Türkiye’de döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle birçok sektörde çok sayıda ürüne zam geldi. Ancak özellikle temel ihtiyaç olan gıdadaki zam, vatandaşlardan büyük tepki çekiyor.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) rakamlarına göreTemmuz ayında markette 26, üreticide 17 üründe fiyat artışı; markette dokuz, üreticide dokuz üründe fiyat düşüşü yaşandı. Üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla olan ürün ise yüzde 259 ile patlıcan oldu.

TZOB rakamlarına göre; üreticide 1 lira 22 kuruş olan patlıcan markette 4 lira 38 kuruşa, 1 lira 40 kuruş olan salatalık 4 lira 43 kuruşa, 1 lira 41 kuruş olan kabak 4 lira 31 kuruşa, 4 lira 35 kuruş olan nohut 13 lira 7 kuruşa ve 60 kuruş olan maydanoz 1 lira 80 kuruşa satıldı.

Halk pazarında fiyatlar nispeten daha düşük olsa da vatandaşlar alım güçlerinin düşmesi nedeniyle durumdan şikayetçi. Tüketiciye göre yaz aylarının gelmesine rağmen fiyatlar beklendiği gibi değil.

DW Türkçe’ye konuşan bir vatandaş, “Şimdi daha bol mevsim, ucuz olması gerekirdi” derken, bir diğeri de “Ürünlerin fiyatları, burada üretilmelerine rağmen yine de beklediğimizden daha yüksek” şeklinde tepki gösteriyor.

Fiyatların düşmemesinin sebebi ihracat mı?

Bu arada Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatı son 12 ayda üç milyar doları aşarak rekor kırdı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin verilerine göre, yaş meyve sebze ihracatı Ocak-Temmuz döneminde yüzde 20 artarak 1 milyar 363 milyon dolardan, 1 milyar 638 milyon dolara çıktı, son bir yıllık süreçte ise yüzde 19’luk artışla 2 milyar 527 milyon dolardan, 3 milyar 4 milyon dolara yükseldi.

Türkiye’nin 150 ülkeye taze meyve sebze ihraç ettiğini belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak’ın verdiği bilgiye göre, “1 milyar 12 milyon dolarlık tutarla Rusya açık ara birinci ülke. Almanya 273 milyon dolarlık Türk taze meyve sebzesi tercihiyle ikinci olurken, Irak 255 milyon dolarlık tutarla listenin üçüncü basamağına adını yazdırdı”.

Temmuz ayı üretici market fiyatlarını değerlendiren TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ihracatın iç pazara etkisine de dikkat çekti. “Limonda ihracattaki artış ve depolardaki ürünün azalması fiyat artışına yol açtı” diyen Bayraktar, “Sivri biber, taze soğan, salatalık, çilek ve domateste fiyat artışı, ihracat ve yurtiçi talep artışından meydana geldi” şeklinde konuştu.

DW Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Konya Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz de ihracatın içerideki fiyatları etkilediğini ancak en önemli sorunun üreticinin maliyetleri olduğunu söyledi.

Alagöz, “Siz bu ürünleri döviz geliri elde etmek amacıyla yurtdışına ihracat pazarlarına gönderirseniz; üretim artışınız, ülke içindeki talebi karşılamaya yetmiyordu. Dolayısıyla bu ihraç pazarlarına gönderilen bu ürünlerden dolayı iç piyasada bu ürünlere olan talep baskısı daha yüksek olacaktır. Fiyatların artışı kaçınılmaz olacaktır” dedi.

Prof. Alagöz, ihracatın yanında üretim maliyetlerinin de yüksek fiyatlara etkisinin olduğunu belirtti.

“Maliyetler düşmedikçe fiyatlar düşmez”

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre tarım ürünleri üretici fiyat endeksi aylık yüzde 1,76 artış gösterdi. Yıllık artış ise yıllık yüzde 21,76 oldu.

TZOB’nin hesaplamalarına göre ise son bir yılda tarımsal girdilerdeki maliyetlerdeki artışlar yüzde 100’ün üzerini buluyor. Buna göre, üre gübresi yüzde 123, DAP gübresi yüzde 158, tarımsal ilaçlar yüzde 75, besi yemi yüzde 60, süt yemi yüzde 63, elektrik fiyatları ise yüzde 56 arttı.

Çözüm için “üretim planlaması yapılması ve maliyetleri düşürücü politikaların” devreye alınmasıyla fiyat istikrarının sağlanması gerektiğini belirten Prof. Mehmet Alagöz, “maliyetler düşmedikçe fiyatlar düşmez” dedi.

 

Adnan Ağaç

© Deutsche Welle Türkçe

 

Kaynak: DW – Deutsche Welle

Tavsiye Edilen Yazılar