğunu kaydetti.

Konu Cuma günü Federal Meclis’in gündemine gelecek. Yasanın önümüzdeki hafta çıkması bekleniyor. Böylece federal hükümet, vaka durumlarına göre belli bölgelerde ilgili eyaletin onayına bağlı olmadan önlemleri artırabilecek. Alınacak önlemler arasında 21.00-05.00 saatleri arasında sokağa çıkma kısıtlamaları da bulunuyor.

“Hastanelerde sıkıntı var”

Almanya’da pandemiyle mücadele konusunda yetkili Robert Koch Enstitüsü’nün Başkanı Lothar Wieler de Sağlık Bakanı Jens Spahn’ın çağrısını yineledi. Tedbirlerin bir an önce artırılması gerektiğini vurgulayan Wieler, özellikle hastanelerde sıkıntılar yaşanabileceğine işaret ederek, “Hastanelerdeki durum kısmen dramatik bir hale geliyor” dedi. Wieler temasların daha da azaltılmasının mevcut durumda çok önemli olduğunu belirterek, şu anda yeni vakaların çoğunun 15 ile 49 yaşları arasındaki kişillerden oluştuğunu söyledi. Uzman daha yoğun bulaşıcı mutant B. 1.1. 7’nin de toplam vakaların yüzde 90’ını oluşturduğunu vurguladı. Almanya’da vatandaşların yüzde 17’sinin en az bir kez aşılanmış olmasını olumlu bir gelişme olarak gördüğünü ifade eden Wieler, buna karşın nüfusun çoğunluğunun aşılanmadığını belirterek, birçok insanın da aşı için aylarca beklemek zorunda kalacağına işaret etti.

Lothar Wieler (solda) ve Jens Spahn

Lothar Wieler (solda) ve Jens Spahn

Yoğun bakımda alarm

Almanya’da korona vakalarındaki hızlı artış sürerken hastanelerin yoğun bakım üniteleri de alarm veriyor. Berlin Charité Hastanesinde görev yapan yoğun bakım uzmanı Steffen Weber-Carstens durumun düzelmemesi halinde sağlık sisteminin tıkanabileceğini belirterek, Covid-19 dışındaki acil hastaların da bundan olumsuz etkileneceklerini ifade etti. Weber-Carstens Perşembe günü Berlin’de yaptığı açıklamada, bazı bölgelerdeki hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde sadece yüzde 10’luk boş kapasite kaldığını söyledi. 

Artış sürüyor

Robert Koch Enstitüsü ülkede son  24 saat içinde 29 bin 426 yeni enfeksiyon kaydedildiğini bildirdi. Bir hafta önce ise bu rakam 20 bin olarak belirlenmişti. Böylece yedi günlük insidans, dün 153.2 iken, bugün 160.1’e yükseldi. Son 24 saat içinde virüsle bağlantılı olarak 293 kişi yaşamını yitirdi. Almanya’da şimdiye dek koronavirüsle bağlantılı nedenlerden 79 bin 381 kişi hayatını kaybetti. Pandeminin başlangıcından bu yana 3 milyon 73 bin kişinin PCR testi ise pozitif çıktı.

AFP,dpa/TY,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle