MTV’nin ilk taksit ödemesi için son 9 gün

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), ocak ve temmuz ayları olmak üzere iki taksitte ödenecek.

MTV ödemesi nasıl yapılır? MTV nereye ödenir?

İlk taksit ödeme süresi 31 Ocak Cuma günü sona erecek. MTV’nin ilk taksiti, Gelir İdaresi Başkanlığına ait www.gib.gov.tr internet sitesi, İnteraktif Vergi Dairesi, İnternet Vergi Dairesi ve GİB Mobil uygulaması üzerinden 02.00-22.00 saatlerinde ödenebiliyor.

İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden şifre girişi yapmadan MTV ödeme alanına sadece plaka ve TC kimlik numarası bilgilerini giren mükellefler de MTV borçlarını görüntüleyip ödeme yapabiliyor.

Mükellefler, anlaşmalı bankaların kredi kartı, banka kartı ve banka hesabı aracılığıyla bu bankaların şubelerinden, internet ve telefon bankacılığı ile mobil bankacılık yoluyla, PTT iş yerlerinden ve tüm vergi dairelerinden MTV ödemesini gerçekleştirebiliyor.

Yeniden değerleme oranı yüzde 12

MTV oranlarının, yüzde 22,58’lik yeniden değerleme oranında artırılması gerekirken, Cumhurbaşkanı kararı ile bu alanda 2020 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranı yüzde 12 olarak belirlendi.

Hangi araç ne kadar MTV ödeyecek? İşte 2020 MTV ücretleri

1 Ocak 2018 tarihinden itibaren kayıt ve tescil edilen otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları için bu yıl uygulanan motorlu taşıtlar vergisi tarifesi şu şekilde:

Kaynak: AA

Hamsi, geçen yıl yaklaşık 10 milyon dolar kazandırdı

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye’nin hamsi ihracatı geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 1 artarak 1996 ton olarak gerçekleşti.

Hamsi dış satımından 2019’da 9 milyon 711 bin 116 dolar gelir sağlandı. Bir önceki yıl 1973 ton hamsi ihraç edilerek 9 milyon 477 bin 209 dolar elde edilmişti. 

En fazla hamsi ihracatı 3 milyon 457 bin 317 dolarla Fransa’ya yapıldı. Bu ülkeyi 3 milyon 83 bin 265 dolarla Belçika, 1 milyon 24 bin 40 dolarla ABD, 701 bin 339 dolarla Almanya ve 505 bin 922 dolarla İspanya izledi.

Geçen yıl bir önceki yıldan farklı olarak Ukrayna, Somali ve Suriye’ye de hamsi satışı yapılması dikkati çekti.

“2020’de hamsi ihracatının daha üst noktalarda gerçekleşmesini umuyoruz”

DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılki hamsi ihracatının dondurulmuş ve işlenmiş ürün olarak 2018 yılı seviyelerinde gerçekleştiğini, bu yıl ihracatın daha üst noktalarda gerçekleşmesini umduklarını ifade etti.

Gürdoğan, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin tüm canlılar gibi hamsiyi de etkilediğini, bilinçsiz avlanma ve denizlerdeki kirliliğin de etkisiyle balık rekoltesinin düştüğünü belirterek, “Bu durum doğal olarak üretim ve ihracat rakamlarına olumsuz yansıyor.” dedi.

“Dünya doğal yaşamını düzeltmemiz gerekiyor”

Çevre kirliliğinin önlenmesinin önemine dikkati çeken Gürdoğan, şunları kaydetti:

“Toplumun tüm katman ve paydaşlarının bu durumun bilincine vararak, kendi elimizle yok ettiğimiz dünya doğal yaşamını düzeltmemiz gerekiyor. Hamsi ihracatı 2019 yılında da yüzleri güldürdü ancak küresel ısınma ve denizlerdeki kirlilik gelecek açısından ihracatçıyı endişelendiriyor.”

Kaynak: AA

MTV ödemelerinde son gün ne zaman? Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) nasıl ödenir?

MTV 2020 ödemelerinin ilk taksiti Ocak ayında, ikinci taksit ise Temmuz ayında ödenecek. Ödemelerini belirtilen süre içinde yapmayanlar için, ödenmesi gereken ücrete günlük olarak gecikme faizi uygulanacak.

2020 yılına ait motorlu taşıtlar vergisinin (MTV) 1 Ocak’ta başlayan birinci taksit ödeme süresi 31 Ocak’ta sona erecek.

MTV ödemesi nasıl yapılır?

MTV ödemesi nasıl yapılır? Motorlu Taşıt Vergisi ödemesi Gelir İdaresi Başkanlığının sitesinden yapılabiliyor. Siteden geçmiş dönem borçları da sorgulanabiliyor. MTV 02:00-22:00 saatleri arasında anlaşmalı bankalar aracılığı ile Gelir İdaresi Başkanlığının sitesinden ödenebiliyor. 

Motorlu Taşıt Vergisi anlaşmalı bankaların şubelerinden ya da anlaşmalı bankaların alternatif ödeme kanallarından (İnternet Bankacılığı, Telefon Bankacılığı, Mobil Bankacılık vb.), PTT işyerlerinden ve vergi dairelerinden de ödenebiliyor.

MTV nasıl hesaplanıyor?

Motorlu taşıtlar için iki kıstas ve matrah farkları bulunuyor. Aracın tescil tarihi 01.01.2018’den önceyse aracın yaşı ve motor hacmine göre MTV hesaplanıyor. 01.01.2018 tarihi ve sonrasında tescili yapılan araçlar için ise yaş, motor hacmi ve aracın matrahına göre hesaplama yapılıyor.

2020 zamlı MTV tutarları… 2020 MTV ne kadar oldu?

2020 MTV yeniden değerleme oranlarının belli olmasının ardından, 2020 MTV tutarları da netleşti.

İşte 2020 MTV tutarları…

01.01.2018 öncesi tescil (1-3 yaş)

0-1300 cc-964 lira

1301-1600 cc-1678 lira

1601-1800 cc-2964 lira

1801-2000 cc-4670 lira

01.01.2018 öncesi tescil (4-6 yaş) 

0-1300 cc-672 lira

1301-1600 cc-1258 lira

1601-1800 cc-2316 lira

1801-2000 cc-3596 lira

01.01.2018 öncesi tescil (7-11 yaş)

0-1300 cc-376 lira

1301-1600 cc-730 lira

1601-1800 cc-1364 lira

1801-2000 cc-2114 lira

01.01.2018 sonrası tescil (1-3 yaş)

0-1300 cc

Matrahı 46 bin 300 liraya kadar

964 lira

Matrahı 46 bin 300 – 81 bin 100 lira arası

1059 lira

Matrahı 81 bin 100 lira ve üstü

1156 lira

1301-1600 cc

Matrahı 46 bin 300 liraya kadar

1678 lira

Matrahı 46 bin 300-81 bin 100 lira arası

1846 lira

Matrahı 81 bin 100 lira ve üstü

2014 lira

1601-1800 cc

Matrahı 115 bin 900 lira

3260 lira

Matrahı 115 bin 900 lira ve üstü

3557 lira

1801-2000 cc

Matrahı 115 bin 900 lira

5136 lira

Matrahı 115 bin 900 lira ve üstü

5603 lira

Kaynak: TRT Haber
 

İstanbul’da yeni taksi bilmecesi

İstanbul’da taksi plakası bedeli 2 milyon TL’yi geçti. Tam da bu süreçte, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan bir açıklama geldi. İmamoğlu, yeni taksi plakaları için ihalenin “günü geldiğinde” yapılacağını söyledi.

Bu açıklamanın hemen ardından plaka alım-satımı yapan galericiler hem iş yerlerinden hem de internet sitelerinden fiyat bilgisini kaldırdı.

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası yeni taksi plakasına ihtiyaç olmadığını düşünüyor.

Buna karşın, taksici esnafı ise yeni bir ihalenin korsan taksinin bitmesi için bir fırsat olarak görülebileceğini söylüyor.

Haber: Büşra Çelik

Kamera: Edebali Koçdemir

Tüketici güven endeksi ocakta arttı

Tüketici güven endeksi ocakta, geçen aya göre yüzde 0,1 artarak 58,82 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin tüketici güven endeksini açıkladı.

TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, ocakta geçen aya göre yüzde 0,1 yükseldi. Aralıkta 58,77 olan endeks değeri ocakta 58,82’ye çıktı.

Hanenin maddi durum beklentisi endeksi, söz konusu dönemde yüzde 2,3 artarak 79,5 oldu. Genel ekonomik durum beklentisi ocakta aylık bazda yüzde 1,1 artarak 77,4’e yükseldi.

İşsiz sayısı beklentisi endeksi geçen aya göre yüzde 0,5 azalarak, ocakta 56,8 olarak gerçekleşti. Tasarruf etme ihtimali endeksi ise yüzde 9,1 düşüşle 21,6 oldu.

Kaynak: AA

Bakan Albayrak: Ertelenen yatırımlar 2020’de hayata geçecek

Hazine Bakanı Berat Albayrak, bu yıl 50’ncisi düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu için Davos’ta.

Albayrak, Türkiye’nin Davos’a bu yıl daha pozitif gittiğini ve önemli görüşmeler yürüttüklerini söyledi, Türkiye için 2020’nin değişim yılı olduğunu belirtti: 

“Türkiye ekonomisi eskisinden çok daha farklı. Güçlü altyapı ve dirençli kapasitesiyle yeni döneme güçlü bir şekilde giriyor. Ertelenen yatırımlar 2020’de hayata geçecek, büyüme için önemli bir yıl olacak.”

“Türk lirasının getirisinin öne çıktığı bir yılı geride bıraktık, bu yabancı yatırımcıların dikkatinden kaçmıyor” diyen Bakan Albayrak, geçen yılın Türk varlıklarına güvenenlerin ciddi anlamda kazandığı bir süreç olduğunu söyledi.

Kaynak: TRT Haber 

Emeklilere maaş farkı ne zaman yatacak? Emekli maaş farkları…

İki milyon memur emeklisinin alacağı zam oranı 5.5 olarak açıklanmıştı. Maaşlarını ayın 1-5 tarihleri arasında alan memur emeklilerine zam yatırılmadı. Müjdeyi Bakan Selçuk verdi.

Emeklilere maaş farkı ödemesi yapılmaya başlandı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, memur emeklilerinin maaş farklarının bugünden itibaren ödeneceğini duyurdu.

Bakan Selçuk, Emekli Sandığı (Memur) emeklilerinin maaş farklarının bugün ödeneceğini açıkladı.

Bakan Selçuk, SSK emeklilerine aylıklarının 26 Ocak’a kadar, Bağ-Kur emeklilerine ise 25 ila 28 Ocak’ta ödeneceğini bildirdi.

Bakan Selçuk, bu kapsamda 2 milyon 274 bin 975 kişiye, toplam 500 milyon 288 bin 542 lira 74 kuruş tutarında maaş farkı yatırılacağını belirtti.

Hak sahiplerinin ek ödemelerini aylık almakta oldukları banka ve PTT Şubelerinden alabileceğini belirten Bakan Selçuk, açıklamasında emeklilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Çalışarak ülkemizin kalkınmasına katkı sunan, alın teri döken, ülkemizin her bir karışında emeği ve hizmeti olan emeklilerimize, yapılacak ek ödemelerinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.

Emekli maaşı ayın kaçında ödenir?

SSK’dan ve Bağ-Kur’dan aylık alanlara, tahsis numaralarının son rakamlarına göre değişiklik gösteren belirli günlerde ödeme yapılıyor. Tahis numarasının son rakamına göre ödeme günleri değişiklik gösteriyor.

SSK Emeklileri

Son Rakam – Gün (Her Ayın)

9                           17
7                           18
5                           19
3                           20
1                           21
8                           22
6                           23
4                           24
2                           25
0                           26

Bağ-Kur Emeklileri

9, 7, 5                   25
3, 1                       26
8, 6, 4                   27
2 ,0                       28

 

Tahsis numarası nedir? Tahsis numarası nasıl öğrenilir?

Tahsis numarası Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından emekli olmuş ve maaşı bağlanan vatandaşlara verilen numaradır. Emekli tahsis numarası öğrenildikten, numaranın sonra son rakamına bakarak emekli maaşlarının hangi gün alınacağı öğrenilebiliyor. Kamu kurumlarında gerçekleştirilen pek çok işlemi online olarak yapabilme fırsatı sunan e-Devlet üzerinden tahsis numarası da sorgulanabiliyor.”https:// https://www.turkiye.gov.tr/sosyal-guvenlik-kurumu” linki üzerinden kimlik numarası ve şifre ile tahsis numarası sorgulanabiliyor.

Kaynak: TRT Haber

Peynir altı suyunu kullanarak yenilebilir ambalaj ürettiler

Petrol türevli plastiklerin çevreye verdiği zararlardan dolayı dünyada biyoplastik üretimi hızla artıyor.

Yenilebilir biyokütle kaynaklarından elde edilen biyoplastiklere bir yenisi İzmir’den eklendi.

Çevre ve insan sağlığına zararsız bir ambalaj malzemesi geliştirmek üzere çalışma yürüten İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altınkaya ve ekibi, süt endüstrisinde yeteri kadar değerlendirilmeyen peynir altı suyuna odaklandı.

Protein oranı yüksek olduğu için enerji içeceklerinde de kullanılan peynir altı suyunun tozunu mısır proteiniyle birleştiren Antınkaya ve ekibi, esnek ve dayanıklı bir ham madde geliştirmeyi başardı.

Ortaya çıkan ambalaj malzemesi, testleri başarıyla geçerek 4 yıllık süreç sonunda patentle koruma altına alındı.

Esnekliğe ve dayanıklılığa “mısırlı” çözüm

Altınkaya, Avrupa’da petrol türevli plastiğe karşı başlayan akımın bütün dünyaya yayıldığını söyledi.

Türkiye’nin de bu rüzgardan etkilendiğine işaret eden Altınkaya, “Petrol türevli plastiklerin geri dönüşümü bir çözüm olarak öne sürülüyor ancak bu tam olarak bir çözüm değil. Çünkü plastiği geri dönüştürürken atmosfere karbondioksit yayarak küresel ısınmaya katkıda bulunuyorsunuz.” dedi.

Bundan dolayı dünyada kabul gören çözümün doğada kolaylıkla parçalanabilen biyoplastiklerden ambalaj üretimi olduğunu belirten Altınkaya, bu kapsamda bir ürün ortaya çıkardıklarını dile getirdi.

Türkiye’de bol miktarda üretilen bir ham maddeyi katma değeri yüksek bir ürün olan gıda ambalajına dönüştürmeyi hedeflediklerini ve bunu başardıklarını söyleyen Altınkaya, şunları kaydetti:

“Biz bu projeye başladığımızda önümüzde 2 sorun vardı. Biri ambalajın dayanıklı olmasını sağlamak. Yani yırtılmaması, esneyebilmesi gibi. İkincisi de ambalajın nem geçirgenliğini kontrol edebilmek. Pek çok gıda için nem ortamını koruyabilmek ambalaj performansı açısından oldukça önemli bir husus. Örneğin taze meyve sebzeyi ambalajlıyorsanız su kaybını engellemeniz gerekiyor. Bisküvi gibi kuru gıdaları ambalajlıyorsanız su almasını engellemeniz gerekiyor. Bütün biyoplastiklerde olan bu dezavantaj peynir altı suyundan elde edilen ambalaj için de geçerliydi. Biz burada nano teknolojinin sunduğu fırsatlardan yararlandık. Etik ilkelere bağlı kaldık. Biz yaptığımız bu çalışmada peynir altı suyunun tozunu aldık. Onu suda çözdük. Yine içine tamamen biyolojik kaynaklı olan bir mısır proteinden elde edilmiş nano tanecikleri ilave ederek iki sorunu ortadan kaldırdık.”

Ortaya çıkan ürünün tamamen doğal olduğunu belirten Altınkaya, “Uluslararası kuruluşlara göre bizim geliştirdiğimiz ambalajda kullandığımız bütün malzemeler yenilebilir, tüketilebilir malzemeler. Bu ambalajdan gıdaya raf ömrü sırasında herhangi bir şey geçse bile bunun tüketiminde bir sıkıntı olmayacak.” dedi.

“Türkiye’de yılda 5 milyon ton peynir altı suyu çıkıyor”

Ürünün henüz laboratuvar boyutlarında üretildiğini, bundan sonraki etapta ekonomik boyutun irdelenmesi ve daha büyük ölçütlerde üretimin gerçekleşmesini hedeflediklerini dile getiren Altınkaya, konuya yatırımcıların ilgi ve desteğini beklediklerini bildirdi.

Türkiye’de 2018’de 756 bin ton peynir üretildiğini, 1 kilogram peynir üretmek için ortalama 10 litre süt kullanıldığını anlatan Altınkaya, “Bu sütün yüzde 80’i üretim esnasında peynir altı suyu olarak bir kenara ayrılıyor. Bir hesap yaptığınızda yaklaşık 5 milyon ton peynir altı suyu ortaya çıkıyor. Ambalaj malzemesi olarak çok ciddi bir potansiyel mevcut.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Marka başvuru sayısı 2019’da 134 bini geçti

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2019 yılında TÜRKPATENT’e yapılan başvuruları değerlendirdi.

Sınai mülkiyet alanındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Varank, 2019 gerçekleşmelerinin oldukça güçlü bir seyir izlediğini söyledi.

“134 bin 353 marka başvurusu gerçekleştirildi”

 Varank, sınai mülkiyetin her alanında artış olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“2019 yılında sınai mülkiyetin tüm alanlarında önemli artışlar gördük. Başvuru sayılarında bir önceki seneye göre yerli patentte yüzde 11, faydalı modelde yüzde 8, markada yüzde 13 ve tasarımda yüzde 11’lik artış oldu. TÜRKPATENT’e 8 bin 126 yerli patent ve 2 bin 906 yerli faydalı model başvurusu yapılırken, 119 bin 412’si yerli olmak üzere toplam 134 bin 353 marka başvurusu gerçekleştirildi. Bu veriler ülkemizin sınai mülkiyet alanında büyük bir ilerleme kaydettiğine işaret ediyor.”

“Marka başvurularında birinciliğimiz devam edecek”

Sektörlere göre patent başvurularındaki artışa ilişkin bilgi veren Varank, “Bilgi ve iletişim teknolojileri, beyaz eşya, otomotiv ve elektronik alanında faaliyet gösteren firmalarımız yerli patent başvurularında ilk sıralarda yer alıyor. Bu durum, firmalarımızın teknoloji yoğun üretime verdikleri değerin bir sonucu aslında. Küresel pazarlarda rekabet üstünlüğü kazanmak istiyorsak, bunun yolu Ar-Ge’den ve teknolojiden geçiyor.” dedi.

2019 yılında en fazla patent başvurusu yapan ilk 50 kuruluş arasında 22 üniversitenin yer aldığını ifade eden Varank, bu sayının bir önceki yıl 17 olduğunu anımsattı.

“Türkiye, Avrupa’da en fazla marka başvurusu yapılan ülke oldu”

Varank, üniversitelerin patent farkındalığı ve kapasitesinin her geçen yıl artığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Türkiye 2011’den bu yana Avrupa’da en fazla marka başvurusu yapılan ülke oldu. Diğer ülkelerin 2019 yılı marka verileri henüz açıklanmadı ancak büyük ihtimalle bu alandaki birinciliğimizi sürdürüyor olacağız. Markalaşma konusunda firmalarımızın hassasiyeti çok yüksek.”

“Tasarıma yatırım yüksek ticari başarı getiriyor”

Tasarım konusundaki gelişmelere değinen Varank, 2019’da 39 bin 178’i yerli, 7 bin 10’u yabancı olmak üzere 46 bin 188 tasarım başvurusu yapıldığını aktardı.

Varank, tasarım yoluyla yeniliğin Ar-Ge’ye kıyasla daha düşük maliyetli olduğunu belirterek, “Yapılan analizlere göre, tasarıma yatırım yapan şirketler yapmayanlara göre daha yüksek ticari başarı gösteriyor. Yine tasarım yoğun sektörler, istihdama ve milli gelire ciddi oranda katkı sağlıyor. Dolayısıyla başta KOBİ’ler olmak üzere, tüm üreticilerin tasarım sürecini etkin şekilde kullanıp yönetmesi hayati öneme sahip.” diye konuştu.

İstanbul başvurularda ilk sırada

İllerden yapılan başvurulara da işaret eden Varank, “Marka, patent ve tasarım alanında en çok başvuru İstanbul’dan yapıldı.” ifadesini kullandı. 

Varank, İstanbul’u patent başvurularında Ankara ve Bursa’nın, marka başvurularında Ankara ve İzmir’in, tasarım başvurularında da Bursa ve Kayseri’nin takip ettiğini dile getirdi.

TÜRKPATENT için ilk 10 hedefi

TÜRKPATENT’in 2019’da yoğun bir yılı geride bıraktığını belirten Varank, şunları kaydetti.

“Son yıllarda artan başvurularla birlikte TÜRKPATENT Avrupa’nın en fazla sınai mülkiyet başvurusu yapılan kurumlarından biri haline geldi. 2017’den bu yana Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı nezdinde uluslararası otorite olarak da hizmet veren TÜRKPATENT, patent araştırması konusunda kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor. Kurumun düzenlediği uluslararası rapor sayısı bir önceki yıla göre 7,5 kat arttı. Dünyada 23 tane uluslararası patent araştırma ve inceleme otoritesi var. TÜRKPATENT bu 23 kurum arasında 2019 yılında rapor sayısını en hızlı artıran sınai mülkiyet kurumu oldu. 2023 yılında TÜRKPATENT’i dünyadaki ilk 10 otorite arasına sokmayı hedefliyoruz.”

Kaynak: AA

Türk balı geçen yıl 45 ülkeye gönderildi

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, Türkiye’den geçen yıl 45 ülkeye 5 bin 548 tonluk bal ihraç edilerek, karşılığında 24 milyon 810 bin 927 dolar gelir elde edildi.

Bal ihracatında Almanya 8 milyon 780 bin 672 dolarla ilk sırayı alırken, bu ülkeyi 4 milyon 288 bin 214 dolarla ABD, 3 milyon 88 bin 710 dolarla Suudi Arabistan, 1 milyon 490 bin 68 dolarla Kuveyt ve 775 bin 461 dolarla Umman izledi.

Bal ihracatının miktarı yüzde 206 arttı

Bu dönemde Türkiye’den önceki yıl bal ihracatı yapılmayan Bulgaristan, Bosna Hersek, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Afganistan, Moğolistan ve Fas’a da bal satıldı.

Doğu Karadeniz’den ise sadece Birleşik Arap Emirlikleri’ne bal ihraç edildi. Bu ülkeye geçen yıl 19 bin 631 kilogram bal satılarak, karşılığında 92 bin 202 dolar kazanç sağlandı.

Bölgeden önceki yıl 6 bin 413 kilogramlık bal ihraç edilerek, karşılığında 37 bin 51 dolar kazanılmıştı. Böylece Doğu Karadeniz’den geçen yıl yapılan bal ihracatında önceki yıla göre miktarda yüzde 206, değerde de yüzde 149 artış yaşandı.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Türkiye bal çeşitleri bakımından çok önemli bir potansiyele sahip”

DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Türk balının her geçen gün daha fazla tercih edildiğini söyledi.

Türkiye’nin bitki florası ve bal çeşitleri bakımından çok önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Gürdoğan, Türk balının geçen sene 45 ülkeye satıldığını belirtti.

Gürdoğan, geçen yıl, önceki yıllarda ihracat yapılmayan ülkelere de bal gönderildiğini söyleyerek, “Türk balının markalı hale getirilerek çeşit türlerinin ortaya çıkarılması, marka ve coğrafi işaret tescilleri ve her ülkedeki tüketici kitlesi tercihlerine göre küçük ambalajlarda markalı ürünlerin ihraç edilmesiyle bal ihracatımız her geçen gün daha da gelişti” dedi.

Polen, propolis, arı sütü gibi arıcılık ürünlerinin de marka haline getirilerek ihracatının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Gürdoğan, “Bal ihracatında geçen yılı çok güzel rakamlarla tamamladık. Bu yıl bu rakamları katlayacağımıza inanıyoruz. Hedefimiz bu yönde yüksek” dedi.

Kaynak: AA