Almanya’nın yurt dışı yayın kuruluşu Deutsche Welle’nin (DW) Arapça Servisi’nde antisemitizm bulunduğuna ilişkin iddiaları araştıran eski Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger ve psikolog-yazar Ahmad Mansour hazırladıkları raporu dün düzenlenen bir basın toplatısıyla kamuoyuyla paylaştı. Antisemitist ifadeler kullanmakla suçlanan beş Arapça Servisi çalışanının açığa alınmasını „haklı“ bulan iki kişilik araştırma komisyonu, bu kişilerin kullandığı ifadelerin açıkça antisemitist olduğu ve göz yumulamayacağı kanısına vardı.

Komisyon üyeleri, araştırmaları sırasında sekiz DW çalışanının daha sosyal medyada antisemitist ifadeler kullanmakla suçlandığını aktardı. Raporda bu kişilerin isimlerine özlük haklarının korunması için yer verilmedi. 

DW Genel Müdürü Peter Limbourg

DW Genel Müdürü Peter Limbourg

Basın toplantısında söz alan DW Genel Müdürü Peter Limbourg da söz konusu beş çalışanın işten çıkarılması için işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Diğer sekiz şüpheli vakanın incelendiğini ifade eden Limbourg, kurum içi incelemeler sırasında da üç şüpheli vakanın tespit edildiğini aktardı. Limbourg, Arapça Servisi Şefi’nin de görevi bırakmayı istediğini ve bu talebin kurum tarafından kabul edildiğini söyledi.

Limbourg, „Vergilerle finanse edilen bir Alman kurumunda antisemitizm şüphesinin olması bile bu ülkede yaşayan ve dünya genelindeki tüm Yahudiler için tahammül edilemez olmalı“ ifadelerini kullandı. DW’nin ne antisemitizm ne de İsrail nefretine göz yumabileceğini kaydeden Limbourg, kurum içinde bu konudaki davranış kurallarının daha keskin hale getirileceğini vurguladı.

İnceleme Aralık ortasından bu yana sürüyordu

Alman yayın kuruluşu DW, bir süre önce bazı çalışanları ve ortaklık yaptığı yayın kuruluşları arasında antisemitist ve İsrail karşıtları bulunduğu iddialarıyla gündeme gelmişti. İddiaların çeşitli medya organlarına yansımasının ardından DW, antisemist yayınlar yapmakla suçlaran Ürdün merkezli Roya TV ile işbirliğini 5 Aralık 2021’de sonlandırırken suçlanan çalışanlarının da sözleşmelerini askıya almıştı. İddiaların araştırılması için de kurum dışı bağımsız bir komisyon görevlendirilmişti.

Leutheusser-Schnarrenberger ve Mansour geçen Aralık ayının ortasından bu yana incelemelerini sürdürüyordu.

Raporu psikolog Ahmad Mansour ve eski Adalet Bakanı, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Antisemitizmle Mücadele Temsilcisi Sabine Leutheusser-Schnarrenberger hazırladı

Raporu psikolog Ahmad Mansour ve eski Adalet Bakanı, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Antisemitizmle Mücadele Temsilcisi Sabine Leutheusser-Schnarrenberger hazırladı

Mansour, raporu hazırlarken 200’den fazla çalışanı olan Arapça Servisi’nden yaklaşık 30 kişiyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Kurumda yapısal bir Yahudi karşıtlığı tespit etmediklerini kaydeden Mansour, „görevi kötüye kullanma“ vakaları bulunduğuna kanaat getirdiklerini aktardı. „Raporumuzda ayrıntılarıyla açıkladığımız münferit hatalar tespit ettik“ diyen Mansour, bununla birlikte münferit vakaların da endişe sebebi olduğunun altını çizdi.

Komsiyon, DW’nin Arap dünyasındaki yayın ortakları arasında yaptığı tesadüfi incemeleler sonrası da iki yayın kuruluşuyla antisemitist tutumları gerekçelerle ortaklığın sonlandırılmasını tavsiye etti. Yayın ortaklığıyla ilgili daha net kurallar konulmasıın öneren komisyon, kontrol edilen ortakların çoğunluğunda antisemist tutum tespit edilemediğini kaydetti.

Leutheusser-Schnarrenberger de suçlanan çalışanların kurumdan bağımsız olarak kişisel sosyal medya hesaplarından antisemitist ifadeler paylaştıklarına işaret etti. Leutheusser-Schnarrenberger, „Ancak tüm ifade özgürlüğüne rağmen bir DW çalışanının belli bir sadakat yükümlülüğü vardır“ şeklinde konuştu.

DW’ye çalışanları ve ortakları arasındaki muhtemel antisemitist eğilimlere karşı önlem alması tavsiyesinde bulunan Mansour ve Leutheusser-Schnarrenberger, kuruma bir „Değerler Sorumlusu“ atanmasını önerdi. Komisyon üyeleri, kurumun çalışanlarına bu konuda eğitim sunması önerisinde de bulundu.

Yahudi düşmanlığına karşı 10 maddelik eylem planı

DW Genel Müdürü Limbourg, dünkü basın toplantısında  10 maddelik bir eylem planı sundu. Eylem planında DW içinde antisemitizmin açık bir tanımının yapılacağı belirtilerek „Söz konusu tanım İsrail’in var olma hakkı, Yahudi soykırımının inkarı ve önemsizleştirilmesinin reddini kapsayacak“ denildi. Ayrıca kurum içinde var olan Davranış Kuralları keskinleştirilecek, kırmızı çizgiler belirginleştirilecek ve bu kurallara bağlılık artırılacak.

Plan, DW’nin iş ilişkilerinde değerlerini daha somut bir şekilde aktarmasını ve kurum içi daha sıkı denetim mekanizmaları oluşturulmasını da içeriyor. DW’nin Yazı İşleri Servisi içinde bu konuda uzman bir ekibin görevlendirilmesi, içeriklerin İsrail’in var olma hakkı ve Almanya’nın bu konudaki sorumluluğununu güçlendirmesi de hedefleniyor.

Basın toplantısına katılan DW Yayın Konseyi Başkanı Karl Jüsten de raporun, kamuoyundaki suçlamaların büyük bir bölümünün haklı olduğunu gösterdiğini ifade etti. „Bu nedenle DW, bir kamu yayıncısı olarak yaşananlardan daha fazla sonuç çıkarmakla sorumludur“ diyen Jüsten, DW’nin antisemitizmle mücadeleye karşı önlemleri hayata geçirmesi çağrısında bulundu.

Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Claudia Roth da DW’deki suistimalleri ortaya çıkaran gazetecilerin çalışmalarına saygı duyduğunu belirterek DW’nin antisemitizm konusunda özel bir rolü olduğunu vurguladı. Roth, „DW, programlarında insan onuruna saygı göstermeli ve korumalıdır“ dedi. Roth, DW yönetiminin temel görevinin şimdi pazarlama, program, akademi ve insan kaynakları bölümlerine yapısal önlemler önermek olduğunu vurguladı.

© Deutsche Welle Türkçe

Reinhard Kleber

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Empfohlene Beiträge