Tüketici enflasyonu hızla yükselmeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre ocak ayında aylık enflasyon yüzde 11,1 artış gösterirken yıllık enflasyon ise yüzde 48,69’a yükselerek son 19 yılın zirvesini gördü. Tüketici enflasyonundaki bu artış kendini üretici enflasyonunda da gösterdi. Üretici enflasyonu ocak ayında yüzde 10,45 artarken yıllık bazda yüzde 93,53’e ulaştı.

TÜİK’ten yaklaşık bir saat önce Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından da ocak ayına ilişkin enflasyon verileri paylaşıldı. ENAG verilerine göre ocakta aylık tüketici enflasyonu yüzde 15,52 olarak hesaplanırken son bir yıldaki artış ise yüzde 114,87 olarak paylaşıldı.

Japon Nikkei Asia’ya değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, enflasyonun nisanda yüzde 50’ye ulaşmadan tepe yapmasını beklediklerini belirterek „Umarım yanılmam“ dedi. Ancak enflasyonun seyri konusundaki bu beklentinin gerçekleşme ihtimali ekonomistlere göre oldukça zayıf. Buna göre enflasyon uzun süre yüzde 50’nin üzerinde seyredecek.

Ekonomist Özlem Derici Şengül

Ekonomist Özlem Derici Şengül

„Yıl sonuna kadar yüzde 50’lerde seyredecek gibi“

Gelinen noktada enflasyonun seyri noktasında böyle bir beklentiye girmenin yanlış olacağını belirten ekonomist Özlem Derici Şengül, „Beklentimiz bu yönde değil. Maalesef şubatta 50’nin üzerine çıkacağız gibi görünüyor. Bu martta da devam edecek. Bütün yıl boyunca da 50’nin üzerinde seyredeceğini düşünüyoruz“ dedi.

Elektrik ve doğalgaz zamlarının enflasyon üzerindeki etkisinin şubat ayında da devam edeceğini söyleyen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Eğitim ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Atılım Murat da, „Muhtemelen şubat ayında yüzde 50’nin üzerini göreceğiz. Bu tabloda nisan ayında yüzde 50’nin altında enflasyon biraz iyimser kalıyor. Zaten ocak ayında yüzde 50’ye dayandı. Şubat ayında da bu yükseliş devam edecek“ ifadelerini kullandı.

„Bu dönüşü sağlamak zorunda“

Murat’a göre Türkiye için kritik nokta yüzde 50-55 seviyesinin görülmesinin ardından oradan dönüşün sağlanabilmesi. „Bu dönüşü sağlamak zorundayız“ diyen Murat, „Çünkü kontrolümüzde olmayan çok fazla şey var. Sadece TÜİK verilerine bakmayalım. İstanbul Ticaret Odası’nın enflasyonunu gördük. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun enflasyonunu gördük yani enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın önüne geçmek çok zor. Dünyada enerjide kusursuz bir fırtına var şu anda. Sadece Rusya-Ukrayna gerginliğinden bahsetmiyorum. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üretimi arttırıyor ama ona rağmen brent petrolün fiyatı düşmüyor. Petrol 100 dolara doğru gidiyor. 125 doları gösteren tahminler var ve Türkiye artık bir dolarlık artışı bile anında pompaya yansıtıyor. Yani bizin bu maliyet artışları konusunda bir manevra alanımız da kalmadı. Dolayısıyla artan enerji fiyatlarının yansımaları da devam edecek ve enflasyonu düşürmek kolay olmayacak“ yorumunda bulundu.

„İki enflasyon senaryosu var“

Ekonomist Özlem Derici Şengül’e göre enflasyonun seyri konusunda iki farklı senaryo var: „Benim çizdiğim patikaya göre biraz yılın ikinci yarısının nasıl şekilleneceğine bakacağız. Eğer emtia fiyatlarında bir gevşeme olur ve çip krizi azalırsa bir rahatlama olabilir. Buna aralıktaki baz etkisini katarsak yıl sonunu 50’nin altında bitirebiliriz. Ama tepeyi ben eylül-ekim aylarında bekliyorum. Burada da her şey iyi giderse yüzde 55’leri görebiliriz. Ama kötü senaryo olursa 60’ları konuşabiliriz. Buradan düşüşte de yıl sonunda kötü senaryoya göre 50’lerde, iyi senaryoya göre 42-43’lerde olabilir.“

Talep enflasyonu törpülenebilir

Şengül’e göre üretici fiyatlarında da şubat ayından itibaren 3 haneli oranlarla karşılaşacağız. Üretici enflasyonunda şubat itibari ile yüzde 100’ün üzerine çıkılacağını söyleyen Şengül, „Burada da üretici fiyatlarındaki artıştan tüketici fiyatlarına olan geçişkenlik sürebilir. Personel ücretlerinde, elektrik ve doğalgazdaki artışların etkilerini göreceğiz. Son tüketici bunu önümüzdeki süreçte görebilir. Bu da maliyet tarafında bir rahatlama olmayacak demek. Kuvvetli büyümeden ekonomik yavaşlamaya doğru gidiyoruz. Alım gücü düşüyor bu da talep enflasyonunu törpüleyebilir“ değerlendirmesinde bulundu.

ÜFE-TÜFE makası açılıyor

Peki TÜİK’in açıkladığı ocak enflasyonunda öne çıkan istatistikler neler?

Bu ayki tabloda en fazla öne çıkan maddelerden biri tüketici enflasyonuna etki yapan kalemler. Buna göre gıda grubunda aylık enflasyon yüzde 10,9 yükselirken bunun manşet enflasyona etkisi 2,76 puan oldu. Gıda ve içeceklerde yıllık enflasyon ise yüzde 55,6 hesaplandı. Alkollü içecekler ve tütünde aylık artış yüzde 21,90, konut harcamalarında yüzde 18,91 oldu.

Ocak ayında elektrik yüzde 69,97 ile zam şampiyonu olurken onu yüzde 54,74 ile patlıcan, yüzde 54,27 ile dolmalık biber, yüzde 45,81 ile salatalık ve yüzde 41,99 ile kabak takip etti.

Bu arada geçen ay tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile üretici fiyat endeksi (ÜFE) arasında 43,81 olan makas ocakta daha da açılarak 44,84 puana ulaştı.

354 kalemde fiyat artışı

Endekste kapsanan 409 maddeden, 38 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşti. 17 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 354 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Şubat ayı kira artış oranı ne kadar?

Kira fiyatlarındaki artışta 12 aylık ortalama TÜFE belirleyici oluyor. Buna göre şubat ayında yeni kira sözleşmesi yapacak vatandaşlar için zam oranı yüzde 22,58 olacak. Bu 2 bin liralık kira için 451 liralık zam demek.

Negatif faiz yüzde 34,69 oldu

Açıklanan son verilerle beraber Türkiye’nin verdiği negatif reel faiz de yüzde 34,69’a çıkarak gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek seviyeye ulaştı. İşsizlik oranı ve enflasyon oranının toplamından oluşan sefalet endeksinde de Türkiye yüzde 60’a dayanarak Arjantin’i geride bıraktı.

Emre Eser

©Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Empfohlene Beiträge