‘Lavrov ve Şoygu’nun görevinde kalması, Rus dış politikasının kararlılığı ve devamlılığını gösteriyor’

RIAC Genel Müdürü Kortunov, Lavrov ve Şoygu’nun görevlerine devam etmesiyle ilgili değerlendirmede bulundu.

Kortunov’a göre, bu durum Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in genel anlamda Rus dış politikası ve savunma politikasından memnun olduğunu, bu konularda bir değişikliğe gitmeyi gerekli bulmadığını gösteriyor. Putin, ayrıca bu aşamada söz konusu bakanların değiştirilmesinin, Rusya’nın dış politikadaki girişimlerine ivme kazandırmaktan çok yeni zorluklar çıkaracağını anlıyor.

Kortunov, “Bunun ayrıca ülke içinde ne tür değişiklik olursa olsun, Rusya’nın dış politikasının kararlılığının süreceğine dair uluslararası partnerlere yönelik bir işaret olduğunu düşünüyorum. Şu çok önemli: Dış ve savunma politikamız devlet başkanlığına bağlı bir politika, yani Rusya’nın dış dünyadaki eylemleriyle ilgili temel sorumluluğu taşıyor. Bakanların değişmemesiyle, Rusya’nın dış politikasının devamlı, kararlı ve devlet başkanlığıyla ilgili oluşu bir kez daha doğrulanmış oldu” ifadelerini kullandı.

‘Putin’in Lavrov ve Şoygu’dan bir şikayeti yoktu’

Moskova Devlet Diplomasi Enstitüsü (MGIMO) Siyaset Teorisi Bölümü’nden Doç. Kirill Koktış, Putin’in Lavrov ve Şoygu ile ilgili bir şikayeti olmadığı için, varılan noktanın öngörülebilir olduğunu kaydetti.

Koktış, iç politikadan farklı olarak dış politikada bir dönüşüme gidilmeyeceğini düşündüğünü belirterek, “Galiba Lavrov sadece görevinde kalmakla kalmayıp galiba Rusya tarihinin en iyi dışişleri bakanları arasına girecek” dedi.

 

© Sputnik

https://tr.sputniknews.com/analiz/202001221041229715-lavrov-ve-soygunun-gorevinde-kalmasi-rus-dis-politikasinin-kararliligi-ve-devamliligini-gosteriyor/

Rus uzmanlar, Berlin’de düzenlenmesi planlanan Libya Konferansı’nı değerlendirdi

Pazar günü Berlin’de düzenlenecek Libya Konferansı‘nı Sputnik’e değerlendiren Rus uzmanlar, Moskova’da yapılan görüşmeden birkaç gün sonra Berlin’de düzenlenecek konferanstan olumlu bir sonuç çıkmasının zor olduğunu ve Libya’daki durumu nihai istikrara kavuşturmaktan uzak olduğunu düşünüyor.

19 Ocak Pazar günü Berlin’de düzenlenecek Libya Konferansı’na ABD, Rusya, Çin, Fransa, Britanya, İtalya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Cezayir, Kongo Cumhuriyeti liderleri ile AB ve BM temsilcilerinin yanı sıra Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Başkanı Fayiz es Serrac ve Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter’in katılması bekleniyor.

Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (RİSİ) Başkanı ve Ortadoğu uzmanı Yelena Suponina, Moskova’da Libya’daki çatışmanın tarafları ve Türkiye’nin katılımıyla gerçekleşen görüşmelerin, Berlin konferansının hazırlanmasında önemli bir adım olduğunu belirttti:

“Moskova görüşmeleri taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklar olduğunu ortaya çıkardı, ancak Serrac ve Hafter’in bu görüşmelere katıldıkları gerçeği bana göre zaten başarı anlamına geliyor. Bu, Berlin’deki konferansa büyük ölçüde yardımcı olacaktır.”

Mevcut durumun Libya’yı nihai istikrara kavuşturmaktan uzak olduğuna vurgu yapan Suponina konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Serrac’ın Türkiye, Hafter’in ise Mısır ve BAE tarafından desteklendiği biliniyor. Hem Avrupalılar hem de Rusya, bu bölgesel ülkelerle sürdürdükleri ciddi temaslara devam edecekler, çünkü onlarla fikir birliği olmadan Libya’da kalıcı bir barış elde etmek mümkün değil. Bir ateşkes bile sağlansa, bu zaten başarının pekiştirilmesi anlamına gelecektir.”

Moskova Devlet Dışişleri Üniversitesi (MGIMO) Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nin uzmanı Doç. Yuriy Zinin de benzer görüşler paylaşıyor.

Berlin’de düzenlenecek konferansın Moskova görüşmelerinden sadece birkaç gün sonra yapılacağını belirten Zinin, sonuçlarının tahmin edilmesinde hassas olunması gerektiğine dikkat çekti:

“Moskova’daki uzun tartışmalar göz önüne alındığında, birkaç gün sonraki görüşmenin savaş alanındaki durumu önemli ölçüde değiştirmesi olası değil. Eğer, Hafter olumlu bir karar almazsa, Moskova’dan birkaç gün sonra gerçekleşecek Berlin buluşmasının olumlu bir şey getirmesi pek mümkün görünmüyor.”

© Sputnik

https://tr.sputniknews.com/analiz/202001151041011526-rus-uzmanlar-berlinde-duzenlenmesi-planlanan-libya-konferansini-degerlendirdi/

Rus Hükümeti 101: Nasıl çalışır ve neler değişecek?

Sputnik yazarı Yegor Yefimçik, mevcut düzende Rus Hükümeti’nin göreve nasıl geldiğini ve görevden nasıl ayrıldığını veya alındığı anlattı. Yefimçik, anayasa değişikliklerinin bu işleyişte ne tür değişikliklere yol açacağına da mercek tuttu.

Yefimçik, yazısında şu ifadeleri kullandı:

“1993 yılında kabul edilen mevcut anayasaya göre hükümet, yürütmeden sorumlu. Federal bütçeyi hazırlayıp uygulamaya koyar; maliye, dış politika, eğitim, sağlık, kültür, bilim ve diğer alanlardaki ulusal politikaları icra eder.

Hükümet, istifa kararını kendisini feshetme hakkına sahip olan Devlet Başkanı’na sunar. Parlamentonun alt kanadı Duma, güvensizlik oyu ile hükümeti feshedebilir, ancak Devlet Başkanı, Duma’nın bu kararını veto etme hakkına sahip.

Devlet Başkanı, Başbakan’ı Duma’nın onayını alarak atar. Putin, 2012 ve 2018 yıllarındaki devlet başkanlığı seçimlerini kazandıktan sonra Medvedev‘i Başbakan olarak görevlendirdi.

Devlet Başkanı, Başbakan’ın önerisiyle başkan yardımcılarını (mevcut hükümette 10 başbakan yardımcısı var) ve federal bakanları atar. Devlet Başkanı, hem Başbakan’ı hem de kabine üyelerini görevden alma yetkisine sahip.”

Neler değişecek?

“Putin, dün Parlamentonun yetkilerini ciddi şekilde artıracak bir hamle yaptı. Rus liderin önerdiği anayasa değişiklikleri, Başbakan ve kabine üyelerinin Devlet Başkanı yerine Duma tarafından seçilmesini öngörüyor.

Yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki gücün yeniden dağıtılacağını ilan eden Putin, Rusya’nın güçlü bir devlet başkanlığı ülkesi olarak kalmaya devam etmesi gerektiğini de vurguladı. Rusya yasalarına göre Devlet Başkanı’nın, hükümetin istifasının ardından yeni başbakanı atamak için iki hafta süresi var.”

Putin, dünkü Federal Meclis konuşmasında anayasal düzenlemeler yapılmasını gündeme getirmişti. Konuşmanın ardından Başbakan Medvedev ve bakanlar Putin’le bir araya gelmişti. Medvedev, görüşme sırasında hükümetin istifasını sunmuştu. İstifayı kabul eden Putin, Medvedev için Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcılığı pozisyonu oluşturacaklarını açıklamıştı.

Akşam saatlerinde ise Putin’in başbakanlık önerdiği ismin Federal Vergi Dairesi Başkanı Mihail Mişustin olduğu duyurulmuştu.

© Sputnik

https://tr.sputniknews.com/analiz/202001161041027700-rus-hukumeti-101-nasil-calisir-ve-neler-degisecek/

Bakan Dönmez: Enerji verimliliği yatırımlarıyla 309 milyon dolar tasarruf sağladık

Enerjide verimliliği teşvik etmek amacıyla düzenlenen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Enerji Verimliliği Ödülleri töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez “Birincil enerji tüketimimizin yüzde 75’i ithal. Yurtdışı kaynaklı her ilave ekonomimize bir yük. Enerjide ithal kaynaklara bağımlılık sürdürülebilirliğin önündeki en büyük engellerden bir tanesi. Kalkınan, gelişen bir ülke olduğumuz için enerji talebimiz sürekli artıyor. Hazırlanan uluslararası raporlar, Türkiye’nin 2050’li yıllarda İtalya, Kanada, Avustralya, Hollanda gibi ekonomileri geride bırakacağını öngörüyor. Böylesi bir büyüme hiç şüphesiz enerji talebindeki artışı da getirecek. Bu talebin yerli ve güvenilir kaynaklardan karşılanması adına son derece büyük bir atılım içerisindeyiz. 2019 yılında kurulu gücümüzün yüzde 62’sini yerli ve güvenilir kaynaklardan oluşturduk. Bu yatırımlarımızın meyveleri de alıyoruz. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimimizi 2019 yılında bir rekorla yüzde 62 seviyesine ulaştırdık” dedi. 

‘Enerji verimliliği bire üç kazandıran, en temiz enerji kaynağı’

Bakan Dönmez enerji verimliliğinin güneş, hidroelektrik santrallleri ve rüzgar enerjisini akla getirdiğine işaret ederek “Aslında en temiz yerli ve güvenilir enerji kaynağı enerji verimliliği. Çünkü enerjinin verimli kullanılması etkisinde oluşan tasarruf ilave bir arz kaynağı. Üstelik bire üç kazandığımız oldukça bereketli bir kaynağımız. 2017’de yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Eylem Planı’nda bina ve hizmetler, sanayi ve teknoloji, ulaştırma, enerji, tarım ve tüm sektörleri ilgilendiren yatay konularda 55 eylem planı açıkladık. Kamu ve özel sektörde önümüzdeki 10 yıl içerisinde yapılacak 10 milyar dolar yatırımın karşılığında, takip eden 10 yıl içerisinde 30 milyar dolar yani bu yatırımın üç katını geri kazanacağız” ifadelerini kullandı.

‘Enerji verimliliği uzun vadeli bir ticari yatırım aracı’

Dönmez “2017-2018 yıllarında enerji verimliliğine 1.3 milyar dolar yatırım yaptık. Karşılığında 2019 senesinde 900 bin petrol eşdeğeri yani 309 milyon dolara karşılık gelen tasarruf sağladık. Enerji verimliliği getirileriyle uzun vadeli bir ticari yatırım aracı. Sanayide enerji verimliliğine büyük önem veriyoruz. Rekabet gücümüzü koruyabilmemiz için ürettiğimiz ürünleri diğer ülkelere kıyasla daha ucuz veya benzer fiyatlarda üretmeliyiz. Bu sebeple, enerji verimliliğini iş yapış haline getirmeliyiz” dedi. 

‘Tasarruf olmasaydı, 600 milyon metreküp daha fazla doğalgaz ithal edecektik’

Sanayideki enerji verimliliği artırıcı projelere bakanlık olarak destek verdiklerini söyleyen Dönmez, “Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) destekleri toplam bedeli en fazla 5 milyon lira olan projeleri kapsıyor. 2009’dan bu yana yatırım tutarı 104 milyon lira olan 229 projeye 25 milyon liralık destek sağlanmış. Sağlanan tasarruf da 89 milyon lira olarak gerçekleşmiş. Bu tasarruf olmasaydı 600 milyon metreküp daha fazla doğalgaz ithal edecektik” diye konuştu.

‘Enerji verimliliği toplumsal alanda da yaygınlaşmalı’

Enerji verimliliğin toplumsal alanda da yaygınlaşmasını hedeflediklerini ifade eden Dönmez “Enerji verimliliğinin toplumda da yaygınlaşması adına bakanlık bünyesinde faaliyetler yürütüyoruz. Avrupa Birliği ve Dünya Bankası ile beraber yürüttüğümüz ‘aklınla verimli yaşa’ sloganıyla bir farkındalık kampanyası başlattık. Kısacası, enerji verimliliği bir memleket meselesine dönüştü. Bu yüzden bunu daha iyi bir şekilde anlatmalıyız ve teşvik etmeliyiz” diye ekledi. 

Arçelik ve Vestel’e ödül

Enerji verimliliği konusunda uzman ve akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirilen projeler üç farklı kategoride ödül aldı. Kurum ve Kuruluş ödülleri kapsamında Şehit Askeri Çoban İlkokulu ve 30 Ağustos İlkokuluna ödülleri verildi. İstanbul Havalimanı enerji verimliliği faaliyetleriyle İGA Havalimanı İşletmeleri de jüri özel ödülünün kazananı oldu. Piri Reis Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi de kazananlar arasında yerini aldı.

Teknoloji Geliştirme kategorisinde yaptıkları projeler ile kazananlar, Rengen Enerji Teknolojileri, Met İleri Teknoloji Sistemleri ve Biteknoloji oldu.

Sanayi kategorisinde Büyük Ölçekli projeler kapsamında birincilik ödülü Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi İzmir Rafineri’nin olurken, ikincilik ödülünün sahibi Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin oldu. Üçüncülük ödülü ise Tofaş Türk Otomobil Fabrika’ya verildi. Dördüncülük ödülünün sahibi Türkiye Şişecam Fabrika oldu. Jüri Özel Ödülüne de Organik Kimya Sanayi ve Ticaret layık görüldü. 

Büyük Ölçekli İşletme Enerji Verimli Ürün kategorisinin kazananları da, Arçelik Kompresör İşletmesi, EAE Elektrik Aydınlatma Endüstri ve Vestel Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi oldu.

Törenin sonunda İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e plaket takdim etti.

Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik’in görüşlerini yansıtmayabilir.

© Sputnik

https://tr.sputniknews.com/columnists/202001171041129325-bakan-donmez-enerji-verimliligi-yatirimlariyla-309-milyon-dolar-tasarruf-sagladik/

‘Türkiye, Libya’ya asker yerleştirerek Hafter üzerinde istediği etkiyi yaratmayı umuyor’

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi uzmanı Kirill Semenov, Kommersant gazetesine açıklamasında, “Türkiye, asker gönderme tehdidinin Hafter üzerinde gerekli etkiyi yaratacağı umuduyla büyük masrafa girmeden bu işi bitirmek istiyordu. Ama böyle olmadı ve şimdi gerçekten asker göndermesi beklenebilir. Yine de Erdoğan savaşmamayı tercih ediyor” dedi.

Rusya Beşeri Diyalog Merkezi Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü Romen Grandjan, Türkiye ve Rusya’nın çabaları sayesinde Libya’da ateşkesin devam ettiğini belirterek, bu konuyla ilgili şu yorumda bulundu:

“Moskova’daki görüşme ateşkes anlaşmasının imzalanmasına yol açmasa da, Rusya ve Türkiye’nin çağrıda bulunduğu ateşkes devam ediyor. Trablus’ta silahlı çatışmalar neredeyse sonlandı. Yer yer çatışma olduğuna dair haberler gelse de ciddi bir şey olmuyor. Bu, Berlin konferansını düzenlemek için olumlu iklim yaratacak. Yine de durumun çok kırılgan olduğunu anlamak gerekiyor. Güçlü bir izleme mekanizması olmadan her an tekrar silahlı eylemler patlak verebilir. Ama en azından Berlin konferansı, uluslararası aktörler arasında minimum konsensüs seviyesini onarmaya yardımcı olabilir ve bu Libyalı taraflara pozitif sinyal olur.”

© Sputnik

https://tr.sputniknews.com/analiz/202001191041133225-turkiye-libyaya-asker-yerlestirerek-hafter-uzerinde-istedigi-etkiyi-yaratmayi-umuyor/