Virüsler çoğaldıkça genetik şifrelerinde de kendiliğinden değişimler yani mutasyonlar oluşuyor. Yeni tip koronavirüs SARS-CoV-2’nin ilk görülen tipi dünya genelinde şimdiye kadar 10 binden fazla mutasyon geçirdi. Ancak bu mutasyonlardan sadece az bir kısmı virüse bazı hayatta kalma avantajları sağladı ve pandeminin hızını artırdı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) virüs mutantlarını “ilgi çekici varyantlar” ve “endişe verici varyantlar olarak” ikiye ayırıyor. DSÖ’nün şimdiye kadar “endişe verici varyant” olarak tanımladığı dört tip bulunuyor: Alfa, Beta, Gamma ve şu anda Avrupa’da da hâkim varyant olan Delta. “İlgi çekici varyantlar” listesinde ise beş varyant var: Eta, Iota, Kappa, Lambda ve Mu. Bunlardan ilk dördü en az bir buçuk aydır özel inceleme altında. Mu ise 30 Ağustos 2021’den beri bu kategoride yer alıyor.

İlk kez Kolombiya’da görüldü

Mu varyantı (B.1.621) ilk kez Ocak 2021’de Kolombiya’da görüldü. Kolombiya sağlık makamlarının verdiği bilgilere göre ülkede en çok yayılan koronavirüs varyantı da şu anda Mu.

Kolombiya sağlık yetkilisi Marcela Mercada bu ay başında yaptığı açıklamada virüsün ülkedeki en ölümcül korona dalgasına sebebiyet verdiğini söyledi. Kolombiya’da Mu ile enfekte olmuş olanların oranı yüzde 39’u buluyor. Bu oran dünya genelinde ise sadece yüzde 0.1. Ülkede nisan ile haziran ayları arasında günlük ölüm sayısı yaklaşık 700’dü ve ölenlerin üçte ikisinde Mu varyantının görüldüğü belirtiliyor.

Alman virolog Martin Stürmer

Alman virolog Martin Stürmer

DSÖ: Aşılara dirençli olabilir

Dünya Sağlık Örgütü de Mu’nun mevcut korona aşılarına karşı dirençli olabileceğini ifade ediyor. Ancak henüz eldeki veriler yetersiz, daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç var.

Deutschlandfunk‘a konuşan Alman virolog Martin Stürmer, Mu’nun mutasyon modelinin diğer bilinen varyantlarla karşılaştırılabileceğini ve Mu’nun özellikleri hakkında bazı sonuçlara varılabileceğini söylüyor.

Frankfurt Üniversitesi viroloji bölümünde öğretim görevlisi olan Stürmer “Oldukça bilinen iki mutasyon 484 ve 501 pozisyonlarında bulunuyor, bunlar da bu varyantların oldukça iyi bir biçimde yayılabilmesi ve bağışıklık sisteminden zayıflatılmış bir biçimde kaçma şansı olması ile ilişkilendiriliyor” diyor.

Stürmer Mu varyantının “endişe verici varyantlar” sınıfına alınmayacağı öngörüsünde bulunuyor. Varyantın Kolombiya’da hızla yayılmasının dünya genelinde de en yaygın varyant olacağına işaret etmediğini ekliyor.

Alman virolog, buna örnek olarak ilk kez Peru’da görülen Lambda varyantını veriyor. Bu varyantın dünyanın diğer bölgelerinde yayılmadığına dikkat çeken Stürmer, Mu’nun şu anda tüm dünyada en çok yayılan varyant olan Delta’nın yerini alamayacağı kanaatinde.

C.1.2 varyantı hakkında neler biliniyor?

Mayıs 2021’de Güney Afrika’da da C.1.2 adı verilen yeni bir varyant keşfedildi. Güney Afrika Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü 30 Ağustos 2021 tarihinde yaptığı açıklamada varyantın geçen aylarda yaygınlığında artış olduğunu ifade etti. Çin, Mauritius, Yeni Zelanda ve İngiltere bu varyantın görüldüğü diğer ülkeler arasında.

Alman virolog Stürmer C.1.2’nin de izlenmeye devam edilmesi gerektiğini ama henüz varyantın endişe verici ya da ilgi çekici varyantlar sınıflarına alınmasını gerektiren bir durum olmadığını söylüyor.

DW, afp, Dlf / EC, SSB

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Tavsiye Edilen Yazılar