Dünyada süren çip krizi nedeniyle zaten sıkıntıda olan otomobil sektörünün bir süredir darboğaz yaşadığı bir diğer alan da magnezyum. Magnezyum alüminyum içerikli alaşımların üretimi için gerekli çok önemli bir malzeme ve otomobil sektöründe de sıklıkla kullanılıyor. Hafif olmasına karşın alüminyumun mukavemetini artıran bir bir metal.

Dünya çapında magnezyum sektörünün en büyük tedarikçisi Çin ve Çin, ülkedeki enerji sıkıntısını gerekçe göstererek magnezyum üretimini azaltınca zaten var olan küresel darboğaz Eylül ve Ekim aylarında daha tedirgin edici bir hal aldı.

Çin’de uzun süren elektrik kesintileri yaşanıyor. Pekin yönetimi bir yandan sektördeki gücünü elinde tutmak ve dünya çapındaki alıcılarını da kaybetmemek isterken diğer yandan enerji kaynağı olarak kullandığı kömürü de azaltmaya kalkışınca magnezyum tedariğinde sorunlar arttı.

AB’nin magnezyum ihtiyacının yüzde 95’ini Çin’den

Çin, dünya magnezyum üretiminin yüzde 80’den fazlasını karşılıyor. Dolayısıyla da onun üretimindeki en ufak değişiklik bütün dünyadaki tedarik zincirine yansıyor. Özellikle de Avrupa Birliği (AB) magnezyum ihtiyacının yüzde 95’ini Çin’den sağlıyor.

Geçen ay sonunda Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA), 11 sanayici birliği ile birlikte artan magnezyum darboğazı konusunda uyarıda bulundu. “Kasım sonuna kadar Avrupa’daki magnezyum stoklarının tükenmiş olacağından yola çıkıyoruz” açıklamasını yaptı. Sonuçlarının da üretimde görülmesi muhtemel sorunlar ile bazı üretim tesislerinin kapanması ve bunlara bağlı olarak da istihdam kaybı olabileceğine dikkat çekti.

Norveçli alüminyum üreticisi Norsk Hyro, Çin’den gelen magnezyuma bağımlı olan şirketlerden biri. Şirketin Genel Başkan Yardımcısı Halvor Molland, DW’ye verdiği demeçte, magnezyum tedariğindeki durum karşısında çok endişeli olduklarını söyledi. Endişeye rağmen depoladıkları malzemeler ile ısmarlanan ve yolda olanları göz önünde bulundurduklarında bu sene için üretimlerini garantiye aldıklarını, bir tehlike bulunmadığını aktarıyor. Onu ve onun gibi üreticileri endişelendiren, olur da Çin’deki elektrik kesintileri devam eder ve buna bağlı olarak üretim azalırsa darboğazın 2022’yi de etkilemesiyle yaşanması muhtemel magnezyum sıkıntısı.

Konunun geçen ay sonunda Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) zirvesinde Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Çekya Başbakanı Andrej Babis tarafından dile getirildiği biliniyor. Almanya da Çekya da otomobil üreticisi iki ülke olarak darboğazın doğrudan etkilediği devletlerler.

Sorun magnezyuma alternatif olmaması

Alüminyum üretiminde magnezyuma alternatif olmaması, analistlere göre sektör için büyük risk. Çin’in sektördeki hakimiyeti o kadar büyük ki Çin’deki enerji sıkıntısının sürmesi halinde oluşacak açığı başka üretici ülkelerin kapatması da imkansız.

Oysa magnezyum nadir bulunan bir malzeme değil, aksine bol. Yerkabuğunda en çok rastlanan on elementten biri ve ayrıca pek çok mineralde magnezyuma rastlandığı gibi bitkiler ve yeşil yapraklarda da var. Sorun zaten varlığı değil, kazanılması ki tam da bu alanda işte Çin sektöre damgasını vuruyor. Küresel çapta geçen yıl üretilen 1 milyon 90 bin ton magnezyumun 886 bin tonu Çin’de üretildi. Onu açık arayla Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) izliyor. Ancak bu iki ülkenin geçen yılki arzı ise sadece 65 bin tondu.

Çip krizinden sonra magnezyum darboğazı da otomobil sektörünü olumsuz etkileyebilir. Zaten çip sıkıntısı milconlarca araç üretimini engelledi. Magnezyumla zenginleştirilmiş ve araçlarda sıklıkla kullanılan alüminyumda da benzer sıkıntı krizi artırabilir.

Otomobil sektörü dışındaki sektörlerde de sıkıntı yaşanabilir

Magnezyum sıkıntısı otomobil sektörü dışında paketleme sanayi ile elektrik ve elektronik alanı ve ev aletleri piyasasını olumsuz etkileyebilir.

Almanya’da metal sektöründen 649 şirketi temsil eden ekonomi birliği WV Metalle, “Avrupa’daki depolanmış magnezyumun Kasım sonu ile bitmesiyle büyük üretim sıkıntısı çekilebilir” diye uyarıyor.

Çin’deki son durum nedir?

Çin’de magnezyum üretiminin azalmasıyla fiyatlar rekor derecede arttı. Sektörün Avrupa’daki temsilcileri, “Sınırlı miktardaki magnezyumun fiyatları da rekor seviyeye sıçradı” diye şikayet ediyor ve magnezyumun tonunun 10 bin ile 14 bin dolar arasında satıldığını, sene başındaysa bunun sadece 2 bin dolar olduğunu hatırlatıyor. Bu da magnezyum içeren malların Avrupalı şirketler için karlı şekilde üretim ve satışını neredeyse imkansız hale getiriyor.

Tüm sıkıntılara rağmen sektörde rahatlama yaşanabileceğine dair ipuçları da gözleniyor. Çin’de magnezyumun merkezi sayılan Shaanxi’de kapasitenin yeniden yüzde 70-80’lere ulaştığı ve fiyatların yeniden düşmeye başladığı bildiriliyor.

Norveçli şirket Norsk Hyro’ya göreyse bu eğilimin devam edip etmeyeceği konusunda öngörüde bulunmak zor. Avrupa Aluminyumcular Birliği de Çin’de üretimin artmasının küresel çapta rahatlama anlamına gelmeyeceği görüşünde. Zira onlara göre artan magnezyum üretimiyle Pekin muhmetelen öncelikle yerli şirketlerinin acil ihtiyaçlarını karşılayacak.

Dolayısıyla sektör AB’den gelecekte böylesi krizlerin engellenmesi için kendi metal ihtiyaç stratejisini geliştirmesini talep ediyor. Ancak bu pek de kolay gözükmüyor. AB magnezyumu önemli hammade olarak derecelendirse de yakın gelecekte Avrupa’da üretimin sıçrayış yapması muhtemel değil. Çin’in piyasaya hakimiyeti de zaten aslında karşılıklı tutumla bağlantılı, nitekim Çinli üreticiler küresel rakiplerinden çok daha ucuza üretim yapıyor.

Bu arada AB Komisyonu da Pekin yönetimi ile yaşanan darboğazın aşılması amacıyla bağlantıya geçtiğini duyurdu. Buna paralel olarak bu stratejik bağımlılığın uzun vadede nasıl aşılabileceği konusu üzerinde de çalışıldığı duyuruldu.

Arthur Sullivan

© Deutsche Welle Türkçe

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Tavsiye Edilen Yazılar